Jules Verne – Doktor Ox’un Deneyi

Doktor Ox, topluca ve orta boylu bir adamdı; yaşına gelince… yaşını kestirmek oldukça zordu, uyruğunu da. Zaten bunun pek de önemi yok. Onun, Hoffmann’ın bir eserinden fırlamış gerçek bir eksantrik ve hiç kuşkusuz, Quiquendone sakinleriyle gülünç bir tezat oluşturan, sıcakkanlı ve coşkulu, garip bir insan olduğunu bilmek yeterli. Kendine ve doktrinlerine sarsılmaz bir güveni vardı.... Okumaya Devam et →

William Morris – Dünyanın Ötesindeki Orman

Yaşlı adam biraz ilerledikten sonra Walter ihtiyatla ayağa kalktı. Yanında içinde biraz peynir, kurutulmuş balık ve küçük bir matara dolusu şarabın bulunduğu bir çıkın, bir küçük yay ve bir sadak dolusu ok vardı ve tahta saplı bir bıçakla güçlü ve kaliteli bir kılıç kuşanmıştı. İşe yarar tüm eşyalarını gözden geçirdikten sonra hızla tepeden aşağı indiğinde,... Okumaya Devam et →

J.R.R. Tolkien – Büyük Wootton Demircisi

…Eski aşçıların el yazılarını çözebildiğinde, tarifler kafasını karıştırdı, çünkü hiç duymadığı bir sürü şeyden, ayrıca unuttuğu ve zamanında bulamayacağı malzemelerden bahsediyorlardı ama defterde geçen bir iki baharatı deneyebileceğini düşündü. Kafasını kaşıdı ve son Aşçıbaşı’nın özel kekler için sakladığı baharatları ve diğer malzemeleri koyduğu bir sürü farklı bölmesi olan eski siyah kutuyu hatırladı. İşi devraldığından beri... Okumaya Devam et →

J. R. R. Tolkien – Beren ile Luthien

“Ah Beren, Beren!” diye bir ses geldi, “neredeyse geç kalacak, bulamayacaktım seni!” Aman mağrur olanım, korkusuz ellim ve yüreklim daha veda zamanı gelmedi, ne de ayrılıyoruz şimdi! Olanlar Elf soyundan böyle çabuk vazgeçmezler kucakladıkları aşktan. Benim aşkım da en az senin ki kadar bil ki, ölümün kapılarını zorlamak ve kulelerini yıkmak açısından, bir gözdağıyla, hala... Okumaya Devam et →

Jack London – Kızıl Veba

“Para nedir Granser?” İhtiyar daha cevap vermeye fırsat bulamadan aklına bir şey gelen çocuk, zafer kazanmışçasına üstündeki ayı postunun içindeki keseye elini sokup hırpalanmış ve kararmış bir gümüş dolar çıkardı. Parayı yaklaştırınca ihtiyarın gözleri ışıldadı. “Ben göremiyorum,” diye mırıldandı. “Bak bakalım tarihini görebilecek misin, Edwin?” Çocuk kahkahalarla güldü. “Harikasın Granser,” diye bağırdı hoşnutlukla, “her zaman... Okumaya Devam et →

J.R.R. Tolkien – Ham’lı Çiftçi Giles

Güzel bir geceydi. inekler tarlalara yayılmıştı ve Çiftçi Giles'ın köpeği kendi başına yürüyüşe çıkmıştı. Ayışığından ve tavşanlardan hoşlanan bir köpekti. Elbette, yürüyüşe çıkmış bir de dev olduğundan habersizdi. Bilse, izinsiz dışarı çıkması için iyi bir sebep olurdu. Ama sakin sakin mutfakta oturması için daha iyi bir sebep olurdu. Saat iki civarında dev, Çiftçi Giles'ın tarlalarına... Okumaya Devam et →

Yılmaz Karakoyunlu – Güz Sancısı

Ankara Expresi, Haydarpaşa Garı’na girdi. İstanbul aydınlık fakat sancılı bir eylül sabahına uyanmış ve öylesine donup kalmıştı… Yolcular telaşlı adımlarla Eminönü vapuruna yetişmeye çalışıyorlardı. Gar polisleri ikinci perona giden yolları tuttular. Demokrat Parti’nin itibarlı mebusları, sabah mahmurluğunun sindiği yorgun yüzleriyle son vagondan indiler. Dün Meclis’te bir fırtına esmiş, Menderes kürsüde asabi tavırlar içinde adeta kükremişti:... Okumaya Devam et →

George Macdonald – Fantastes

Ormanın içine doğru ilerledikçe keyfim yerine gelse de o eski rahatlığımdan eser yoktu. Neşenin hayata benzediğini öğrenmiştim artık; ikisi de mantıklı argümanlarla ortaya çıkarılamazdı. Acı veren düşüncelerin üstesinden gelmenin en iyi yolunun, elinden geleni ardına koymamaları için onlara meydan okumak olduğunu; yorulana kadar yalan söylemelerine, kalbini kemirmelerine izin vermek gerektiğini sonradan öğrendim. En sonunda içinde,... Okumaya Devam et →

Antonie de Saint- Exupéry – İnsanların Dünyası

… “Hayat belki bizi birbirimizden uzaklaştırır, birbirimizi düşünmekten alıkoyar, ama nerede olduğunu bilmesek de arkadaşlarımız bir yerlerdedir. Unutulmuş ve sessizdirler, ama sonsuza dek sadıktırlar! Olur da yollarımız kesişirse keyiften şiddetle tutup sarsarız birbirimizi omuzlarımızdan! Şüphesiz biz beklemeye aşinayızdır…” (s.28) İnsana özgü kinlerinin, dostluklarının, sevinçlerinin o büyük oyununu ne ince bir dekorun önünde oynar insan! İnsanlar,... Okumaya Devam et →

Tim Burton – İstiridye Çocuğun Hüzünlü Ölümü ve Diğer Hikayeler

Çok Gözlü Kız“Gezerken bir gün parkta Şaşıp kaldım bir anda Bir sürü gözü olan Bir kız vardı karşımda Gerçekten çok güzeldi (bir o kadar şok edici) Ağzı da vardı tabii Muhabbet ilerledi Konuştuk çiçeklerden Gittiği şiir dersinden Gözlük takacak olsa Çekeceği dertlerden Bu kadar çok gözü olan Bir kızı tanımak harika Ama sırılsıklam oluyorsunuz Ağlamaya... Okumaya Devam et →

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑