Tuncar Tuğcu – Immanuel Kant ve Transendental İdealizm

tuncar tuğcu - kant ve idealizm

 

Transendental Mantık

“Aristoteles doğru bilgiye ulaşabilmek için, bilen süjenin nasıl bildiğini, bilincin hangi ilke ve kurallar tarafından belirlendiğini araştıran eserine ‘Organon‘ (Araç) adını vermiştir. Aristoteles bu araştırmasında, bilincin ve bilinç dışı nesneler evrenin aynı ilkeler tarafından belirlendiği postulatından hareket eder. Bilincin belirleyenlerini bilebilirsek, bilinç dışı gerçekliğin belirleyenlerini de bilebiliriz. Bilincin işlevini kavramların ve ifadelerin (eski Yunanca’da kategori ifade demektir) analizinden çıkarabiliriz. Kategorilerin analizi bizi hem bilincin ve hem de bilinç dışı varlığın temel yapısını verecektir.

Kant, bilginin iki kaynağınından biri olan receptivite’nin incelenmesini Transendental Estetik bölümünde yapar. Şimdi ise sıra, bilgimizin ikinci kaynağına anlayış yetisine, düşünmeye gelmiştir. Kavramlar ve yargılar kuran düşünme edilgin değil etkendir. Aristoteles’in Organon’undan beri düşünmenin a priori formları, anlayış yetisinin formlarının yasaları olarak kabul edilmiştir. Bu a priori formlar, tüm yargılamalarda ve sonuca varmalarda düşünmenin kendilerine uyduğu mantığın temel yasaları değildir. Kant düşünmenin temel fonksiyonlarını, anlayış yetimizin form kavramlarını aramaktadır. Duyu verilerinin bize her hangi bir objeyi tanıtabilmesi, bizim bu objeyi belli bağlantılar içerisinde kavrayabilmemiz ancak anlayış yetisi ile olanaklıdır. Anlayış yetisi, duyu algıları ile gördüğümüz objeyi kavramamızı sağlar. Eğer anlayış yetimizin a priori form kavramları olmasaydı, yalnızca duyu verileri ile baş başa kalsaydık karanlık düşlerimizin yarattığından daha düzensiz kargaşa dolu bir kabus yaşardık; yalnızca duyu verileri bize silik bir düş niteliğinde bile bir bilgi veremez; Kant’ın ünlü deyimi ile ‘kavramsız algı kördür’. Anlayış yetisinin, bilgi edinme sürecinde genel ve gerekli uzam ve zaman a priori algı formlarının ötesinde, a priori form yapısı, objeyi ‘obje olarak kavrama’mızı sağlar. Bu süreçte anlayış yetisi etkindir, edilgin değildir.

Kant ünlü eserinin Transendental Mantık bölümünde yaptığı araştırmanın sonuçlarını Aristoteles mantığından ayırmak için ‘transendental mantık’ diye adlandırır. Kant transendental felsefenin bu araştırma alanında Aristoteles’den farklı olanı, onu aşanın problematiğini net bir biçimde ortaya koyar: Bilgi ve tecrübenin analizi ile anlayış yetisinin a priori kavramlarını, objektiv temel formlarını açığa çıkarmak ve onların görevlerini tanımak, transendental felsefenin, transendental mantığın işidir” (s. 52-53).

 

Tuğcu, Tuncar (2001). Immanuel Kant ve Transendental İdealizm, Alesta Yayınları, Ankara.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: