Sadık Erol Er – Gilles Deleuze’ün Fark Felsefesi

  “Deleuze’ün bu saptamaları Platoncu idealizm’e ve geleneksel felsefenin metafizik yapılarına karşı özcü-olmayan, çoğulcu, kişiselci-olmayan ve anti-hümanist bir Nietzsche yorumuna dönüşünün başlangıcı olarak okunabilir. Çünkü daha güç istenci sorgulamasına geçmeden Deleuze ilk önce Nietzsche’yi, Platon’dan beri batı metafiziğini belirleyen özcü ‘soru biçimi’ni tashih ettiğinin altını çizerek soruşturmasını bu bağlam üzerinden yürütür. Deleuze, Platon’da temel felsefi... Okumaya Devam et →

Tuncar Tuğcu – Immanuel Kant ve Transendental İdealizm

  Transendental Mantık "Aristoteles doğru bilgiye ulaşabilmek için, bilen süjenin nasıl bildiğini, bilincin hangi ilke ve kurallar tarafından belirlendiğini araştıran eserine 'Organon' (Araç) adını vermiştir. Aristoteles bu araştırmasında, bilincin ve bilinç dışı nesneler evrenin aynı ilkeler tarafından belirlendiği postulatından hareket eder. Bilincin belirleyenlerini bilebilirsek, bilinç dışı gerçekliğin belirleyenlerini de bilebiliriz. Bilincin işlevini kavramların ve ifadelerin... Okumaya Devam et →

Bilinemezcilik Ne Demek?

"[Os. lairfaniye; İng. agnosticism; Fr. agnosticisme, Al. agnosticismus]. 1869 yılında, Darwinci evrim teorisinin savunucusu ünlü T. H. Huxley tarafından yaratılmış bir terim olarak bilmeme; bilememe haline işaret eden akım ya da tavır. Rus düşünür ve eylemcisi Lenin'in, felsefeleri temelde maddecilik ve Berkeley'le başlayan idealist felsefeler olarak ikiye ayırdıktan sonra, Hume'la Kant'ın doğanın, görünüşlerin gerisindeki gerçekliğin... Okumaya Devam et →

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑