Fatih Atila – Dargeçit

  "Okulun salonunda toplantı bitmişti ki, 'Kitapçı geldi!' diye bir ses duyuldu. Uzamış sakallarıyla uzun boylu biri gelmiş, yönetmenin yanına yaklaşmış, özür dilemişti. Hakkari'de bir tek kitapçı olduğu söylendi yönetmene. 'En çok beni üzer idareden sorumlu olanların sorumsuzluğu, misafirlere kaba davranmaları' dedi kitapçı. 'Defalarca söyledim dünya siyah ve beyazdan ibaret değildir' diye, 'hatta dedim gücünüz... Okumaya Devam et →

Epope Ne Demek?

"Kahramanlık serüvenlerini anlatan uzun manzum öykü. Din, vatan, insanlık gibi insanoğlunun ortak bir yönsemesinin simgesi olan bir öyküden yola çıkılarak oluşturulur. Bu nedenle de belli bir insan kümesinin ya da topluluğunun ülküsünü canlandıracak bir insan seçilir... ...Epopenin Türkçedeki karşılığı destandır" (s. 144).   Özdemir, Emin (2014). Açıklamalı-Örnekli Edebiyat Sözlüğü, Bilgi Yayınevi, Ankara.

Kaşgarlı Mahmud – Divanü Lugati’t-Türk

  Türk atasözlerinin en eski örneklerini barındıran Divanü Lugati't-Türk'te yaklaşık üç yüz tane atasözü tespit edilmiş ve Kaşgarlı Mahmud'un sav dediği bin yıl öncesinin atasözlerinin bazıları: "Aç ne yemes, tok ne temes 'Aç ne yemez, tok ne demez' Aç önüne konan her yemeği yer, bırakmaz; tok olan ise aç olana neler neler söyler' Alimçı arslan berimçi... Okumaya Devam et →

Herodotos – Tarih

  "Kyaxares bunları geri istedi, ama Alyattes vermedi. Bu yüzden Lydialılarla Medler arasında beş yıl süren bir savaş çıktı, sık sık Medler Lydialıları dövdüler, sık sık onlar tarafından dövüldüler. Hele bir seferinde tuhaf bir gece savaşına da tutuştular; savaş denk koşullar altında sürüyordu ki, altıncı yılda, bir çarpışma sırasında ve ortalığın en çok karışmış olduğu... Okumaya Devam et →

Epigram Ne Demek?

"1. Greklerde, mezar taşlarına yazılan kısa, epik şiir parçalarına verilen ad. 2. Birini ya da bir olayı hafifçe yermek isteğiyle yazılan kısa şiir" (s. 143).   Özdemir, Emin (2014). Açıklamalı-Örnekli Edebiyat Sözlüğü, Bilgi Yayınevi, Ankara.

Cengiz Aytmatov – Beyaz Gemi

"Evet, o gün çocuk, maşin-mağazanın (gezgin satıcıya ait otomobilin), gerisinde toz bulutu bırakarak yamaçtan inmekte olduğunu gördü. Sanki kendisine bir çanta alınacağını bilmiş gibi büyük bir sevince kapıldı. Hemen sudan çıkarak, pantalonunu alelacele sıska bacaklarına geçirdi. Vücudu ıpıslak ve mosmordu. -Çünkü sel suları soğuk olur-. Maşin-mağazanın geldiğini herkesten önce haber vermek için evlerine koşmaya başladı.... Okumaya Devam et →

Dadaizm Ne Demek?

"Tristan Tzara ve arkadaşları tarafından Fransız edebiyatında 20. yüzyıl başlarında geliştirilen bir akım. Savaşın hemen ardından doğan umutsuzluk, güvensizlik ortamının ürünüdür bu akım. Dadacılar, tutumlarıyla kamuoyunu sarsmak, şaşkınlığa düşürmek ve onun uyuşukluğundan çekip çıkarmak istiyorlardı. Bunun için de yerleşik dil ve estetik kurallarının tümüne başkaldırdılar.Sözcüklerin sözlük anlamlarını bile yadsıdılar. Aşırı ölçüde kapalılığa yönelip alabildiğine çağrışımları... Okumaya Devam et →

J. R. R. Tolkien – Hobbit (Şiir 2)

  “Soğuk, dumanlı dağların ardındaki ıraklara Derin zindanlarla eski mağaralara Düşmeli yolumuz gün doğmadan oralara Efsunlu, soluk altını aramaya   Eskinin cüceleri kudretli büyüler yaptı Çekiçler inerken çınlayan çanlar örneği Karanlık şeylerin uyuduğu, derin mekanlarda Otlakların aşağısındaki boş salonlarda   Kadim kral için, bir de lordu elflerin, Dövüp işledirler nice menevişli altın yığınını Ve yakalayıp... Okumaya Devam et →

Balad Ne Demek?

"Eski Fransız şiirinde görülen biçimlerden biridir. Üç bentten ve bir de ağırlama dizesinden oluşur. Bentler uyak türü, uyak örgüsü ve dize sayısı yönünden birbirine benzer. 19. yüzyılda acıklı aşk, halktan derlenen peri masallarının ya da kanlı olay ve savaşları anlatan şiir biçiminde ürünler niteliğini kazanmıştır. Günümüzde daha çok halk şarkıları anlamında kullanılır" (s. 41).  ... Okumaya Devam et →

Anakronizm Ne Demek?

"Zamanda yanılma demektir. Kimi yazı ve yapıtlarda ne zaman geçtiği kesinlikle bilinen bir olayın ya da ne zaman yaşadığı tam olarak bilinen bir kişinin yanlış bir zaman içine yerleştirildiği görülür. Örneğin Nasrettin Hoca ile Timur'u karşılaştırma ve konuşturma bir anakronizmdir; çünkü aynı zaman dilimi içinde yaşamış kişiler değildir... Ancak bile bile anakronizm yapıldığı da olur"... Okumaya Devam et →

David Hume – İnsanın Anlama Yetisi Üzerine Bir Soruşturma

  "Harikaların inanılırlıklarını azaltan bir dördüncü sebep olarak şunu ekleyebilirim: hiçbir harikada, hatta acıkça ortaya çıkarılmış olanlar da bile, bir tanıklık yoktur ki, sınırsız sayıda tanık tarafından aksi söylenmesin; öyle ki, mucize, tanıklığın inanırlığını yok etmekle kalmaz, tanıklık da kendi kendini yok eder. Bunu daha anlaşılır kılmak için şunu düşünelim: din konularında farklı olan her... Okumaya Devam et →

J. R. R. Tolkien – Hobbit (Şiir 1)

  “Kırın bardakları ve çatlatın tabakları Bükün bıçakları ve eğin çatalları Nefret eder Bilbo Baggins bundan- Kırıp Şişeleri mantarları yakmanızdan!   Kesin örtüyü ve basın yerdeki yağa! Dökün sütü kilerin ortasına! Bırakın kemikleri yatak odasındaki halıda! Sıçratın şarabı her bir kapıya!   Atın kaseleri kaynayan çanağa, Ufalayın topunu kalın bir sopayla Bitince işiniz, sağlam bir... Okumaya Devam et →

J. R. R. Tolkien – Roverandom

  "Mew hafifçe bağırdı ve gagasıyla yerde yatan bir odun parçasına vurdu. Odun parçası dümdüz yükseldi hemn ve Psamathos'un sol kulağı çıktı. Ardından diğer kulak ve büyücünün çirkin kafasının ve boynunun geri kalanı belirdi.    'Siz ikiniz günün bu saatinde ne istiyorsunuz?' diye homurdandı Psamathos. ' En sevdiğim uyku saatim bu.'    'Görüyorum ki, sen... Okumaya Devam et →

Sevmek Güzel Meslek sergisi, sanatçının ilk eserinden son eserine her döneminden eserleri kapsıyor. Serginin en önemli özelliklerinden birisi bugüne kadar yapılmış en kapsamlı Bedri Rahmi Eyüboğlu retrospektif sergisi olmasıdır. Bir başka ayrıcalık ise sergide ilk defa sanatseverlerin karşısına çıkacak eserlerin mevcut olmasıdır. Sergide ayrıca sanatçının mektupları, fotoğrafları, özel eşyaları, farklı disiplinlerde yaptığı eserleri yer alıyor.... Okumaya Devam et →

J. R. R. Tolkien – Silmarillion

"Mirkwood'da daha ilk gölgelerin hissedildiği sırada, Ortadünya'nın batısında, insanların Sihirbazlar dediği Istari beliriverdi. O dönemde, limanlarda yaşayan Cirdan dışında hiç kimse nereden geldiklerini bilmiyordu; Cirdan ise, denizin öte yanından geldiklerini sadece Elrond'a ve Galadriel'e açıkladı. Ama sonradan Elfler arasında, Batı'nın Efendilerinin onları haberci olarak gönderdikleri konuşuldu; Sauron yeniden ortaya çıktığı takdirde, gücünün karşısında duracak, Elflere,... Okumaya Devam et →

Bilimin Birliği Ne Demek?

"[İng. the unity of science; Fr. l'unite de la science]. Mantıkçı pozitivistler ve özellikle de Otto Neurath tarafından geliştirilen birlikli bilim ideali veya formel ve sosyal bilimler de dahil olmak üzere, tüm bilimlerin tek bir bilime indirgenmesi gerektiği tezi. Mantıkçı pozitivistler tarafından lnternational Encylopedia of Unified Science adlı ansiklopedide ifade edilen bu görüş, bilimin birliğini... Okumaya Devam et →

J. R. R. Tolkien – Kralın Dönüşü Yüzüklerin Efendisi III

  “Heyetin başında uzun boylu, kem bir suret kara bir ata binmiş geliyordu, eğer bindiği bir at idiyse tabii; çünkü çok iri ve korkunçtu, yüzü korkunç bir maske, daha çok canlı bir kellenin kafatası gibi bir şeydi; gözlerinin çukurlarında ve burun deliklerinde alevler yanıyordu. Binici tamamen siyahi giysilerle bürünmüştü ve yüksek miğferi de siyahtı; yine... Okumaya Devam et →

Apeiron Ne Demek?

"İlkçağ Yunan felsefesinde, evrenin sonlu ya da sınırlı olduğuna inanan Platon, Aristoteles gibi filozoflar dışında, evrenin sınırsızlığını savunan Anaximandros, Anaximenes, Ksenophanes, Melissos ve Demokritas gibi filozoflarda geçen sınırsızlık düşüncesini ifade eden Yunanca terim. Apeiron, ayrıca evrenin kendisinden meydana geldiği ilk maddeyi, ya da arkeyi arayan Milet Okulu'nda, suyu arke yapan Thales'i... ... Anaximandros'un nicelik bakımından... Okumaya Devam et →

J. R. R. Tolkien – İki Kule Yüzüklerin Efendisi II

  “Yavaş yavaş tekrar oturdu Theoden, sanki yorgunluk Gandalf’ın iradesine karşı çıkarak yeniden onu ele geçirmek için mücadele edermiş gibi. Dönüp büyük konağa baktı. ‘Heyhat!’ dedi, ‘bu kem günler benim olsun da bana, barışı hak ettiğim şu kocamış günlerimde denk gelsin. Yiğit Boromir’e ne yazık! Gençler yok oluyor, yaşlılar sağ kalıp kuruyor.’ Dizlerini buruşuk elleriyle... Okumaya Devam et →

Göstergebilim Ne Demek?

"(semiology, semiotics) Göstergeleri ve gösterge sistemlerini inceleyen dal. Göstergebilim, Saussure'ün yapısal dilbilimine çok şey borçludur ve 1970'lerde yapısalcılığın yükselişinin bir parçası olarak gelişmiştir. Özellikle ideoloji konusunda çalışan sosyologlar -bilhassa Marksist veya feminist arka plana sahip olanları- açısından son derece çekici olmuştur. Gösterge kavramı Saussure'den (Genel Dilbilim Dersleri) [Course in General Linguistics], 1916) alınmıştır. Gösterge, gösteren... Okumaya Devam et →

Arketip Ne Demek?

"[Yun. arkhetypos;. Lat. arkhetypus; Os. nümunei asli; ing. archetype; Fr. archetype; Al. archetyp]. Model, örnek. 1 Platon'da, duyusal dünyadaki şeylerin, maddi olmayan, değişmeyen ezeli -ebedi modeli. Yetkinlikten yoksun, gelip geçici şeylerin kendisinden pay aldıkları, kendisine göre biçimlendikleri örnek model, ezeli ve ebedi ilke. İdea. 2 Özellikle empirist felsefede, idelerimizin upuygun olabilmeleri için, kendisine uymak durumunda... Okumaya Devam et →

Erek Ne Demek?

"(fr. fin; alm. Ende, Zwec; ing. end, purpose). Ulaşılmak istenen nokta. Gerçekleştirilmesi düşünülen amaç. Yönelinen bir son nokta. Her erek bir tasarımın sonucudur ve ulaşılması bir sınırı belirler. Latincede finiş ‘sınır’ demektir. Kendinde erek, Kant felsefesinde öznel ya da göreli ereğe karşıt olarak nesnel ya da zorunlu erektir. Öznel ya da bireysel ereğin evrensel bir... Okumaya Devam et →

J. R. R. Tolkien – Yüzük Kardeşliği Yüzüklerin Efendisi I

  "Aslında üç ayrı Amaç nedeniyle! Her şeyden önce, hepinizden ne kadar çok hoşlandığımı, yüz on bir yılın böylesine mükemmel ve şayanı takdir hobbitler arasında yaşamak için çok kısa bir süre olduğunu söylemek için. Müthiş bir onay galeyanı.    İçinizden en az yarısını, arzuladığımın yarısı kadar bile tanımıyorum; ve yarınızdan azını hak ettiğinizin ancak yarısı... Okumaya Devam et →

Görenekler Ne Demek?

"(customs) Görenekler, toplumlarda yerleşik olarak görülen düşünme ve hareket etme biçimlerini yansıtır. Görenekler konusu çeşitli düzeylerde incelenmiştir. Etnografik açıklamalarda günlük yaşamın tekdüze yönleri ayrıntılı olarak resmedilir. Daha karmaşık bir düzeyde ise, bu rutin alışkanlıklarda içerili olan kurallar analiz edilip, tekrarlanan hareketi erdeki kültürel kalıplar ortaya konabilir. Son olarak, görenek bütün bir kültürün ya da bir... Okumaya Devam et →

Apagoge Ne Demek?

"Aristoteles mantığında, büyük öncülü kesin, fakat küçük öncülü yalnızca olağan olan bir tasıma; bir sonucun geçerliliğini, söz konusu sonucun çelişiğinin doğru olduğunu kabul ederek ve bundan olanaksız ya da kabul edilemez sonuçların çıktığını göstererek kanıtlayan, dolaylı bir kanıtlama yöntemine verilen ad" (s. 64).   Cevizci, Ahmet (1999). Paradigma Felsefe Sözlüğü, Paradigma Yayınları, İstanbul.

Duyumculuk Ne Demek?

" (fr. sensualisme; alm. Sensualismus; ing. sensualism). Tüm bilgilerimizin duyumlardan geldiğini bildiren deneyci öğreti. Buna göre duyular bilginin gerekli ve yeterli koşuludur. Biz en soyut bilgilerimizi bile duyumardan elde ederiz. Duyumcu bakış açısı XVIII. yüzyıla kadar yoktur, çünkü duyguyla duyumun birbirinden ayrılması bu yüzyıldan sonra başlar. Duyumda dış uyarı, duyguda bir sunum söz konusudur. Yüzümüze çarpan rüzgarı... Okumaya Devam et →

J. B. Bury – Fikir ve Söz Hürriyeti

  "Avrupa'da ammenin düşüncesi din ve devlet ayrılığını kabul edecek derecede olgunlaşmış değildi, nitekim en nüfuzlu dini heyetlerin hepsi de tolerans prensipini kötü bir ahlaksızlık gibi görmekte idiler. Halbuki dini devletten ayırma esası, onyedinci asırda Atlantikin öbür tarafında, Yeni Dünyanın bir köşesinde tatbik sahasına çıkarılıverdi. İngiliz Kilisesi ile devletinin toleranssızlığından kaçan Puritanlar Şimali Amerika'da New... Okumaya Devam et →

Getto Ne Demek?

"(ghetto) Dezavantajlı konumdaki grupların bir bölgede toplanmasıyla nitelenen bir kent içi alan. Getto terimi genellikle etnik gruplarla (örneğin, siyah Kuzey Amerikalılar) bağıntılı olarak kullanılmaktadır ve ilk kez Avrupa'daki kentleşmiş Yahudi topluluklarını anlatmak için başvurulmuştur. Bu alandaki klasik araştırma, gettonun hem sosyal psikolojik bir fenomen, hem de ekolojik bir fenomen olarak anlaşılabileceğini ileri süren, çünkü gettonun... Okumaya Devam et →

Arzu Felsefesi Ne Demek?

"[İng. philosophy of desire; Fr. philosophie du desire]. Çağdaş Düşünürler Deleuze ve Guattari'nin, arzuyu, genel bir rasyonalizasyon süreci içinde, bilinç lehine bastıran modern düşünnceye karşı geliştirdikleri, olumlu ve üretken bir güç olarak değerlendirilen arzunun serbest bırakılmasını, akışkanlığının ve üretkenliğinin sağlanmasını amaçlayan felsefeleri. Geleneksel rasyonalist şemaların arzunun üretken akışını önlediklerini, arzuyu istikrarlı hale getirip sabitleyen, yaratıcı... Okumaya Devam et →

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑