Cengiz Aytmatov – Kassandra Damgası

0001704998001-1

Çember kapanıyor. Zaten bu çember hiç yarılmadı ki… Onun dışına hiç çıkılmadı ki… Bu durumda bu öğrenci nasıl haykırmasın? Savaşın ve silahın insan zekasını bastırdığı tüm zamanlarda, belki de konuşma yeteneğine sahip olduktan sonra insanların düşündüğü ve hep söylemek istediğini kendi eliyle pankarta nasıl yazmasın? Rusya’da hidrojen bombasını bulan Sakharov aslında bunu anladı ve durdu, kadere karşı koydu.

Yeryüzünde silah durmadan artıyor, herkes her yerde silahlanmak istiyor. Hamile kadınların yüzündeki Kassandra damgası, yeryüzünde doğan her kişiye en az yüz kurşun düştüğünün, bebeklerin kaderinde ölmek ve öldürmek olduğunun bir işareti değil mi? Anne rahmindeki Kassandra embriyoları da sessizce bunu haykırmıyorlar mı? Şu öğrenci de bunları söylemek istemiyor mu?

Kendini Kızıl Meydan’da yakan zavallı kızın içinde, o cenin halindeyken işitilmeyen ve bastırılan Kassandra kompleksi mi uyanmış? Onun korkuları kimin umurunda olmuş ki?

İdealist ve garip bir soru doğuyor içimde: Acaba insanlık silahı keşfetmeden ve savaşı tanımadan nasıl gelişebilirdi? İnsan, şimdi olduğu gibi mi olurdu? Medeniyetimiz şimdiki gibimi olurdu? Ya da dünya çok değişik, insanlar daha başka türlü mü olurdu? Acaba başlangıçtan mı bu gelişmenin önü kapatılmış? Cevap evet ise, o zaman hangi kaçınılmaz sebepten dolayı bu yol kapanmış? Zaten akıl insana Tanrı tarafından verilmedi mi, zeka biyolojik olmayan bir olay değil mi?

İşte uzaya gitmiş Filofey, kainatın perdesini azıcık araladı ve şu ortaya çıktı: İnsanlar bu gizemli lanet hakkında hiçbir şey duymak istemiyor!

Bay Bork, Filofey’in buluşu protestolar dışında hiçbir şey uyandırmasa bile yine ona inanacağım. Her tarafta sürekli baş gösteren manevi çöküntünün sebep olduğu ruhani bunalımları ancak bununla açıklamak mümkün.

Karabağ’da Ermenilerle Azerbaycan Türkleri arasında kaç yıldır süren kanlı savaşta saha komutanları olarak adlandırılan kişilerin, cesetleri ölenin yakınlarına sattığını duyunca ister istemez Tanrı’nın bizi niçin yarattığını düşünüyorum.

Ölenin yakınları ve akrabaları cesedi defnedebilmek için satın almak zorunda kalıyorlar. Ve bu iş ticarete dönüşmüş! Bazen cesedini para ile satmak için kendi askerlerini bile arkadan vuruyorlar. Bunu gazetede okuduğum zaman fenalık geçirdim. Böyle kötülükler insanların ruhunu ve vücudunu etkilemez mi; zamanla genetik yapıyı değiştirmez mi; gelecek nesillerde kendini belli etmez mi?

İşte akıl almaz bir şiddet örneği daha: Türkiye’nin bir şehrinde edebiyatçıların Salman Rüşdi’yi destekleyen toplantısının yapıldığı otel yakılıyor. Orada sadece toplantıya katılanlar değil normal misafirler de yanarak can vermişti. Televizyoncular bunların hepsini filme almış: Cayır cayır yanan bina, yanan insanlar, bir şeyler yapmaya çalışan itfaiyeciler, bunun yanında ise meydanda coşan kalabalık, kökten dinci gençler… Gençler yangın çıkaranları alkışlıyor, zıplıyor, dans ediyor, yumruklarını havaya kaldırıyor, seviniyor ve bu korkunç olaydan erotik bir zevk alıyor. Gençlerin coşkulu, kinci yüzleri ateşin ölümle dansı ile aydınlanıyor. Ve her şey filme alınıyor. Ama bu bir sinema filmi değil ki…

Biz neredeyiz, neler oluyor? Almanya’da canlı canlı yakılan Türk ailelerini duyunca kendimize bu soruları sormaktan kaçınabilir miyiz? Bu haberi gazetede okumuş olmalısınız.

Benzer kötülüklerin listesini istediğiniz kadar uzatabiliriz ve her biri diğerinden korkunç. Bu durum çeşitli ülkelerde cinayetlerin giderek daha da vahşice işlendiğini gösteriyor. Filofey’in kanıtlamak istediği, bütün bunların biriktiği ve genlerde ortaya çıktığıdır.

Eskiden zekanın, evrenin en yüce fonksiyonu olduğuna inanıyordum. Ama zekâ, kötülüğün ebedi rehinesi olmuş. Bir gün hürriyetine kavuşacak mı? Kassandra damgası tüm bunları haykırmıyor mu, bize hitap etmiyor mu? (s. 164-165-166)

Aytmatov, Cengiz (1995). Kassandra Damgası, (çev. Ahmet Pirverdioğlu), Nora Kitap, İstanbul.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: