" (fr. nativisme; alm. Nativismus; ing. nativism). Bilgilerimizin doğuştan geldiğini öne süren öğreti. Zihinde deneyle elde edilen bilgilerden önce doğuştan gelen bilgilerin bulunduğunu ileri süren öğreti. Doğuştancılık klasik usçuluğun temelinde yer alır. Doğuştancılar, deneyci bakış açısına tam karşıt bir tutum içinde, dünyaya gelen bireyin zihnini bir tabula rasa olarak görmezler. Onlara göre zihin önsel yani a... Okumaya Devam et →
J. R. R. Tolkien – Hobbit
"Topraktaki bir oyunta bir hobbit yaşardı. Solucan kuyruklarıyla ve sulu çamur kokusuyla dolu, iğrenç, pis, ıslak bir oyuk değil, oturacak veya yemek yiyecek bir yeri olmayan kuru, çıplak, kumlu bir oyuk da değil: Bir hobbit kovuğuydu ve bu da konfor demekti" (s. 7). Tolkien J. R. R. (2011). Hobbit, (çev. Gamze Sarı), İthaki Yayınları,... Okumaya Devam et →
Gerontokrasi (Yaşlılar Hakimiyeti) Ne Demek?
"(gerontocracy) Yaşlı erkeklerin egemen olmasını anlatan gerontokrasi terimi, sosyal antropologlar tarafından 1930'lu yıllarda, Afrika'da Sahra'nın güneyindeki, toplumsal tabakalaşmanın yaş gruplarına veya katmanlarına dayandığı, kamusal rollerin yaş katmanlarına (ve toplumsal cinsiyete) göre dağıtıldığı, yönetim fonksiyonlarının en ileri yaş grubuna verildiği bazı toplumları tarif etmek amacıyla kullanılmıştır. Gerontokrasi terimi şimdi daha genel olarak, en üst düzeydeki karar... Okumaya Devam et →
Araçsal Akılcılık Ne Demek?
"[lng. instrumental rationalism; Fr. rationalisme instrumental] Amaçların belirlenmesiyle, amaçların rasyonalitesi ya da geçerliliğiyle değil de, salt belirli ya da daha önceden belirlenmiş amaçlara en iyi ve emin bir biçimde nasıl ulaşılacağıyla ilgili olan, verilmiş amaçlara ulaşmanın en etkili yollarının seçimi üzerinde duran akılcılık türü. Daha çok Frankfurt Okulu düşünürlerinin Aydınlanmaya ve modernliğe ilişkin eleştiri ve değerlendirmelerinin... Okumaya Devam et →
Doğurtma Ne Demek?
"(yun. maieutike; fr. maieutique; alm. Maieutik; ing. maieutics). Buldurarak düşündürme yöntemi. Sokrates’in düzenli sorular sorarak doğruyu karşıdakine buldurma yöntemi. Doğurtma Sokrates’in uyguladığı tartışma yönteminin bir parçasıdır. Bu yöntemle Sokrates konuştuğu insanların tartışma sırasında bilgi ortaya koymalarını, doğurmalarını sağlar. Bu bir bakıma insanın zihninde taşıdığı ama var olduğunu bilmediği bilgiye ulaşmasıdır. Tartışmada önce karşısındakini açmazlara düşüren ve onu... Okumaya Devam et →
William Shakespeare – Soneler
XLIII "Apaçık görüyorum gözlerimi yumunca. Bütün gün gördüklerim taşımaz hiçbir değer, Ama düşlerde hep sen varsın uyku boyunca; Göz karanlıkla ışır, karanlıkları deler. Başka bütün gölgeler, gölgende ışık bulur; Bedeninin gölgesi mutluluğu gösterir Işıl ışıl gündüze saçarak daha çok nur, Senin Gölgen nasıl da kör gözlere fer verir. Gözlerim kutlu olur seni seyrettikçe ben,... Okumaya Devam et →
Fundamentalizm (Dinsel) Ne Demek?
"(fundamentalism -religious) Bildirilmiş dinin temel metinlerine ya da 'temeller'ine (fundamentals) geri dönmeyi isteyen bir hareket ya da inanç. Dolayısıyla fundamentalizm, dinde modernizm ve liberalizme zıt bir çizgidir. Fundamentalizm terimi, 1920'lerden beri Hıristiyanlık içindeki Protestan eğilimler ve son zamanlarda İslamiyet içindeki eğilimler söz konusu olduğunda kullanılmaktadır. Teolojik bir nitelik taşımasına rağmen, genellikle toplumsal reform ve siyasal iktidarın... Okumaya Devam et →
Antropomorfizm Ne Demek?
"[Os. ademperestlik; İng. antropomorphism; Fr. antropomorphisme; Al. antropomorphismus]. İnsanbiçimcilik. 1 Yunanca insan anlamına gelen anthropos ve biçim, şekil anlamına gelen morphe sözcüklerinden türetilmiş olan antropomorfizm, genel olarak insana ait özelliklerin insan dışındaki varlıklara yüklenmesini ifade eder. 2 Antropomorfizm daha özel olarak da, Tanrı'nın tanrıların ya da doğal güçlerin insan şekline ve insanın niteliklerine sahip olduğunu... Okumaya Devam et →
Demiurgos Ne Demek?
"(yun. söz.) Platon, Timaios diyaloğunda Demiurgos’u evrenin kurucu etkeni olarak tanımladı. Demos, halk; ergon, iş’den gelen Demiurgos, halk için çalışan demektir. Plotinos’da Demiurgos evrenin ruhu anlamındadır" (s. 123). Timuçin, Afşar (2004). Felsefe Sözlüğü, Bulut Yayınları, İstanbul.
Halil Cibran – Asi Ruhlar
Günahkar Halil'den... "Saik Abbas gence baktı ve gök gürlemesi gibi bir sesle sordu: 'Adın ne?' Genç adam cevap verdi: 'Halil.' Saik Abbas devam etti: 'Akrabaların kimlerdir, nerede doğdun?' Kendisine kin dolu gözlerle ve alaycı bakışlarla bakan köylülere dönen Halil şöyle dedi: 'Halkım ve ailem yoksullar ve haksızlığa uğrayanlardır, doğum yerim bu geniş ülke... Okumaya Devam et →
Antilogia Ne Demek?
"Sofistlerde ve özellikle de Pironcularda, her sav ya da iddianın, her kanıtın karşısına aynı derecede kuvvetli ve önemli karşıt bir iddianın, kanıtın getirilebildiği düşüncesinden hareketle, çeşitli sav ve iddiaların zihinde bir dengeye ulaşması ve her tür iddianın ortadan kalkışı durumu için kullanılan terim" (s. 60). Cevizci, Ahmet (1999). Paradigma Felsefe Sözlüğü, Paradigma Yayınları, İstanbul.
Dasein Ne Demek?
" (alm. söz. da, orada; sein, olmak’dan). Varoluşçu felsefede, özellikle Heidegger’de tekil ve somut bir varlık olarak insan ya da bu insanın varoluşu. 'Dasein'ı ilk olarak Heidegger Sein und Zeit' de (Varlık ve zaman) kullandı. Bu terim insanın dünyadaki etkin varoluşunu belirler. Buna göre, insan herhangi bir nesne değildir, bir insanın başka insanlarla bulunması bir taşın... Okumaya Devam et →
Natan ha-BAVLİ – Dünyanın Kısa Tarihi
İslami Dönemde Kaleme Alınan İlk İbranice Kronik. (orj. adı: Seder 'Olam Zuta - סדר עולם זוטא) "Adem'den Tufan'a kadar 1656; Tufan'dan Dağılış'a (Haflaga) kadar 340; Dağılış'tan İshak'ın doğumuna kadar 52 yıldır. İshak'ın doğumundan İsrailoğulları'nın Mısır'dan çıkışına kadar 400 yıl; İsrailoğulları'nın çölde kalış süresi 40 yıldır. Filistin'e yerleşip oradan sürgün edilinceye kadar geçen süre 800... Okumaya Devam et →
Theodor W. Adorno ve Max Horkheimer – Teori ve Pratik Üzerine Bir Tartışma (1956)
"Horkheimer- Teorimiz pratiğe artık doğrudan hizmet etmese, pratikle arasındaki bağ tamamen karanlık olsa da, öyle veya böyle pratiğe yine de hizmet edeceğini söyleyebiliriz. Düşünce çok ciddi bir anlamda yönünü kaybetti. Felsefe bu bakımdandan sanattan ayrılıyor. Felsefi bir bağlamda dünyanın adaletsizliğinden ve yalancılığından bahsederken, dünya adaletsiz ve yalancı olmadığını, çünkü başka bir alternatifi bulunmadığını, sadece... Okumaya Devam et →
Gelenek, Gelenekler Ne Demek?
"(tradition, traditions) Belirli davranışsal norm ve değerleri benimseyip aşılayan, gerçek ya da hayali bir geçmişle süreklilik gösteren ve genellikle yaygın biçimde benimsenen ritüeller ya da başka sembolik davranış biçimleriyle ilişkili toplumsal pratikler kümesi. Yapılan araştırmalar, halkın uzun bir geçmişi olduğunu sandığı pek çok geleneğin aslında görece yakın dönemlere ait icatlar olduğunu açıklığa kavuşturmuştur" (s. 258-259). ... Okumaya Devam et →
Antagonizm Ne Demek?
"[ing. antagonism; Fr. antagonisme]. Kişiler, kurumlar, toplumsal grup ya da sınıflar, öğreti ya da ideolojiler arasında söz konusu olan uzlaşmaz, üstesinden gelinemez çelişki ya da karşıtlık durumu için kullanılan terim. İki süreç, yapı ya da organizma arasında ortaya çıkan ve eylemlerinin sonuçlarının birbirlerine tümüyle karşıt olmasıyla belirlenen uyuşmazlık ya da çatışma durumunu ifade eden sözcük"... Okumaya Devam et →
Çilecilik Ne Demek?
" (fr. ascétisme; alm. Asketih; ing. ascetism). Tanrı’ya ulaşmak yolunda hazlardan kaçışı ve acıya yönelişi öngören dinsel tutum. Hazların ve acıların üstüne çıkarak, yaşamsal gereksinmeleri en az ölçülerde karşılayarak ruh yüceliğine ulaşmayı öngören ahlak yöntemi. Çilecilik gizemli dinsel yaşamın zorunlu bir uygulaması gibidir ve tüm bedensel ya da duyumsal hazlardan kaçışı, tüm dünya işlerini bir... Okumaya Devam et →
Fârâbî – Kitabu’l Burhân
" [Öğretim] Öğretme, insanın yaptığı ve bununla başkasında bir şeyin bilgisinin meydana gelmesini amaçladığı veya başkasında herhangi bir fiile kaynaklık edecek alışkanlığa dayalı (i'tiyâdî) bir melekenin meydana gelmesini amaçladığı her bir fiil hakkında gerçekleşir. Âdeti, insan ve çoğu hayvan sınıfı kabul eder. Fakat alışkanlığın (i'tiyâd) iki anlamı arasında farklılık vardır. Öyle görünüyor ki 'alışkanlık'... Okumaya Devam et →
Çoğulculuk ya da Çokculuk Ne Demek?
“(fr. pluralisme; alm. Pluralismus; ing. puluralism). Evreni oluşturan varlıkların çok olduğunu, bunların tek bir kaynaktan gelmediğini bildiren öğreti. Tekçiliğin karşıtı olan bu öğretiye göre dünyayı oluşturan varlıklar bireysel ve bağımsız varlıklardır, bunları mutlak bir gerçekliğin biçimleri olarak almamak gerekir, bunlar tek bir kurucu ilkeye indirgenemezler” (s. 111). Timuçin, Afşar (2004). Felsefe Sözlüğü, Bulut Yayınları, İstanbul.
Montaigne – Denemeler
Montaigne'in kendini tarifi ve Okuyucuya mektubu: "Orta boydan biraz daha kısayım ve bu eksiklik yalnız çürkün olmayıp, özellikle yöneticilik niteliğinde olanlar için bir kayıptır aynı zamanda. Çünkü böyle bir makamın saygınlığı için gereken beden soyluluğundan yoksunluk söz konusudur. Caius Marius 1.80'den kısa boylu olanları askere almazdı. Ben de olsam bir asker beklenen boydan yoksunsa,... Okumaya Devam et →
Bertrand Russell – Dış Dünya Üzerine Bilgimiz
"Dolaysız veriler dünyasında hiçbir şey sürekli değildir, dağlar gibi, oldukça sürekli gibi gördüğümüz şeyler bile, ancak biz onlara bakarken veri olurlar ve başka zamanlardaki varoluşları dolaysız veri değildir. Her şeyi kaplayan bir uzam verilmişse de, uzamsal denebilecek değişik duyulara göre her kişi için birçok uzamlar vardır. Deney bize bunlardan bağlılaşım yoluyla bir uzam elde... Okumaya Devam et →
Fizyokratlar ya da Fizyokrat Düşünce Ne Demek?
“(Physiocrats, Physiocratic Thought) Fransız siyasal iktisatçı Francois Quesnay (1694-1774) ve aynı eğilimdeki başka iktisatçıların yazılarıyla ilişkilendirilen bir toplum kuramı okulu. Fizyokrat düşünce Adam Smith ve Kari Marx üzerinde bıraktığı (merak uyandıracak kadar eşit ölçüde) etkisinden dolayı, esas olarak sosyologların ilgi alanındadır. Fizyokratlar, zenginliğin mübadeleden kaynaklandığını öngören merkantilist inancı eleştirmiş ve gelişmiş çiftçilik teknikleri, mali reform... Okumaya Devam et →
Cogito Ne Demek?
“(‘Düşünüyorum’ anlamında lat. söz; Cogito ergo sum’un kısaltılmışı). Descartes ‘ın yönemli kuşkudan sonra ya da yöntemli kuşkuyla ulaştığı varlık deneyi. Descartes varlığı kanıtlamak için kuşkudan yola çıkar: her şeyden kuşkuya düşebileceğini, ama kuşkulanan ben’den kuşkuya düşemeyeceğini görür. Böylece Cogito ergo sum (düşünüyorum öyleyse varım) ilkesine ulaşır. Descartes önce ‘Gördüğüm her şeyi yalan sayayım: (...) hiçbir... Okumaya Devam et →
Analitik Felsefe Ne Demek?
"[ing. analytical philosophy; Fr. philosophie analytique ]. 20. yüzyılda özellikle İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri'nde çok etkili olan ve dil üzerinde yoğunlaşarak, olgulara ya da anlamlara uygun düşecek en iyi ve en dakik mantıksal formu bulmak için, tümceleri ya da kavramları veya dilsel ifadeleri analiz etme işiyle uğraşan felsefi akım; felsefenin, kendi alanı içine giren... Okumaya Devam et →
David Hume – İnsanın Anlama Yetisi Üzerine Bir Soruşturma
"... her etki nedeninden ayrı bir olaydır. Bu yüzden de nedende bulunamaz ve etkinin başlangıçta a priori uydurulması ya da kurulması tümüyle rastgele olmak zorundadır. Ve akla geldikten sonra bile, akla aynı ölçüde tutarlı ve tabii görünecek başka birçok etki olacağına göre, etkinin nedenle bir arada olması da eşit derecede rastgele görünmek zorundadır. Öyleyse... Okumaya Devam et →
Fordizm Ne Demek?
“(fordism) Antonio Gramsci'nin tanımladığı şekliyle Fordizm, ileri kapitalizmin tipik özelliği olacağı düşünülen ve Henry Ford'un seri otomobil üretimi sistemiyle örneklenen bir üretim organizasyonunun karşılığıdır. Fordist üretim organizasyonu, hareketli bir montaj hattını, standartlaştırılmış çıktıları ve düşük fiyatların, yüksek ücretlerin, reklam ve tüketici kredisinin bir araya gelerek teşvik ettiği talebi kapsadığından, emeğin yönetilmesini, üretimin ve pazarlamanın daha... Okumaya Devam et →
Canlıcılık Ne Demek?
“(fr. animisme; alm. Animismus; ing. animisim). Her şeyde canlılık bulan öğreti. Düşünsel ve bedensel yaşamın ilkesi olarak tek bir ruhu benimseyen, böylece nesnelerde de insan ruhsallığına benzer bir ruhsallık bulan öğreti. Bu öğreti insanlığın tarihi kadar eski olan bir düşünce biçimine dayanır. Canlıcılık ruhun varlığını benimsemekle kalmaz, canlılığı madde dünyasına da götürür ve bu ikinci... Okumaya Devam et →
Alman Tarih Okulu Ne Demek?
"(İng. German school of h,story; Fr. Ecole d'histoire allemande). Kökeni ve gelişimi açısından Herder'e bağlı olan ve seçkin temsilcileri arasında, von Humbolt ve Sybel bulunan tarih okulu. İlerlemenin bir tarih kategorisi olmadığını dile getirerek, tarihin aklın gerçekleşme alanı olduğu düşüncesine ve dolayısıyla Hegelci tarihi determinizm görüşüne karşı çıkan okul, tarih bilgisinin, bir halkın kendisiyle ilgili... Okumaya Devam et →
Friedrich Schiller – Bir Eğitim Ülküsü Olarak Ruh Yüceliği
"Bu yeryüzünde hayat boyu bize eşlik etmesi için tabiat bize iki daimon armağan etmiştir. Bunlardan munis ve çekici olan ilki, neşeli oyunlarıyla zahmetli meşakkatli olan yolculuğumuzu kısaltır; bizim için zorunluluğun zincirlerini/prangalarını hafifletir, neşeyle ve sevinçle bizi en tehlikeli yerlere götürür, orada biz saf ruhlar gibi hareket eder, ve hakikat bilgisiyle ve vazife ifasıyla maddi... Okumaya Devam et →