Kemal Okuyan – Devrimin Gölgesinde: Berlin, Varşova, Ankara 1920

''İşaret etmek istediğim, aralarındaki bütün ayrımlara karşın, Bakü Kurultayı'nın katılımcılarının önemli bölümünün dünya devriminin yayılması lafzıyla Sovyet düzeni için yıkıcı ve bölücü bir program etrafında toplanmakta oluşudur. 'Müslüman coğrafyanın tüm sınıfları proleterdir' demeye başlayan Galiyev ve diğerlerinin, Lenin'i çarpıtarak referans olarak gösterdikleri Avrupa'da işçi sınıfının 'satın alındığı' tezinden hareketle, 'Komünizm' ya da 'Bolşevizm' sancağı altında... Okumaya Devam et →

İgor Gali-V.İ. Gromov-O.S. Şenin-G.A. Vasilyev – Sovyetler Birliği Neden/Nasıl Yıkıldı

''Gorbaçov'un , SBKP MK genel sekreterliğine getirilmesi, aslına bakılırsa Sovyet karşı  devriminin gerçekleştirilmesinde ilk operasyon oldu. Gorbaçov'u açıkça satın aldılar. Onun yönetimi tarafından alınan ve çalınan 80 milyar doların dışında, anekdot niteliğindeki bir olayı da anımsayalım. Kohl, Sovyet ordusunu Doğu Almanya'dan  çıkması için  Sovyetler Birliği'ne  160 milyar mark önerdiğinde, Gorbaçov 16 milyar marka razı olmuş...... Okumaya Devam et →

Emmanuil Kazakeviç – Mavi Defter

  ''Tavan arasında geçirdiği günlerde, tahtaların arasındaki yarıklardan, marangozlukla veya toprağı kazmakla uğraşan Yemelyanov’u ve kollarında iki yaşındaki Goşa ile bahçedeki küçük tuğla fırında akşam yemeği hazırlayan karısını seyretmek hoşuna gidiyordu. Kadının düzgün alnını küçük ter damlaları kaplıyor, sevimli yüzü kıpkırmızı kesiliyordu. Bu çalışan insanların, işçi sınıfım özgürleştirmek için canını vermeye hazır gerçek devrimciler olduğunu... Okumaya Devam et →

Cengiz Aytmatov – İlk Öğretmen

'Bu portreyi hiç unutamadım. Sonraları neden bilmem bu portrenin eşini hiçbir yerde görmedim. Hala ondan söz ederken ''Duyuşen'inki'' derim.  Bu portrede  Lenin, kendine bol gelen bir asker ceketi giymiş, zayıf çehreli, sakallıydı. Yaralı kolu sargılı aşağıya sarkıyor, arkaya kaykılmış kasketinin altından dikkatli ve sakin bakıyordu. Yumuşak, yüreğimizi ısıtan bakışları, sanki bize ''Bilseniz çocuklar, ne aydınlık... Okumaya Devam et →

Theodor W. Adorno ve Max Horkheimer – Teori ve Pratik Üzerine Bir Tartışma (1956)

  "Horkheimer- Teorimiz pratiğe artık doğrudan hizmet etmese, pratikle arasındaki bağ tamamen karanlık olsa da, öyle veya böyle pratiğe yine de hizmet edeceğini söyleyebiliriz. Düşünce çok ciddi bir anlamda yönünü kaybetti. Felsefe bu bakımdandan sanattan ayrılıyor. Felsefi bir bağlamda dünyanın adaletsizliğinden ve yalancılığından bahsederken, dünya adaletsiz ve yalancı olmadığını, çünkü  başka bir alternatifi bulunmadığını, sadece... Okumaya Devam et →

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑