Muharrem Ergin – Orhun Abideleri

  "Küçük kardeşim Kül Tigin vefat etti. Kendim düşüncelere daldım. Görür gözüm görmez gibi, bilir aklım bilmez gibi oldu. Kendim düşünceye daldım. Zamanı Tanrı yaşar. İnsan oğlu hep ölmek için türemiş. Öyle düşünceye daldım. Gözden yaş gelse mani olarak, gönülden ağlamak gelse geri çevirerek düşünceye daldım. Müthiş düşünceye daldım. İki şadın ve küçük kardeş yeğenimin,... Okumaya Devam et →

Georges Bataille – Eros’un Gözyaşları

  "...Gerçekte, cinsel etkinlik karşısındaki çekinme duygusu, en azından bir anlamda, ölüm ve ölüler karşısındaki çekinme duygusunu anımsatmaktadır. Şiddet her durumda tuhaf şekilde bizi aşmaktadır; her defasında olup biten şey, her defasında bu şiddetin zıtlaştığı şeyler düzenine yabancıdır. Ölümde, kuşkusuz, cinsel etkinliğin nezaketsizliğinden farklı olan bir densizlik vardır. Ölüm gözyaşlarına ve bazen de cinsel arzu... Okumaya Devam et →

Muazzez İlmiye Çığ – Uygarlığın Kökeni Sumerliler 2

  "Sihir önce tanrıya, fena cinlerden kurtarması için yakarmayla başlıyor. Sihir yaparken kullanılacak malzemeler şunlar: Dinsel temizlik için su, çeşitli içkiler, ilaç ve merhemler, zift, sedir çubuğu, tamarisk dalı, meşale, tütsü kabı, temizlik gereci, çeşitli müzik aletleri, güçlü bakır, büyü ipleri, muskalar, tanrı ve cin resimleri yapılmış toprak levhacıkları, insan ve hayvan figürleri (Bunlara Amulet... Okumaya Devam et →

Dimitriy Vasiliyev – Orhun (Moğolistan Tarihi Eserleri Atlası)

"Köl Tigin anıtı 732, Bilge Kağan anıtı 735 tarihinde dikilmişti. 1893'te anıtların üzerindeki yazı çözülmeden önce Türk dilinin en eski metni Kutadgu Bilig olarak biliniyordu. Kutadgu Bilig 1069'da yazılmıştı. Bu anıtlarla Türk dilinin yaşı, birden bire 337 yıl geriye gidiyordu. Bu, Türk dilinin müthiş bir derinlik kazanması demekti. Üstelik ilk yazılı eserler olarak bu metinler... Okumaya Devam et →

Damalıtasar Ne Demek?

Antik Milet Kentinin planı   "[İng. Chess board plan, gridiron plan]: 1- Bir kenti, aşağı yukarı dörtgen yapı adalarına bölmeyi amaçlayan kentsel düzentasar. 2- Eski Mısır ve Mezopotamya kentlerinin biçimlerinden esinlenen, Yunan ve Roma kentlerinin düzentasarlarıyla bu geleneği benimsemiş bulunan ve çağdaş kent tasarlamasında da kullanılan bir tasar türü. 3- Havadan bakıldığında, birbirini dik açılarla... Okumaya Devam et →

Laszio Rasonyi – Tarihte Türklük

  "Göçebe Türkler tarafından, en eski çağlardan beri yetiştirilen at, tekmil kültüre veçhe veren, en önemli bir âmildir. Atın ehlileştirilmesi olmadan eskiçağ ve erken ortaçağ’ın büyük ölçüdeki kavimler göçleri tasavvur dahi edilemezler. Geniş bozkır bölgesinde eskiden iki çeşit yabanî at yaşıyordu. Her ikisi ancak son iki insan nesli zarfında ortadan kalktı. Bunlardan biri, Doğu-Asyaya kadar... Okumaya Devam et →

Anıt Ne Demek?

The Colosseum, Rome   "[es. t. abide] [Alm. Denkmal] [Fr. monument commemoratif] [İng. monument]: Önemli tarihsel olayların geçtiği ya da kazıbilim, çağbilim ve sanat yönünden bir önemi ve özelliği bulunan, bunlarla ilgili kişilerin ve olayların anısını yaşatmak amacıyla, kentlerin herkesin gezip görebileceği yerlerine yerleştirilen, korunması ve çevresiyle birlikte değerlendirilmesi gerekli her türlü taşınmaz yapıtasarcılık yapıtlarıyla,... Okumaya Devam et →

Alâeddin Şenel – İnsanlık Tarihi Boyunca İnsan Hakları Demokrasi İlişkisi

Mısır'da Ayrıcalıklar Halkasının Genişleyip Haklara Dönüşmesi "Eskiçağda yöneticiler, sınıfsal ve ideolojik 'denetim' amaçlarıyla, insanlara bazı haklar 'bağışlayabilmişlerdir'. Bunun en çarpıcı örneği, Mısır tarihinde görülür. Eski Krallık döneminde (İ.Ö. 2000-1800 arasında) yalnızca Firavunun (elbette kendilerine boyun eğmesi koşuluyla) bu ayrıcalıklarını yerel yöneticilere ve soylulara bağışladılar. Bu bağışı, buyruklarını dinlemeyen yerel yöneticileri dize getirmede, aforoz benzeri bir... Okumaya Devam et →

Metin Özbek – Çayönü’nde İnsan

  "Yontma Taş Çağı topluluklarının çocuklarında, yetersiz beslenmeden kaynaklanan rahatsızlıklara ya da metabolizma bozukluklarına pek rastlanmaması, Yontma Taş Devri ile Cilalı Taş Devri toplulukları arasındaki yaşam farklılığından kaynaklanmaktadır. Cilalı Taş Devri'yle beraber tarıma geçişin ardından, ciddi ölçüde kansızlık çeken bireylerin (özellikle bebek ve çocuklar) iskeletlerine rastlamaya başlıyoruz. Gerçekten de, bu yeni geçim ekonomisinin bir gereği... Okumaya Devam et →

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑