Muazzez İlmiye Çığ – Uygarlığın Kökeni Sumerliler 2

  "Sihir önce tanrıya, fena cinlerden kurtarması için yakarmayla başlıyor. Sihir yaparken kullanılacak malzemeler şunlar: Dinsel temizlik için su, çeşitli içkiler, ilaç ve merhemler, zift, sedir çubuğu, tamarisk dalı, meşale, tütsü kabı, temizlik gereci, çeşitli müzik aletleri, güçlü bakır, büyü ipleri, muskalar, tanrı ve cin resimleri yapılmış toprak levhacıkları, insan ve hayvan figürleri (Bunlara Amulet... Okumaya Devam et →

Muazzez İlmiye Çığ – Uygarlığın Kökeni Sümerliler 1

  Tufan "Tevrat'ta ve diğer din kitaplarında yazıldığına göre, bir zamanlar insanlar çok bozulmuş olduklarından Allah veya Rab, onları yok etmeye karar veriyor. Nuh tanrı tanıyan, onun buyruklarını yerine getiren biri. Tanrı ona insanları yok etmek için bir tufan yapacağını, kendisine bir gemi yapmasını ve geminin nasıl yapılacağını, içine neler alacağını bildiriyor. Nuh söylenenleri yapıyor.... Okumaya Devam et →

Gazi Mustafa Kemal Atatürk – Geometri

Rahmi Koç Müzesinden 1937, İstanbul Basımı Geometri Kitabı   Önsözden: "Bu kitabı Atatürk, ölümünden bir buçuk yıl kadar önce, III. Türk Dil Kurultayı'ndan hemen sonra 1936-1937 yılı kış aylarında Dolmabahçe Sarayı'nda kendi eliyle yazmıştır. 1936 sonbaharında bir gün Atatürk beni, Özel Kalem Müdürü Süreyya Anderiman'ın yanına katarak Beyoğlu'ndaki Haşet Kitabevine gönderip uygun gördüğümüz Fransızca geometri... Okumaya Devam et →

Fuat Andıç, Süphan Andıç, Mustafa Koçak – İbni Haldun Hayatı ve Eserleri Üzerine Düşünceler

  Asabiyenin Döngüsü "İbni Haldun düşüncesinde 'asabiye' ile 'umran' (uygarlık) kavramları arasında yakın bir ilişki gözlenir. Gerek herhangi bir sınırlı toplulukta ve gerekse bütün bir toplumda iktidarı ele geçirebilecek potansiyel güce sahip olmak, iktifarı ele geçirmek ve sürdürmek için asabiyeye ihtiyaç duyulmaktadır. İbni Haldun'un belki de toplumsal araştırmalar alanında bıraktığı en büyük miras asabiye kavramıdır.... Okumaya Devam et →

Kubilay Aysevener – R.G. Collingwood’un Tarih Felsefesi

  “Buna göre, geçmişteki bir düşüncenin yeniden canlandırılması şimdiki zamana ilişkin bir deneyim olarak karşımıza çıkar. Daha açık bir deyişle, tarihsel bilginin oluşturulabilmesi için bir düşüncenin yalnızca yeniden canlandırılması yeterli değildir, aynı zamanda onun yeniden canlandırıldığının da bilinmesi gerekmektedir. Ancak bu durumda, geçmişteki bir düşünceyi canlandırdığımız bilgisi olanaksızlaşmaz mı? Çünkü, yeniden canlandırılmış olan düşünce, bizim... Okumaya Devam et →

Tarihselci Yöntem Ve Bilim Tarihi

''Bu bildiride Newton'un buluşlarının arkasındaki toplumsal gelişmeler, İngiliz burjuva devrimi, onun uzlaşmaya varan sınıfsal ilişkileri, yeni burjuvazinin gereksinimleri, üretici güçlerin durumu birlikte bir sentez içinde ele alınmıştır. Daha önce bu tip yaklaşımlar 'Tarihselci Yöntem'in kurucularından Engels tarafından ele alınsa da, Hessen'in bildirisinin yaptığı etki büyük olmuştur. Kongrede genç bir fizikçi olarak bulunan John Desmond Bernal... Okumaya Devam et →

Julian Barnes – 10½ Bölümde Dünya Tarihi

  Kaçak yolcu   ''Anlıyorsunuz ya, aydınlığa kavuşturmak istediğim bir şey var: Şu Gemi konusu. Belki de siz hâlâ bütün kusurlarına rağmen Nuh'un doğa koruyucuların öncüsü gibi bir şey falan olduğunu, hayvanların yok olmalarını istemediği için onları bir araya topladığını, bir zürafayı bir daha görememe fikrine katlanamadığını, bütün bunları bizler için yaptığını düşünüyorsunuz. Gerçek hiç... Okumaya Devam et →

Madan Sarup – Post-Yapısalcılık ve Postmodernizm

  "Kitaba en etkili üç post-yapısalcıyı tartışarak başladım: Lacan, Derrida, Foucault. Lacan'a, Lacan'ın psikanaliz kuramına genel bir giriş olan 1. bölüm, Lacancı kuramın benliğin toplumsal ve dilsel inşasını düşünmeye ilişkin bir yol önerdiğini ileri sürdü. Devrim öncesi toplumdan miras alınan 'karakter yapıları' dönüştürülene dek siyasal devrim tamamlanamayacağından, birey ile toplum arasındaki karşıtlığın üstesinden gelecek bir... Okumaya Devam et →

Özgür Şen – Marx’ın Marksizmi

''Sosyalizm insanlığın tarih boyunca ürettiği sorunların, insanın kendi kurduğu bir bulmacanın çözümüdür. Bu sorun ve bulmacanın tarihsel karakteri hiçbir şekilde yok edilemez. Başka bir deyişle, insanlığın komünizm idealinden en uzak düştüğü karanlık zamanlarda dahi, bu idealin tarihsel temelleri sapasağlam ayaktadır. Bu idealin toplumsal öznesi olarak işçi sınıfının yapması gereken bu tarihsel temellerin üzerinde devrimci bir... Okumaya Devam et →

Şerafettin Turan – Atatürk’ün Düşünce Yapısını Etkileyen Olaylar, Düşünceler, Kitaplar

  Dünya Tarihi ve Dünya Federasyonu Sorunu: H. G. Wells "Atatürk'ün dünya tarihini bir bütün olarak değerlendirme, uluslararası işbirliği, bölgesel andlaşmalar ve bir Dünya Federasyonu konularında etkilendiği çağdaş yazarlardan biri de Herbert Heorge Wells (1866-1946)'tir. Doğa bilimleri öğrenimi görmüş olan bu İngiliz yazarı, bilindiği gibi, günümüz toplumlarının sorunlarını sergileyen ve gelecekte toplumlara egemen olması gereken... Okumaya Devam et →

Adile Ayda – Etrüskler Türk Mü İdi?

  Dini Deliller "Batının ilmi çevrelerinde Şamanizm konusu umumiyetle Romanyalı bilgin Mircea Eliade'nin kitabı vasıtasiyle tanınmıştır. Fakat bu kitap yetersiz ve noksandır. Çünkü Şamanizm'deki vecit tekniğini incelemekle yetinmiştir. Eski Yunanlıların dinini tanımak için Delphes'deki meczup rahibenin tutumunu incelemekle iktifa eden bir kitap farz edelim. İşte Romanyalının eseri de bu derece tek cephelidir. Halbuki Şamanizm dininde... Okumaya Devam et →

Wilhelm Barthold – Türk-Moğol Ulusları Tarihi

  "Doğudaki göçebe devletleri ve göçebelerin doğudan batıya göçler üzerine verilen ilk bilgileri Çin tarihçilerine borçluyuz. Bu tarihçilerin en eskisi olan Sıma Tsyan, 'Tarihi anılar'ını M.Ö. 99 yılında Moğolistan'da kurulan Hun devleti üzerine bilgi verirler. M.S. I. yüzyılın sonunda Moğolistan'da hakimiyet başka bir kavmin, Sienpilerin eline geçmiştir. Hunların batıya göçleri daha erken başlamışsa da, Doğu... Okumaya Devam et →

Ulusal Kültür Dergisi, Sayı: 6

    Kültür Bakanlığı adına sorumlusu Prof. Dr. Şerafettin Turan’ın sahibi olduğu bu dergi; içeriği, makaleleri ve onları yazan büyük hocalarıyla bizi etkilemiş ve altı sayısını da elde ettiğimiz için paylaşma isteği uyandırmıştır. Altı yazıdan oluşacak bu yazı serisi, tüm sayıları baştan sona taratma zamanı olmadığı için kapağı, içindekileri ve bir ya da birkaç yazısını... Okumaya Devam et →

Kıvanç Osma – Cumhuriyet Dönemi Anıt Heykelleri (1923-1946)

  "Yeri: Ankara, Ulus Meydanı Tarihi: 24 Kasım 1927 Sanatçısı: Heinrich Krippel Yaptıran: Yenigün Gazetesi'nin öncülüğünde Türk halkı tarafından Seçici Kurul: Dönemin Türkiye Millet Meclisi ikinci başkanı olan Ali Fuad Paşa'nın başkanlığında otuz kırk kişiden oluşan bir anıt komisyonu oluşturulmuştu. Komisyonun umumi katipliğini İsmail Habib Bey yapıyordu. Yapım Yeri: Viyane/ Birleşik Maden İşletmeleri Malzeme: Heykel;... Okumaya Devam et →

Ahmet Taşağıl – Gök-Türkler III

  Bilge'nin Çin ile Mücadelesi ve Tonyukuk'un Stratejileri "Ülkesi içinde huzur sağlayan Bilge, gözünü artık Çin'e dikti. Çin'i baskı altına almanın gerekliliğine inanıyor, T'ang İmparatoruna akınlar ve yağmalar yapmanın planlarını hazırlıyordu. Üstelik yıllar önce Çin'e gidip teslim olan ailelerin geri dönmesi üzerine gücü artmıştı. Fakat, tecrübeli devlet adamı Tonyukuk buna engel oldu. Uzun ömrüne, yaşadığı... Okumaya Devam et →

Dimitriy Vasiliyev – Orhun (Moğolistan Tarihi Eserleri Atlası)

"Köl Tigin anıtı 732, Bilge Kağan anıtı 735 tarihinde dikilmişti. 1893'te anıtların üzerindeki yazı çözülmeden önce Türk dilinin en eski metni Kutadgu Bilig olarak biliniyordu. Kutadgu Bilig 1069'da yazılmıştı. Bu anıtlarla Türk dilinin yaşı, birden bire 337 yıl geriye gidiyordu. Bu, Türk dilinin müthiş bir derinlik kazanması demekti. Üstelik ilk yazılı eserler olarak bu metinler... Okumaya Devam et →

İlber Ortaylı – İmparatorluğun Son Nefesi Osmanlı’nın Yaşayan Mirası Cumhuriyet

  "Üçüncü olarak, imparatorluk tecrübesi bir anlayış, bir miras meselesidir. İmparatorluğun bu alanda bıraktığı bu anlayış ve yapı, aristokrat bir sınıfın olmayışıdır. Türk toplum eliti liyakate, öz kabiliyete ve gayrete dayanır. Bu şekilde terfi eden, idareye yerleşen insanların çocuklarının aynı imtiyaza sahip olmak için benzer bir eğitimi benimsemeleri gerekir. Aksi takdirde şansları yoktur. Bundan dolayı... Okumaya Devam et →

Levon Panos Dabağyan – Pearl Harbor’dan Hiroşima’ya

  (6 Ağustos 1945) Hedef Hiroşima "Atom saldırısı için uygun görülen şehirlerin listesi çıkarıldığında Truman'ın bu isteği titizlikle dikkate alınmıştı. Hazırlanan listede beş şehir seçildi: Kyoto, Hiroşima, Kokura, Nagazaki, Niigata. Birinci hedef olarak, Kyoto seçilmişti. Burası askeri bir çalışma merkeziydi. Fakat, Kyoto'nun ayrı bir özelliği daha vardı ki, bu özelliği dini bir ziyaret yeri oluşundan... Okumaya Devam et →

Ulusal Kültür Dergisi, Sayı: 5

Kültür Bakanlığı adına sorumlusu Prof. Dr. Şerafettin Turan’ın sahibi olduğu bu dergi; içeriği, makaleleri ve onları yazan büyük hocalarıyla bizi etkilemiş ve altı sayısını da elde ettiğimiz için paylaşma isteği uyandırmıştır. Altı yazıdan oluşacak bu yazı serisi, tüm sayıları baştan sona taratma zamanı olmadığı için kapağı, içindekileri ve bir ya da birkaç yazısını tanıtım amaçlı... Okumaya Devam et →

T. Nejat Eralp – Tarih Boyunca Türk Toplumda Silah Kavramı ve Osmanlı İmparatorluğunda Kullanılan Silahlar

  Osmanlı Padişahlarının Kılıç Kuşanmaları "Osmanlı İmparatorluğunda dini yönden ve Türk töresi gereği olarak bir taç bulunmamaktadır. Ancak padişahların cülus (tahta oturma), biat (çevreden ve bağlılardan itaat ve sadakat sözü alma) törenlerinden başka bir de kılıç kuşanma törenleri vardır ki bu tören Batı hükümdarlarının taç giyme törenlerinin çeşidi olarak kabul edilebilir. 'Taklid-i Seyf' adı verilen... Okumaya Devam et →

Laszio Rasonyi – Tarihte Türklük

  "Göçebe Türkler tarafından, en eski çağlardan beri yetiştirilen at, tekmil kültüre veçhe veren, en önemli bir âmildir. Atın ehlileştirilmesi olmadan eskiçağ ve erken ortaçağ’ın büyük ölçüdeki kavimler göçleri tasavvur dahi edilemezler. Geniş bozkır bölgesinde eskiden iki çeşit yabanî at yaşıyordu. Her ikisi ancak son iki insan nesli zarfında ortadan kalktı. Bunlardan biri, Doğu-Asyaya kadar... Okumaya Devam et →

Ahmet Taşağıl – Gök-Türkler II

  Fetret Devri (630-681) "656 yılında Batı-Göktürk ülkesine doğru büyük bir Çin Seferi daha düzenlendi. General  Su Ting-Fang İli bölgesi (tao) harekat ordusu başkumandanı olmuştu. 650 yılında Doğu Gök-Türk ülkesini çeşitli askeri valiliklere ayıran Çinliler, bu valiliklerin ordularını da katmışlardı. Bunlardan Uygurlar, Çin ordusunda çok önemli bir kısmı teşkil ediyorlardı. Reisleri P'o-jun bir Çinli kumandan... Okumaya Devam et →

Anıt Ne Demek?

The Colosseum, Rome   "[es. t. abide] [Alm. Denkmal] [Fr. monument commemoratif] [İng. monument]: Önemli tarihsel olayların geçtiği ya da kazıbilim, çağbilim ve sanat yönünden bir önemi ve özelliği bulunan, bunlarla ilgili kişilerin ve olayların anısını yaşatmak amacıyla, kentlerin herkesin gezip görebileceği yerlerine yerleştirilen, korunması ve çevresiyle birlikte değerlendirilmesi gerekli her türlü taşınmaz yapıtasarcılık yapıtlarıyla,... Okumaya Devam et →

İlber Ortaylı – İlber Ortaylı Seyahatnamesi

  'Efendi' Ziyaretçiler "Asıl önemlisi Japonlar doğulu bir millet; sabah akşam 'Helen-Hıristiyan uygarlığı' diye hele şimdilerde judeo ilaveli bir slogan benzeriyle büyümüyorlar. Ama dünyaya ve etrafa daha soğukkanlı ve mütevazı bir merakla bakıyorlar. İmparator Hirohito'nun kardeşi olan hanedanın en yaşlı üyesi 92 yaşındaki Prens Mikassa; Osmanlı minyatürlerini, bahusus IV. Murad'ın at üzerindeki tasvirini seyrederken 'Bu... Okumaya Devam et →

  Tarihi Dokumak: Bir Kentin Gizemi, Sof "Ankara ve çevresinin toplumsal, ekonomik, kültürel mirasıyla ilgili disiplinler arası araştırma yapmak ve bu çalışmaları desteklemek amacıyla faaliyet gösteren Koç Üniversitesi Vehbi Koç Ankara Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi VEKAM, Rahmi M. Koç Müzesi Ankara işbirliğiyle 12 Mayıs – 16 Eylül tarihlerinde Ankara ile özdeşleşen sof kumaşını odağına... Okumaya Devam et →

Ahmet Taşağıl – Gök-Türkler I

  Bumın Kagan Devri (542-552) "552 yılının baharında Bumın beklenmedik bir şekilde Juan-juanlara saldırdı. Huai-huang'ın kuzeyinde büyük bir bozguna uğrayan Juan-juanların reisi A-na-kui savaş meydanında kendini öldürdü. Arta kalan Juan-juanların büyük bir kısmı, A-na-kui'in oğlu An-lo-ch'en, kardeşi Teng-chu ve Teng-chu'nun oğlu K'u-t'i diğer küçük şefler kendilerine bağlı boylarla birlikte Kuzey Ch'i devletine sığındılar. Onlarla birlikte... Okumaya Devam et →

Özkan İzgi – Çin Elçisi Wang Yen-Te’nin Uygur Seyahatnamesi

  "Bir kaç gün sonra, Ata Üge [Wang Yen-te'yi] karşılamaya geldi. Fakat kendisi [Ata Üge] Yen-te'ye doğru çok hürmetkarane bir [şekilde] gitti. Shıh-tzu Wang (Arslan Han) Yen-te'yi Pei-t'ing (Beşbalık) e davet etti. Biz Chiao-ho kasabasını geçip gittik. Altı gün sonra Chin-ling k'ou'ya vasıl olduk. [Burada] çok kıymetli mallar imal edilir. İki gün sonra Han-chia chai'ya vasıl... Okumaya Devam et →

Ulusal Kültür Dergisi, Sayı: 4

  Kültür Bakanlığı adına sorumlusu Prof. Dr. Şerafettin Turan’ın sahibi olduğu bu dergi; içeriği, makaleleri ve onları yazan büyük hocalarıyla bizi etkilemiş ve altı sayısını da elde ettiğimiz için paylaşma isteği uyandırmıştır. Altı yazıdan oluşacak bu yazı serisi, tüm sayıları baştan sona taratma zamanı olmadığı için kapağı, içindekileri ve bir ya da birkaç yazısını tanıtım... Okumaya Devam et →

Thomas Schroedter ve Christina Vetter – Çokaşklılık

''Evlilik, üzerine kadın ve erkek arasındaki iş bölümünün inşa edildiği, modernliğin ikili cinsiyet sisteminin standartlaşmasına kaynaklık eden temel zemindir; bugün evlilikte keşfettiğimiz, iş bölümü ve sevginin sıcaklığını bir araya getirme çabası olduğudur. Özel bir sözleşme, böylelikle, duygu yüklü bir ilişkiyle kaynaştırılmaktadır. Bu kaynaşmada cinselliğin rolü, ilişkiyi sosyoekonomik, duygusal ve bedensel olarak karşılıklı bağımlılığına dönüştürmektedir. Bu... Okumaya Devam et →

Sabahat Atlan – Roma Tarihi’nin Ana Hatları I. Kısım Cumhuriyet Devri

  Roma'nın Kuruluş Efsaneleri "Roma, İtalya'nın merkezinde, Etruria, Apenin'ler, Campania ve deniz arasında yer alan Latium bölgesinde ve Tiber nehri üzerindedir. Uzunluğu 135, genişliği 45 Km. olan Latium'da yaşayan halk, M.Ö. 12. yüzyılda kuzey Alplerinden Po vadisine giren ve 10. yüzyılda Latium'a kadar ulaşan ölülerini yakan İtalik'ler grubudur ve isimleri buraya yerleştikten sonra düz memleket... Okumaya Devam et →

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑