Alâeddin Şenel – İnsanlık Tarihi Boyunca İnsan Hakları Demokrasi İlişkisi

insanlik-Tarihi-Boyunca-insan-Haklari-Demokrasi-iliskisi-12990864

Mısır’da Ayrıcalıklar Halkasının Genişleyip Haklara Dönüşmesi

“Eskiçağda yöneticiler, sınıfsal ve ideolojik ‘denetim’ amaçlarıyla, insanlara bazı haklar ‘bağışlayabilmişlerdir’. Bunun en çarpıcı örneği, Mısır tarihinde görülür. Eski Krallık döneminde (İ.Ö. 2000-1800 arasında) yalnızca Firavunun (elbette kendilerine boyun eğmesi koşuluyla) bu ayrıcalıklarını yerel yöneticilere ve soylulara bağışladılar. Bu bağışı, buyruklarını dinlemeyen yerel yöneticileri dize getirmede, aforoz benzeri bir silah gibi kullanmış olmalılar. Yeni Krallık zamanında (İ.Ö. 1580-331 arasında) ise, söz konusu ‘ayrıcalık’ tüm halka tanınan bir ‘hak’ durumuna gelmiştir.

İnsanlık tarihinden seçilen bu örneğin, haklar ve özgürlükler sorununu kavramamıza yarayacak birkaç boyutu vardır. Birincisi, bazı hakların, dar bir sınıfa ya da kesime tanınan ayrıcalıkların, tarih boyunca, zamanla, öteki sınıflara ve kesimlere tanınmasıyla doğmuş olduğudur. Üstten alta hak bağışlamanın kendine özgü sorunları vardır. Bir kez alt tabakalar, uygarlık yolunda hep bir kaç adım geriden gidecekler demektir. Sonra, bağışlanan hakların, bunalım dönemlerinde, kazanılmış haklara göre daha kolaylıkla geri alınabilmesidir. Oysa haklara en çok gereksinim duyulan zamanlar bunalım dönemleridir.

İkincisi, Fransız Devrimi’nde, öteki burjuva devrimlerinde ve sosyalist devrimlerde görülebileceği gibi, bazı hakların ise ayrıcalıklara tepki olarak doğmasıdır. Ayrıcalıklı zümrelere ve sınıflara karşı başarılı kalkışmalar sonucunda geliştirilmeleridir. Direnmeler ve başkaldırılar o tarih için başarıyla sonuçlanmış olmasalar bile, egemen sınıfları daha sonra bazı ayrıcalıklarından ödün vermeye itmiştir. Yöneticilere, yönetilenlere bazı haklar tanımaya zorlayabilmiştir. ‘Kazanılmış haklar’ deyişi ile anlatılmak istenen budur.

Öte yandan, Mısır’da ölümsüzlük ayrıcalığının, tüm halka tanınması sonucunda, bir hakka dönüşmesine benzer yollarla doğan hakların bir özelliği gözden kaçmamalıdır. ‘İnanan ve şeriata uyan herkese öte dünyada cennet hakkı’, ‘yoksula öte dünyada zengin olma hakkı’, ‘köleye öte dünyada özgürlük’, ‘adaletsizliğe uğrayana öte dünyada adil yargılanma’ gibi sözlerle dile getirilebilecek ‘bu sözde’ haklar, bu dünya için ‘içi boş’ haklar ve özgürlüklerdir. Hatta bu tür inançlar, örneğin Stoacılıkta ve Hristiyanlıkta görüleceği gibi, bu dünyadaki (kurulu düzendeki) ayrıcalıklara, eşitsizliklere, köleliklere ve özgürsüzlüklere katlanılmasını sağlamak gibi bir işlevi yerine getirebilmektedir. Öte dünyada kurtuluş garantiyse, direnip bu dünya yaşamını riske atmak niye?

Gerçekten Mısır’da ölümsüzlük bağışının halkın denetimi yolunda kullanıldığını görüyoruz. Çünkü insanlar, ölünce kurtulamayacaklar, ölüler dünyası tanrısı Osiris’in önünde günahları bir kefeye sevapları ötekine konan bir terazide tartılıp yargılanacaklardır, mezar resimlerinde görüldüğü üzere. Öte yandan, yönetilenlerin denetimi böyle bir inançla sınırlı kalmamıştır. Günümüzde kalan yazılardan ‘devlet terörü’ gibi korkuyla ikna yöntemlerine de başvurulduğunu öğreniyoruz. Bu konudaki ipucu, zamanımızda kalabilen bir metnin şu parçasında bulunmaktadır: ‘Katip, buğday ver der. Fakat yok. Onlar onu öldüresiye dövdüler. O sonra bağlandı ve kuyu içine atıldı… Karısı, çocukları bağlandı… ve buğday gitti.”* (s. 65-66)

*Dominique Valbelle, Eski Mısır’da Yaşam, çev. Cem Muhtaroğlu, İstanbul, 1992, Birikim Cep Üniversitesi, s. 56. Ağır vergi ödeyen köylülerle karşılaştırarak yazmanlığı özendirmeye çalışan bu metinde, yazıyı kaleme alan yazmanlar, acımasızlıklarıyla övünmeyeceklerine göre, bir amaç da vergi kaçıranları yıldıracak ‘devlet terörü’ salmak olsa gerek. (yazarın dipnotu)

 

Şenel, Alâeddin (1996). İnsanlık Tarihi Boyunca İnsan Hakları Demokrasi İlişkisi, İzmir Barosu İnsan Hakları Hukuku ve Hukuk Araştırmaları Merkezi Yayını, İzmir.

 

BD_Weighing_of_the_Heart

Ölüler dünyasının tanrısı Osiris’in terazisinde kalp tartma sahnesi. En solda, Ani ve eşi Tutu tanrıların topluluğuna girerler. Terazide Maat’ın tüyüne karşı Ani’nin kalbini tartar. Sağ elinde ise Ani’nin ruhunu yok sayan canavar Ammut kararı beklerken, Tanrı Thoth bunu kaydetmeye hazırlanır. Üstte, hakimler olarak hareket eden tanrılar vardır: Hu ve Sia, Hathor, Horus, Isis ve Nefel, Nut, Geb, Tefnut, Shu, Atum ve Ra-Horakhty.

Görsel

Alâeddin Şenel – İnsanlık Tarihi Boyunca İnsan Hakları Demokrasi İlişkisi” için 2 yorum

Kendininkini ekle

  1. A.Şenel 1973 yazinda Dıskapı’da 3.nolu askeri tutuk evinde yatmıştık.SBF’li başka hocalarda vardı.Çok iskence görmüştü.İyi voleybol oynardi…iyi adamdır,alçak gönüllüdür.Kütahyalıdır.

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: