Johann Wolfgang Von Goethe – Yarat Ey Sanatçı (Harun’a)

  SEVGİLİNİN YAKINLIĞI*   "Seni düşünüyorum, güneşin parıltısı Denizden yansıdığında; Seni düşünüyorum, ayın ışıltıları Pınarlara nakşolduğunda. Seni görüyorum, ta uzaktaki yolda Havalandığında tozlar, Gecenin derinliklerinde, daracık köprüde Yolcu sarsıldığında. Seni duyuyorum, orada, boğuk bir hışırtıyla Dalgalar kabardığında. Sessiz koruda çoğu kez dinlemeye gidiyorum, Her yer sessizliğe boğulduğunda. Seninleyim, ne kadar uzakta olsan da, Çok yakınımdasın!... Okumaya Devam et →

Friedrich Nietzsche – Putların Alaca Karanlığında

  “Benim imkânsızlarım… Seneca ya da erdem matadoru. Rousseau ya da bütün tabii kirliliğiyle tabiata geri dönüş. Schiller ya da Sakingen’in Ahlak Trampetçisi. Dante ya da mezarlarda şiir söyleyen sırtlan. Kant ya da idrak edilebilir karakter olarak ikiyüzlülük. Victor Hugo ya da Saçmalıklar Denizinde Bir Işık Feneri. Liszt ya da virtüöz; elbette ki kadınlarla. George... Okumaya Devam et →

Vladimir Propp – Masalın Biçimbilimi

    "Olağanüstü masalların yapısının değişmezliği, bu masalların varsayımsal bir tanımını yapmamızı sağlar, bu tanım da şöyle dile getirilebilir: Olağanüstü masal, değişik biçimleriyle belirtilen işlevlerin birbirini düzenli bir biçimde izlemesine göre oluşmuş bir anlatıdır. Bu işlevlerin bazıları bazı anlatılarda yoktur, bazılarınınsa bir başka anlatıda yinelendikleri görülür. Söz konusu tanım, olağanüstü sözcüğünün anlamını yitirmesine yol açar... Okumaya Devam et →

Goethe – Genç Werther’in Acıları

  18 Ağustos "Nasıl oluyor da insanı mutlu eden bir şey, aynı zamanda yıkımının da nedeni oluyor? Önüme lanetli bir perde çekildi ve bitimsiz hayat manzarası gözümün önünde engin, açık bir mezara döndü. Her şey böyle yıldırım hızıyla olup bitince... Kişisel varlığına bu kadar kısa sürede sahip olan her beden girdaba kapılarak sonunda kayalara bindirip... Okumaya Devam et →

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑