"Gün ağarıyor, gece yitip gitmekte, nöbetçiler terk ediyor yerlerini; Mezarlar parçalanmış, baharlar saçılmış, kefenler sarılmış; Ölülerin kemikleri, onları saran balçık, kuruyup büzülmüş; kirişler Canlanıyordu sarsılarak, ruh katıyordu harekete, nefese, ayıklığa, Sıçrıyordu birden tıpkı salıverilmiş tutsaklar gibi, zincir ve bağları ansızın parçalanmışcasına. Bırak da koşup gitsin arazide değirmende un öğüten köle, Bırak da baksın göğe... Okumaya Devam et →
William Blake – Masumiyet ve Deneyim Şarkıları
LONDRA "Eşsiz Thames nehrinin aktığı yerde Tüm sokaklarını geziniyorum Karşılaştığım insan yüzlerinde Zaaftan, acıdan izler görüyorum Tüm insanların haykırışlarında Korkunç çığlıklarında çocukların Bütün seslerde, bütün yasaklarda Beyne vurulan zinciri duyuyorum Nasıl da ağlıyor Baca temizlikçisi kararmış kiliseler korkutuyor Zavallı askerin iç çekişleri Saray duvarından kan gibi akıyor Gece, genç fahişenin küfürleri Yeni... Okumaya Devam et →