Annie Ernaux – Seneler

Gelecek sene emekliye ayrılacak. Ders notlarını, onları hazırlarken yararlandığı kitaplar, makalelerle ilgili yazıları şimdiden atıyor, hayatını sarmalayan her şeyden sıyrılarak yazma projesi için yer açıyor; böylece bunu daha fazla erteleyecek hiçbir bahanesi kalmayacak. Dosyalarını, defterlerini toparlarken Henri Brulard’ın Yaşamı’nın başlarındaki bir cümleye denk geliyor, “Yakında elli yaşını dolduruyorum, kendimi tanıma zamanı geldi geçiyor.” Bu cümleyi... Continue Reading →

Edmond Rostard – Cyrano de Bergerac

  "CYRANO* Ya ne yapmak lâzımmış? Sağlam bir dayı bulup çatmak sırnaşık gibi, Bir ağaç gövdesini, tıpkı sarmaşık gibi, Yerden etekleyerek velinimet sanmak mı? Kudretle davranmayıp hileyle tırmanmak mı? İstemem eksik olsun! Herkes gibi, koşarak, Yabanın zenginine methiyeler mi yazmak? Yoksa nazırın yüzü gülecek diye bir an Karşısında takla mı atmak lazım her zaman? İstemem... Continue Reading →

Emile Zola – Thérese Raquin

"Umutsuzluktan umuda geçerek, kendini mahkum edip sonra bağışlıyarak saatlerce böyle konuşuyordu. Bazen sert bazen şikayetli, hasta bir küçük kız sesiyle konuşuyordu. Kafasından geçen bütün acizlik ve gurur, pişmanlık ve isyan düşüncelerine uyarak döşemeye kapanıyor sonra doğruluyordu. Hatta bazen Mme Raquin'in önünde dize gelmiş olduğunu unutuyor, tek başına yaptığı konuşmaya hayalinde devam ediyordu. Kendi sözleriyle iyice... Continue Reading →

Guy De Maupassant – Bir Yaşam

"Ama Jeanne’ın hizmetçisinin gözyaşlarını düşündüğü yoktu: Başka bir evrene girmiş gibiydi… Büsbütün başka bir dünyaya gitmiş, bütün tanıdığı şeylerden, bütün sevdiklerinden ayrılmış gibi geliyordu ona. Yaşamında ve kafasında her şey altüst olmuş gibi geliyordu. Hatta bir ara aklına şöyle garip bir fikir bile geldi: 'Acaba kocasını seviyor muydu?' Julien, ansızın, şöyle böyle tanıdığı bir yabancı... Continue Reading →

Dadaizm Ne Demek?

"Tristan Tzara ve arkadaşları tarafından Fransız edebiyatında 20. yüzyıl başlarında geliştirilen bir akım. Savaşın hemen ardından doğan umutsuzluk, güvensizlik ortamının ürünüdür bu akım. Dadacılar, tutumlarıyla kamuoyunu sarsmak, şaşkınlığa düşürmek ve onun uyuşukluğundan çekip çıkarmak istiyorlardı. Bunun için de yerleşik dil ve estetik kurallarının tümüne başkaldırdılar.Sözcüklerin sözlük anlamlarını bile yadsıdılar. Aşırı ölçüde kapalılığa yönelip alabildiğine çağrışımları... Continue Reading →

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑