Georges Bataille – Eros’un Gözyaşları

  "...Gerçekte, cinsel etkinlik karşısındaki çekinme duygusu, en azından bir anlamda, ölüm ve ölüler karşısındaki çekinme duygusunu anımsatmaktadır. Şiddet her durumda tuhaf şekilde bizi aşmaktadır; her defasında olup biten şey, her defasında bu şiddetin zıtlaştığı şeyler düzenine yabancıdır. Ölümde, kuşkusuz, cinsel etkinliğin nezaketsizliğinden farklı olan bir densizlik vardır. Ölüm gözyaşlarına ve bazen de cinsel arzu... Okumaya Devam et →

Muazzez İlmiye Çığ – Uygarlığın Kökeni Sumerliler 2

  "Sihir önce tanrıya, fena cinlerden kurtarması için yakarmayla başlıyor. Sihir yaparken kullanılacak malzemeler şunlar: Dinsel temizlik için su, çeşitli içkiler, ilaç ve merhemler, zift, sedir çubuğu, tamarisk dalı, meşale, tütsü kabı, temizlik gereci, çeşitli müzik aletleri, güçlü bakır, büyü ipleri, muskalar, tanrı ve cin resimleri yapılmış toprak levhacıkları, insan ve hayvan figürleri (Bunlara Amulet... Okumaya Devam et →

Muazzez İlmiye Çığ – Uygarlığın Kökeni Sümerliler 1

  Tufan "Tevrat'ta ve diğer din kitaplarında yazıldığına göre, bir zamanlar insanlar çok bozulmuş olduklarından Allah veya Rab, onları yok etmeye karar veriyor. Nuh tanrı tanıyan, onun buyruklarını yerine getiren biri. Tanrı ona insanları yok etmek için bir tufan yapacağını, kendisine bir gemi yapmasını ve geminin nasıl yapılacağını, içine neler alacağını bildiriyor. Nuh söylenenleri yapıyor.... Okumaya Devam et →

Julian Barnes – 10½ Bölümde Dünya Tarihi

  Kaçak yolcu   ''Anlıyorsunuz ya, aydınlığa kavuşturmak istediğim bir şey var: Şu Gemi konusu. Belki de siz hâlâ bütün kusurlarına rağmen Nuh'un doğa koruyucuların öncüsü gibi bir şey falan olduğunu, hayvanların yok olmalarını istemediği için onları bir araya topladığını, bir zürafayı bir daha görememe fikrine katlanamadığını, bütün bunları bizler için yaptığını düşünüyorsunuz. Gerçek hiç... Okumaya Devam et →

Yaşar Kemal 95 Yaşında!

  Yaşar Kemal – Yer Demir Gök Bakır “Kazdağı derler bir dağ var, batıda, deniz kıyısında. Sarı Kız ermişi orada yatar. İşte bu Kazdağında bir ulu kişi varmış. O zamanlar bu dünyada iki tek iki ulu kişi varmış. Bir tanesi Kazdağında, bir tanesi de şu bizim Torostaki bizim şu Taşbaş Memedin dedesi, Ulu Taşbaş Memet...... Okumaya Devam et →

Ulusal Kültür Dergisi, Sayı: 5

Kültür Bakanlığı adına sorumlusu Prof. Dr. Şerafettin Turan’ın sahibi olduğu bu dergi; içeriği, makaleleri ve onları yazan büyük hocalarıyla bizi etkilemiş ve altı sayısını da elde ettiğimiz için paylaşma isteği uyandırmıştır. Altı yazıdan oluşacak bu yazı serisi, tüm sayıları baştan sona taratma zamanı olmadığı için kapağı, içindekileri ve bir ya da birkaç yazısını tanıtım amaçlı... Okumaya Devam et →

H.P. Lovecraft – Herbert West: Diriltici (Toplu Eserler 5)

    Kutupyıldızı    ‘’Kulenin en üstteki odasında ayakta durmuş, uzaklardaki Banof Vadisi’nin sisleri arasında titreşen kızıl ve uğursuz hilali seyrediyordum. Çatıdaki bir delikten, canlıymış gibi çırpınan ve baştan çıkarıcı bir iblis gibi şehvetle bakan solgun Kutupyıldızı parıldadı. Bana öyle geldi ki, Kutupyıldızı’nın ruhu, kötü niyetli öğütler fısıldıyor, bıkıp usanmadan tekrarladığı, Allahın belası ritmik bir... Okumaya Devam et →

Sabahat Atlan – Roma Tarihi’nin Ana Hatları I. Kısım Cumhuriyet Devri

  Roma'nın Kuruluş Efsaneleri "Roma, İtalya'nın merkezinde, Etruria, Apenin'ler, Campania ve deniz arasında yer alan Latium bölgesinde ve Tiber nehri üzerindedir. Uzunluğu 135, genişliği 45 Km. olan Latium'da yaşayan halk, M.Ö. 12. yüzyılda kuzey Alplerinden Po vadisine giren ve 10. yüzyılda Latium'a kadar ulaşan ölülerini yakan İtalik'ler grubudur ve isimleri buraya yerleştikten sonra düz memleket... Okumaya Devam et →

Alâeddin Şenel – İnsanlık Tarihi Boyunca İnsan Hakları Demokrasi İlişkisi

Mısır'da Ayrıcalıklar Halkasının Genişleyip Haklara Dönüşmesi "Eskiçağda yöneticiler, sınıfsal ve ideolojik 'denetim' amaçlarıyla, insanlara bazı haklar 'bağışlayabilmişlerdir'. Bunun en çarpıcı örneği, Mısır tarihinde görülür. Eski Krallık döneminde (İ.Ö. 2000-1800 arasında) yalnızca Firavunun (elbette kendilerine boyun eğmesi koşuluyla) bu ayrıcalıklarını yerel yöneticilere ve soylulara bağışladılar. Bu bağışı, buyruklarını dinlemeyen yerel yöneticileri dize getirmede, aforoz benzeri bir... Okumaya Devam et →

Heinrich von Kleist – Amphitryon

  KLEIST VE AMPHİTRYON ÜZERİNE   "Alman edebiyatında, klasik ve romantik dönemler arasındaki geçiş sürecinde kendine özgü bir yeri bulunan Heinrich von Kleist (1777-1811), klişeleşmiş insan tasarımlarına karşı çıkan bütün sanatçıların kaçınılmaz denebilecek ortak yazgısını yaşayanlardan biri oldu. Avrupa tiyatro yöneticilerinin Byron, Shelly, de Musset, Grabbe, Büchner ve Kleist'ın eserlerine karşı direnmelerinin temel nedeni, bu yazarların kaleme... Okumaya Devam et →

Moritz Winternitz – Hint Destanları (Ramayana, Mahabharata, Harivamşa)

  Destanlarla İlgili Kısa Bilgiler “Destanların çekirdek konularına bakıldığında, Mahabharata Ramayana’dan daha eski gözükmektedir. Ancak Ramayana’nın yazıya geçirilip, bitirilişi (yaklaşık MÖ 2. Yüzyıl) Mahabharata’dan daha önce olduğu için, daha eski bir destan olarak kabul edilir. RAMAYANA, öncelikle Buddhist inançtan etkilenmiştir ve halk arasında yaşayan baladlar, destan bitirilmeden önceki zaman içinde, sık sık destan anlatımlarında kullanılmıştır.... Okumaya Devam et →

Oğuz Atay – Korkuyu Beklerken

Tahta At adlı öyküden... "Bize şimdi yeni bir hava getir, Tahta Atın nasıl yapıldığını anlat. Tuzak nasıl kuruldu, onun şarkısını söyle. Şehrin girişinde sağlamlığını bugün de koruyan duvarlar Romalılardan kalmadır. Sen bize güzel bir masal anlatırsan, dedim ona, ben de senin sayende dünyaya belki yeni bir şeyler söylerim. Gördüğünüz kuyuda bir zamanlar bütün şehre yetecek... Okumaya Devam et →

Grimm Kardeşler ve Grimm Masalları

  “Grimm Kardeşler olarak da bilinen Jakob Grimm (1785–1863) ve Wilhelm Grimm (1786–1859) tarafından derlenen masallar Alman edebiyatının en önemli eserlerinden biridir. Külkedisi, Parmak Çocuk ve Cesur Terzi gibi dünya çapında ün salmış ve günümüzde hemen her çocuğun dinleyerek büyüdüğü bu masallar aslında Alman halkının gelenek ve göreneklerinin temelini oluşturan hakikati içeren tarihi belge niteliği... Okumaya Devam et →

Richard Kearney -Yabancılar, Tanrılar ve Canavarlar

"Antropologlar genellikle kurban etmeyi övmeye veya kusurlu addetmeye meyletmez, onun ilkel yapısını tanımlamakla yetinir. Mesela Mircea Eliade, kurban etmeyi, "kutsal"ı "profan"dan (esasen düzen ve kaosa ilişkin evrendoğum mitleri aracılığıyla) ayırmanın bir yolu olarak tanımlar. Georges Dumézil, egemenlik işlevlerinin yapısal kurumsallaşmasının bir ifadesi olarak değerlendirir. Georges Bataille'a göre, faydacı şeylerin dünyasından, kaynaşma ve içkinliğin "gerçekdışı" mitik... Okumaya Devam et →

İbrahim, Üç Melek ve İshak’ın Kurban Edilişi

İbrahim, Üç Melek ve İshak'ın Kurban Edilişini gösteren bir mozaik, 6. yüzyıl, Ravenna "İbrahim bir gün Mamre meşeliğinde, gündüz sıcağında, çadırın önünde oturmaktaydı. Tanrı göründü. İbrahim başını kaldırdı, baktı ki üç adam duruyor ayakta. Onlara doğru koşup secdeye geldi. Sonra çadıra koşup, körpe bir buzağıyı getirdi; çabucak pişirmesi için hizmetçiye verdi. Konukların önüne ayran, taze... Okumaya Devam et →

Ziya Gökalp – Şiirler ve Halk Masalları

YARADILIŞ Türk Kozmogonisi I. "Önceleri yoktu Gündüz, Görünmezdi aydın bir yüz;   Doğmamıştı henüz gökler, Ne Ay, ne Gün, ne de Ülker;   Yoktu hala nur ordusu; Vardı yalnız bir kara su!   Bir gün deniz dalgalandı, İçinden bir kuş uyandı:   Demir gaga, demir pençe, Adı Tuğrul, uçtu yüce.   Yumurtası düştü: şırakkk.. Kırılınca... Okumaya Devam et →

17 Ağustos Akşamı Venüs Doğu Uzamında En Büyük!

  Botticelli, Venüs'ün Doğuşu   "Venüs çok eski bir Latin tanrıçasının adıdır. Meyve bahçelerinin koruyucusu olarak saygı gören Venüs sonradan Yunan etkisi altında Aphrodite ile bir tutulmuştur. Aeneas'ın anası sayılan Venüs İmparatorluk çağında Gens îulia'nın atası sayılmıştır (Aeneas)." (s. 290). "APHRODİTE'NİN DOĞUŞU: Aşk ve güzellik tanrıçası Aphrodite'nin doğuşu üzerine iki ayrı kaynağımız vardır: Biri Hesiodos,... Okumaya Devam et →

Alice K. Turner – Cehennemin Tarihi

"Viking cehennemi de Niflheim diye adlandırılıyordu. Buranın, Dünya Ağacı’nın, Yggdrasil’in köklerinin altında, en kuzeydeki yer olduğu düşünülüyordu. Doğusu devlerin ülkesi Jotunheim, güneyi büyük boşluk Ginnugagap’ın ötesinde dev Surl'un yönettiği ateşli bir bölge olan Muspell’di. Midgard, ya da Orta Yer bizim dünyamızdı. XII. yüzyılda İzlandalı şair Snorri Sturluson’un yazdığı Prose Edda da, Tartaros’un Erebus ya da... Okumaya Devam et →

Julian Baldick – Hayvan ve Şaman Orta Asya’nın Antik Dinleri

"Çinli tarihçiler kehanet ve sağaltıcılıktaki Hun uzmanlarına atıfta bulunur ve bize Hunların "dokuz göğe kurban edilmiş dokuz göğün büyücülerinden'' söz eder. Tarihçiler şamanlardan bahsediyor gibiler. Hastalıkları tedavi etmek için insan kurban etme yoluna başvurulduğunu öğreniyoruz: Roux Ortaçağ Moğollarının ölüme razı olarak bir hastayı ölümden kurtarabildiğine işaret eder. "Dokuz gök"e dayanarak, Çinli tarihçiler Hunlarda her göğün... Okumaya Devam et →

Şefik Can – Klâsik Yunan Mitolojisi

İKARİOS'UN ÖLÜMÜ "Bir gün, bu uzun ve bitmez seyahatleri sırasında Dionysos, İkarios'un evine geldi, oraya misafir oldu. Kendisini çok iyi karşıladılar, izzet ikramda bulundular, gitmeden evvel Dionysos kendisine gösterilen misafirperverliğe karşılık olarak ev sahibine üzüm yetiştirmenin usulünü, bağcılık fennini ve şarap yapmayı öğretti. Bağbozumu gelince, İkarios, bu esrarlı içkiden yalnız kendisinin faydalanmasını düşünmedi, üzümün faydasını, şarabın... Okumaya Devam et →

27 Temmuz Tam Ay Tutulması

"Bu geceki dolunay Antilop Dolunayı olarak bilinir çünkü yılın bu zamanı erkek antilopların boynuzlarının çıktığı aydır. Ayrıca Gök Gürültüsü Dolunayı ve Saman Dolunayı olarak da adlandırılır. Türk Mitolojisindeki Yelbegen gökyüzünde yaşayan yıldızlara ve Aya musallat olan yedi başlı bir devdir. Zaman zaman bu kötücül varlık yıldızların peşine düşer, onları ısırır ve ağzındaki parçaları aşağıya tükürürmüş.... Okumaya Devam et →

Albert Camus – Sisifos Söyleni

  "Tanrılar Sisifos'u bir kayayı durmamacasına bir dağın tepesine kadar yuvarlayıp çıkarmaya mahkum etmişlerdi; Sisifos kayayı tepeye kadar getirecek, kaya tepeye gelince kendi ağırlığıyla yeniden aşağı düşecekti hep. Yararsız ve umutsuz çabadan daha korkunç bir ceza olmadığını düşünmüşlerdi, o kadar haksız da sayılmazlardı. ...Sisifos'un uyumsuz bir kahraman olduğu şimdiden anlaşılmıştır. Tutkularıyla olduğu kadar sıkıntısıyla da... Okumaya Devam et →

Henrietta Mccall – Mezopotamya Mitleri

"Atrahasis Miti ...Sümerlerin krallar listesinin bir uyarlamasına göre Atrahasis, Gılgamış Destanı'nın XI. Tableti'nde Utnapiştim'in babası olarak bahsedilen Şuruppak (şu nada Orta Mezopotamya'daki Tell Fara) kralı Ubara-Tutu'nun oğludur. Aslında Atrahasis (Çok Bilge) ve Utnapiştim (Yaşamı Buldu) İncil'de bahsedilen Nuh'un eşdeğerleridir. Ayrıca Sümerlerde bir eşdeğeri de vardır, Ziusudra (Uzun Yaşam). Yani Atrahasis eski çağların evrensel bir figürüdür.... Okumaya Devam et →

Hayat Ağacı Ne Demek?

Filistin'in Eriha kentinde bulunan Emevi Halifesi Hişam Bin Abdülmelik’in yaptırdığı ve sarayın zemininde yer alan "Hayat Ağacı"  mozaiği   "Doğa dinlerinden tek tanrılı dinlere kadar pek çok inançta, hayat ağacı kavramı yer almaktadır. Bu ağaç yaşamın ve var olma bilincinin bir sembolüdür. İskandinav mitolojisinde dünyanın merkezinde yer alan kader ağacı, Yggdrassil bulunmaktadır. İnsanların kaderleri bu ağaçta... Okumaya Devam et →

Jean-Paul Roux – Eski Türk Mitolojisi

"(Ay-Kamerî ay da denmektedir.) Ay kültüne, güneş ve diğer gezegenlere ilişkin kültle bir arada sıkça rastlanmaktadır, özellikle de 10. yüzyıldan bu yana. Ancak taşıdığı sembolik anlam, Çinli muhabirlerce çok daha öncesinden, Doğu Türklerinden itibaren bilinmektedir. İlginçtir ki, Türkler neredeyse sadece doğum, gelişim, olgunluk, çöküş, ölüm ve yeniden dirilmeye ilişkin tasarımlara yer verirler. Ay büyüdüğü sürece... Okumaya Devam et →

J. L. Borges – Düşsel Varlıklar Kitabı

  Çin Ejderi "Çin kozmogonisine göre, On Bin Varlık ya da İlk Örnekler (dünya), iki bütünleyici ölümsüz ilkenin, yin ve yang'ın ritmik birleşmesinden doğmuştur. Yin yoğunlaşma, karanlık, edilgenlik, tam sayılar ve soğukla; yang ise serpilme, ışık, etkenlik, küsurlu sayılar ve sıcakla özdeştir. Yin'in simgeleri kadınlar, yeryüzü, portakal rengi, vadiler, ırmak yatakları ve kaplan; yang'ınkiler ise erkekler,... Okumaya Devam et →

J. L . Borges – Düşsel Varlıklar Kitabı

Taipei'de ki Longshan Tapınağı'nın çatısının üzerinde bulunan Fenghuang.   Çin Ankası "Çinlilerin kutsal kitapları, İncil’den alıştığımız o dokunaklı havadan yoksun olduklarından hayal kırıklığı yaratabilir. Ama zaman zaman, o ölçülü anlatım içinde birdenbire beliren, bir içtenliğe kapılıveririz. Sözgelimi, Konfüçyus'ten Seçme Parçalar'ım (Waley çevirisi) VII. Kitap’ındaki şu sözler: Üstad dedi ki: 'Her şey ne kadar da kötüye... Okumaya Devam et →

Jean Baudrillard – Kusursuz Cinayet

  Babil Sendromu "Dünyaya acımasız yanılsamasını, amansız belirsizliğini yeniden kazandırmak için tek çözüm vardır: bilgilendirim ve programlamanın çözülüşü, kusursuzluğun başarısızlığa uğraması. Babil Kulesi'nin yapılmasıyla kusursuz cinayetin çok yakının-dan geçtik. Neyse ki Tanrı, dilleri ayırarak, insanlar arasında karışıklık tohumları ekerek duruma el koydu. Çünkü, dillerin ayrılması, ancak anlam ve iletişim bakımından bir yıkımdır. Dilin kendisi bakımından,... Okumaya Devam et →

Hora’lar Ne Demek?

  "Hora'lar doğada düzeni simgeleyen üç tanrıçadır. Hora, Latince saat anlamına gelen <hora> bir tutulduğu için adları <Saatler> diye çevrilir. Bu çeviri hem doğru hem yanlıştır, çünkü bu tanrısal varlıklar bir ölçü, bir düzeni yansıtmakla zaman ölçülerini de içerirler ama etkileri bu insansal kavramları çok aşar. Homeros'un İlyada'sında Hora'ları Olympos'ta görürüz (İl. V, 749 vd.):... Okumaya Devam et →

Süt (Çiçek) Dolunayı

Harmony (1893), Eugène Grasset ve Félix Gaudin Mayıs çiçekli/luludos'tur. Bu yüzden Mayıstaki dolunay Çiçek Dolunayı ya da yavrulama vakti olduğu için Süt Dolunayı olarak da bilinir. "Çingene mitolojisinde Güneş Kralı Sırma saçlı bir kızla evlenmişti. Kardeşi Ay Kralı ise sırma saçlı bir kız bulamayınca gümüş saçlı bir kızla evlendi. Her ikisinin de çok sayıda çocuğu... Okumaya Devam et →

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑