William Morris- Umudun Yolcuları

İyice büyümüştü şimdi dünya ve bir süre önce kuşkulu ve donuk Düş sisinden bana gülümseyen, net ve dehşet verici şeyleri görüyordum. Yoksulların yoksul olduğunu, yürekleri ya da umutları olmadığını biliyordum; Ve zerre kadar kötülükle bile baş edemeyecek durumda olduğumu biliyordum; Bundan dolayı, bir insanın düşüneceklerini düşünüyor, ve buruk bir ruh haline bürünüyordum, ki orada, bir... Continue Reading →

Hope Mirrlees – Sisler İçindeki Lut

…Crabapple Çiçekleri epey asık suratlarla itaat ettiler zira hem hoca olarak başlarında böyle bayağı bir şaklabanın olması hem de yetişkin birer hanım olduklarında hiçbir işlerine yaramayacak aptal eski moda dansları öğrenmeye zorlanmaları yüzünden hepsinin sinirleri tepesindeydi. Fakat hiç şüphesiz o ihtiyar kemancının yay sihirliydi! Ve hiç şüphesiz dünya üzerinde başka hiçbir ezgi böyle yalnız, böyle... Continue Reading →

Arslan Sayman – Karganın Rengi

...Karşımda upuzun, yerleri süpüren turuncu tüyleriyle oyuncağım Yeleli'ye benzeyen komik bir canlı duruyordu. Kapının pervazına elini dayamış, gövdesini azcık sağa yatırmıştı. Kafasında, kenarları yukarı kalkık kocaman bir şapka vardı. İri gözlü, büyük mü büyük ağızlı biri; yüzünün ortasında kırmızı bir top gibi kocaman bir burun... İnsandan çok, çizgi filmden fırlayıp buraya gelmiş gibi duruyordu. Şaşkınlığımı... Continue Reading →

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑