Nâzım Hikmet- Kan Konuşmaz

15 Ocak 1902- 3 Haziran 1963   IV CEMAL BUNA CEVAP VEREMEDİ - Ne o? Daldın yine usta? - Seni düşünüyorum hocam. - Gavurluğumu mu? Sakalımı mı? - İkisini de... - İki şeyi birden düşünmek zaaftır, usta. İnsan tek bir şeyi kuvvetle düşünmeği öğrenmeli. Delilerin o zincirleri kıran kuvveti nereden gelir, bilir misin? Sabit tek... Okumaya Devam et →

Sabahattin Ali- Dağlar ve Rüzgâr

  BİR DOĞUM GÜNÜ İÇİN "Göklerin yüzü güldü mü Dünyaya geldiğin zaman? Azgın sular duruldu mu Dünyaya geldiğin zaman?   Güneşler gibi tek miydin? Ay ışığından ak mıydın? Böyle nazlı çiçek miydin? Dünyaya geldiğin zaman?   Yıldızlar halin sordu mu? Bulutlar selâm durdu mu? Yerlerin kalbi vurdu mu Dünyaya geldiğin zaman?   Aşkını candan duymuşum... Okumaya Devam et →

Charles Bukowski – Sıcak Su Müziği

BÜYÜK ŞAİR ... " "Kitapların satıyor mu?" "Çekler geliyor." "Genç yazarlara ne öğüt verirsin?" "İçsinler, düzüşsünler, ve bol bol sigara içsinler. "Geçkin yazarlara ne öğüt verirsin?" "Hala hayattaysalar öğüte ihtiyaçları yok demektir." "Sizi bir şiir yaratmaya iten dürtü nedir?" "Neden sıçarsın?" "Reagan ve işsizlik hakkında ne düşünüyorsun?" "Reagan ve işsizlik hakkında düşünmem. Beni hiç ilgilendirmiyorlar.... Okumaya Devam et →

J. R. R. Tolkien – Hobbit (Şiir 2)

  “Soğuk, dumanlı dağların ardındaki ıraklara Derin zindanlarla eski mağaralara Düşmeli yolumuz gün doğmadan oralara Efsunlu, soluk altını aramaya   Eskinin cüceleri kudretli büyüler yaptı Çekiçler inerken çınlayan çanlar örneği Karanlık şeylerin uyuduğu, derin mekanlarda Otlakların aşağısındaki boş salonlarda   Kadim kral için, bir de lordu elflerin, Dövüp işledirler nice menevişli altın yığınını Ve yakalayıp... Okumaya Devam et →

J. R. R. Tolkien – Hobbit (Şiir 1)

  “Kırın bardakları ve çatlatın tabakları Bükün bıçakları ve eğin çatalları Nefret eder Bilbo Baggins bundan- Kırıp Şişeleri mantarları yakmanızdan!   Kesin örtüyü ve basın yerdeki yağa! Dökün sütü kilerin ortasına! Bırakın kemikleri yatak odasındaki halıda! Sıçratın şarabı her bir kapıya!   Atın kaseleri kaynayan çanağa, Ufalayın topunu kalın bir sopayla Bitince işiniz, sağlam bir... Okumaya Devam et →

William Blake – Masumiyet ve Deneyim Şarkıları

LONDRA "Eşsiz Thames nehrinin aktığı yerde Tüm sokaklarını geziniyorum Karşılaştığım insan yüzlerinde Zaaftan, acıdan izler görüyorum   Tüm insanların haykırışlarında Korkunç çığlıklarında çocukların Bütün seslerde, bütün yasaklarda Beyne vurulan zinciri duyuyorum   Nasıl da ağlıyor Baca temizlikçisi kararmış kiliseler korkutuyor Zavallı askerin iç çekişleri Saray duvarından kan gibi akıyor   Gece, genç fahişenin küfürleri Yeni... Okumaya Devam et →

Sophokles- Antigone

"ANTİGONE Evet, çünkü Zeus öyle demiyor ve yer altı tanrılarının yanında yaşayan Dike öyle yasalar buyurmadı insanlara. Bir ölümlünün emirleri, tanrıların hatasız, yazıya geçirilmemiş, değişmez yasalarından önemli olamaz. O yasalar dün ya da bugün yürürlüğe girmedi, ezelden beri vardılar ve kimse bilmiyor nereden geldiklerini. Hep var olduklarına göre de bir ölümlünün emrinden korktum diye suç... Okumaya Devam et →

William Shakespeare – Soneler

XLIII   "Apaçık görüyorum gözlerimi yumunca. Bütün gün gördüklerim taşımaz hiçbir değer, Ama düşlerde hep sen varsın uyku boyunca; Göz karanlıkla ışır, karanlıkları deler. Başka bütün gölgeler, gölgende ışık bulur; Bedeninin gölgesi mutluluğu gösterir Işıl ışıl gündüze saçarak daha çok nur, Senin Gölgen nasıl da kör gözlere fer verir. Gözlerim kutlu olur seni seyrettikçe ben,... Okumaya Devam et →

Memet Fuat- Çağdaş Türk Şiiri Antolojisi

Orhan Seyfi Orhon Annemle Hasbıhal "Anne, zannetme ki günler geçti de Değişti evvelki hissim gitgide! Bir hırçın çocuğum, değişmez huyum; Seneler geçse de ben yine buyum! Senden umuyorum teselli yine! Bugün şefkatine, muhabbetine Zanneder misin ki yok ihtiyacım? Belki eskisinden daha muhtacım! Dünyanın tükenmez kederlerinden Kalbim kırılsa da böyle derinden, Hayatım büsbütün ye'se kapılmaz. Teselli... Okumaya Devam et →

Aristoteles- Poetika

"9. O halde tragedya, ortalama insandan daha iyi olan insanların taklidi olduğuna göre, ozanların, taklit ederken iyi portre ressamlarını örnek olarak almaları gerekir. Çünkü; portre ressamları, portresini yaptıkları kimselerin özelliğini ortaya koymakla ve onlara benzer bir resim yapmakla, aslında onları, olduklarından daha güzel olarak resmederler (idealleştirirler). Böylece taklit edici ozan da, eğer kızgın, hafifmeşrep ya da bu... Okumaya Devam et →

Edgar Allan Poe – Bütün Şiirleri

SONE- BİLİM'E Bilim! Eski çağların kızı! Her şeyi değiştirensin gözleyen bakışınla, Neden avlarsın ozanın yüreğini böyle Ey kanatları donuk gerçeklikler olan, akbaba? Nasıl sevsin ki seni ya da seni nasıl bilge saysın Bırakmıyorsun onu, korkusuz bir kanatla Süzülse de mücevherli göklerde, hazineler aramaya? Diana'yı alaşağı etmedin mi arabasından Ve orman perilerini sürmedin mi ormandan Daha... Okumaya Devam et →

Özdemir Asaf – Yalnızlık Paylaşılmaz

Sesin Yargılanışı   Savunmadan kendini, Başı dik Dinlemiştir duruşmayı, Susmacasına. Kim tutuklasa, Ne kadar tutuklansa Hep kaçmayı başarmıştır, Kurtulmamacasına. Hep egemen, özgür kalmış, Tutsak almıştır güzelliği.. Aşkı sürgüne göndermiştir yataklara, Kamçılarcasına. Yaşlandıkça anlamlaşan, Anıları unutulmaktan koruyan Bir ulu bekçi, göze karşı, Uyumamacasına. Bir çiçek, hiç solmayan, Hiç koparılamayan, Hiç yalanı olmayan, Sonsuzcasına (s. 30).  ... Okumaya Devam et →

Friedrich Nietzsche- Dionysos Dityrambosları

ARIADNE'NİN YAKINMASI "Kim ısıtır, kim sever beni daha? Sıcak eller uzatın bana! yürek mangalları uzatın bana! Vurulup düşürülmüş, çırpına çırpına, can çekişenler gibi, ayakları ovuşturulan, sarsılmışım, ah! bilinmeyen ateşlerle yana yana, titreyerek, sivri buzdan oklar karşımda,     sen peşimdesin, ey Düşünce! Adlandırılamaz! Açıklanamaz! İğrenç! Sen ey bulutların ardındaki avcı! Yerle bir olmuşum senin şimşeklerinle,... Okumaya Devam et →

Aristoteles – Poetika

  "Epopoiia, tragedya şiiri, komedya, dithyrambos şiiri ve büyük bölümüyle aulos ve kitharis sanatı: Bütün bunların ortak çzelliği, genel olarak taklit (mimesis) olmalarıdır. Ama birbirlerinden üç bakımdan ayrılırlar: Ya farklı nesneleri taklit eder ya farklı araçlarla taklit eder ya da farklı biçimde, farklı bir yöntemle taklit ederler." (s. 19)   "Tragedya ve komedyanın ortaya çıkışından... Okumaya Devam et →

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑