Martin Heidegger – Sanat Eserinin Kökeni

"Eserler müzelerde ve sergilerde böyle durur. Acaba bunlar kendisinde, kendisi oldukları eserler midir veya sanat ticaretinin malları mıdırlar? Eser, kamusal ve bireysel sanat zevklerini tatmin için sunulmuştur. Resmi makamlar eserlerin bakımı ve saklanması görevini üstlenirler. Sanat uzmanları ve görevlileri sanatla uğraşırlar. Sanat ticareti ise bunları pazarlamaya uğraşır. Sanat tarihi araştırmaları eserleri bir bilim dalının konusu kılar. Acaba bu zengin uğraşta eserlerle karşılaşabilir miyiz? Münih... Okumaya Devam et →

Albert Camus – Sisifos Söyleni

  "Tanrılar Sisifos'u bir kayayı durmamacasına bir dağın tepesine kadar yuvarlayıp çıkarmaya mahkum etmişlerdi; Sisifos kayayı tepeye kadar getirecek, kaya tepeye gelince kendi ağırlığıyla yeniden aşağı düşecekti hep. Yararsız ve umutsuz çabadan daha korkunç bir ceza olmadığını düşünmüşlerdi, o kadar haksız da sayılmazlardı. ...Sisifos'un uyumsuz bir kahraman olduğu şimdiden anlaşılmıştır. Tutkularıyla olduğu kadar sıkıntısıyla da... Okumaya Devam et →

George Orwell – Kitaplar ve Sigaralar

"Totaliter devlet, ihtiyaç duyduğu için şimdilik bilim insanlarına hoşgörüyle yaklaşıyor. Nazi Almanya'sında dahi Yahudi olmayan bilim insanlarına görece iyi davranılıyordu ve bir bütün olarak Alman bilim camiası Hitler'e karşı direniş göstermedi. Kısmen liberal düşünce alışkanlıklarının kolayca aşılamaması, kısmen de savaş hazırlığı ihtiyacı nedeniyle tarihin bu aşamasında en zorba hükümdar bile fiziksel gerçekliği dikkate almak zorunda.... Okumaya Devam et →

Ernest Mandel – Marx’ın İktisadi Düşüncesinin Oluşumu

  "Marx'da kapitalizm asla sadece artık değerin özel mülk edinilmesi ile tanımlanmamıştır; hatta Engels, devletin, artık değeri bir bütün olarak burjuvazinin yararına mülk edindiği bir durumu imgeler; ama bu kapitalizmin ortadan kalktığı anlamına gelmez.* Sermayenin Marxist teorisi kapitalizmi, üretim araçlarının sermayeye ve iş gücünün metaya dönüşmesiyle, yani meta üretiminin genelleşmesiyle tanımlar. Üretim araçlarının meta olmaya... Okumaya Devam et →

Yaşam Atılımı Ne Demek?

"[Fr. elan vital] [Es.T. hayat hamlesi]: (Bergson'da) Yaşam ileri götüren güç; yaşamın her türlü gelişmesinde kendini belirten, yaratmadan yaratmaya sıçramayı sağlayan güç, evrenin ana, temel gücü. // Bergson bu terimi 'Yaratıcı Evrim' adlı yapıtında kullanmıştır" (s. 185).   Akarsu, Bedia (1975). Felsefe Terimleri Sözlüğü, Türk Dil Kurumu Yayınları, Ankara.     Görsel Kaynak

Jean Baudrillard – Simülakrlar ve Simülasyon

  "Simülasyon her zaman gerçekten daha etkilidir. Nükleer bir felaket simülasyonu bu evrensel ve bildik caydırma girişiminin gizli stratejik nedenidir. Amacı halkları salt bir güvenlik ideolojisi ve disiplini doğrultusunda yönlendirebilmek, onları çatlak ve kaçak metafiziğine uygun hale getirmektir. Bunun için çatlağın bir kurmacaya dönüştürülmesi gerekmektedir. Çünkü gerçek bir felaket şeylerde gecikmeye neden olabilir. Dışa dönük... Okumaya Devam et →

Saltık Ne Demek?

"[Alm. absolut] [Fr. absolu] [İng. absolute] [Lat . absolutus = çözük] [Es. T. mutlak]: 1- Kendi başına var olan; hiç bir şeyle bağlı olmayan; bağımsız, koşulsuz. 2- Hiç bir şeyle sınırlanmayan. 3- Başka bir şeye ilintisi olmayan. 4- (Fizikötesi anlamda) Gerçekte olduğu gibi düşüncede de hiç bir başka şeyle bağlı olmayan ve varlık nedenini kendinde... Okumaya Devam et →

Peripatetikler Ne Demek?

"[Alm. Peripatetiker] [Fr. peripateticien] [İng. Peripatetics] [Yun. peripatetikos = gezinenler] [Es. T. Meşaiyun]: Aristoteles'in yandaş ve öğrencileri. // Aristoteles felsefe tartışmalarını ve konuşmalarını bir aşağı bir yukarı gezinerek yaptığı için, okulu Peripatos adını almıştır" (s. 141).   Akarsu, Bedia (1975). Felsefe Terimleri Sözlüğü, Türk Dil Kurumu Yayınları, Ankara.

Theodor W. Adorno – Rüya Kayıtları

"Los Angeles, Kasım 1942 Babamla Londra'dayız; hava saldırısı alarmları çalmaya başlıyor. W 2 metro hattıyla kent merkezine gidiyoruz ve her şey metro treninin Lancaster Gate'ten Tottenham Court Road'a hiç durmadan, çok hızlı gitmesi yüzünden oluyor. Tottenham Court Road'da bütün yolcular trenden iniyor. Her tarafta üzerinde PANİK yazan büyük kağıtlar, daha doğrusu pankartlar dağıtılıyor. Sanki insanlardan paniğe... Okumaya Devam et →

Ortakduyu Ne Demek?

"[Alm. Gemeinsinn] [Fr. sens commun] [İng. common sense] [Lat. sensus communis] [Yun. koine aisthesis] [Es. T. hiss-i müşterek]: 1- (Aristoteles ve skolastik felsefede) Çeşitli duyu organlarının verilerini birleştiren, başka bir deyişle, aynı nesneden duyuların her biri ile alınan türlü duyumları düzenleştirerek o nesneyi tek ve aynı nesne olarak algılanır kılan yeti. 2- a. Belli bir... Okumaya Devam et →

Organon Ne Demek?

"(Yun.): Alet, araç  Aristoteles'in mantıkla ilgili yaptıklarının bütününe verilen ad. Aristoteles'in kendisinin mantık için kullandığı terim 'analitik'tir. Aristoteles'te mantık doğru düşünmenin yöntemi ve sanatı, bilimlerin yöntemidir. Organon denmesinin nedeni de bu anlamla ilgili: Doğru düşünmenin aleti; bilimsel bilgiye götüren araç" (s. 129).   Akarsu, Bedia (1975). Felsefe Terimleri Sözlüğü, Türk Dil Kurumu Yayınları, Ankara.

Monad Ne Demek?

"[Alm., Fr., İng. Monade] [Yun. monas=bir olan]: 1- (Eski Yunan felsefesinde) Bölünmez birlik (Ptaton'da idea). 2- (Giordano Bruno'da) Fiziksel ve ruhsal gerçekliğin öğelerinden her biri. 3- (Leibniz'de) Artık bölünemez bir birlik olan sonsuz sayıdaki tözlerin her biri" (s. 122).   Akarsu, Bedia (1975). Felsefe Terimleri Sözlüğü, Türk Dil Kurumu Yayınları, Ankara.

Walter Benjamin – Pasajlar

  "Gerek malın, gerekse onu çevreleyen eğlence atmosferinin görkeminin baş tacı edilmesi, Grandville'in sanatının gizli temasıdır.* Bu sanatın ütopik ve kinik öğeleri arasındaki ayrılık, bu temadan kaynaklanan bir durumdur. Grandville'in sanatında cansız nesneler betimlenirken kılı kırk yararcasına ayrıntıya inilmesi, Marx'ın malın "tanrıbilimsel kökenli olumsuz özellikleri" diye adlandırdığı olguya uygun düşer. Bu özellikler, "spécialité"de açık seçik... Okumaya Devam et →

Mathexis Ne Demek?

"(Yun.): Pay alma, katılma. Platon'un -> idea öğretisinde algılanan nesnelerin idealarla olan ilişkisini belirlemede kullandığı terim: Nesneler ideaya-bu gerçek varlığa- katılmakla, ondan pay almakla belli bir şey olurlar" (s. 121).   Akarsu, Bedia (1975). Felsefe Terimleri Sözlüğü, Türk Dil Kurumu Yayınları, Ankara.

Koşulsuz Buyruk Ne Demek?

"[Alm. kategorischer Imperativ] [Fr. impéraratif catégorique] [Es. T. mutlak emir]: Hiç bir koşula bağlı olmayan, salt olan; bir eylemi başka herhangi bir erekle bağlılık kurmadan, yalnızca kendisi için, nesnel zorunlu olarak buyuran, anlamı doğrudan doğruya kendisinde olan buyruk. // Koşulsuz buyruk (kategorik imperatif) eylemin kendisine uyacağı ilke ve biçimi saptar. Bunu da Kant şöyle anlatır:... Okumaya Devam et →

Kendinde Şey Ne Demek?

"[Alm. Ding an sich] [Fr. chose en soi] [İng. thing in itself] [Es. T. bizatihi şey]: Bilen özneden, bilinçten bağımsız olarak kendi başına var olan, deneyin ötesinde bulunan, şey. Bu anlamda: 1- (Aristoteles'te ve skolastik felsefede) -> Tözle eşanlamlı, 2- (Kant'ta) -> Noumenon"la eşanlamlı, düşünceden bağımsız olarak var olan. Bize verilmiş olan, şeyin yalnızca görünüşüdür,... Okumaya Devam et →

Theodore Sturgeon – İnsandan Öte

  "Bu tahrik değildi, birlikte yenilen yemeklerin yakınlığı, yürüyüşler, paylaşılan uzun sessizlikler, dokunmadan, cezbetmeye çalışan bir kelime olmadan. Bastırılmış ve sessiz sevişme bile özen isteyen, aç ve susuz bir şeydi. Janie bir şey istemedi. O sadece... sadece bekledi. Eğer ilgisi adamın karanlık geçmişine yönelikse pasif bir tavır içindeydi, adamın verebileceği şeylere açık değildi. Eğer istediği... Okumaya Devam et →

Alan Sokal – Şakanın Ardından

“Sonunda gerçek ortaya çıktı: kültürel çalışmalar dergisi Social Text’in İlkbahar/Yaz 1996 nüshasında yayımlanan makalem ‘Sınırları Aşmak: Kuantum Kütleçekiminin Dönüştürücü Bir Hermeneutiğine Doğru’, aslında bir paradi. Social Text editörleri ve okuyucularıyla birlikte daha geniş entelektüel çevreye de, gerekçelerimin ve gerçek görüşlerimin parodi olmayan bir açıklamasını borçlu olduğum ortada. Burada amaçlarımdan biri de Sol içinde beşeri bilimlerle... Okumaya Devam et →

Kapsam Ne Demek?

"[Alm. Ümfang. Extension] [Fr. İng. extention] [Lat. extensiv] [Es. T. şümul]: (Mantıkta) Bir kavramın ve o kavramı dile getiren terimin içerdiği varlıkların ve bireysel olayların tümü, kavram altında toplanan şeylerin tümü. // Bir yükleme konu olarak verilebilen terimler onun kapsamını gösterir. (Ör. Bütün insanlar, hayvanlar, bitkiler 'canlı' kavramının kapsamı içine girerler. Kapsam büyüdükçe içerik küçülür,... Okumaya Devam et →

Michel Foucault – Büyük Kapatılma (Seçme Yazılar 3)

  "Bentham'ın düşü olan ve bir kişinin herkesi gözleyebildiği Panopticon, özünde, burjuvazinin düşü veya düşlerinden biridir (çünkü burjuvazi çok düş kurmuştur). Bu düşü gerçekleştirdi. Belki Bentham'ın önerdiği mimari yapı biçiminde gerçekleştirmedi, fakat Bentham'ın Panopticon konusunda söylediğini hatırlamak gerekir: Bu, elbette, mimari bir biçimdir, fakat özellikle de yönetim biçimidir; zihin için zihin üzerine iktidar uygulama biçimidir. Bentham Panopticon'da iktidarın... Okumaya Devam et →

Nurettin Topçu – İsyan Ahlakı

İsyan şuurunun tahlili: “Şuurun tahlili yolunu takip ederek, adeta kaçınılmaz bir şekilde isyana vardık. Gerçekte düşüncenin, sezgiden inanca, inançtan imana doğru tabii bir oluşumunun bulunduğunu gösterdik. İmanda düşüncenin ikiye bölündüğü olgusuna dikkat çektik. Mistik iman, ayni veri içerisinde iki çeşit bilgiyi ihtiva ediyordu: Kendisi hakkında ve Allah hakkında bilgi. Düşüncenin her faaliyetinde gizlenen bu çifte... Okumaya Devam et →

İdeoloji Ne Demek?

"[Alm. Ideologie] [Fr. Idéologie] [İng. ideology] [Es.T. ilm-i suver-i akliye]: 1- Terimin yaratıcısı Destutt de Tracy'ye göre ideolji, 'ideler bilimi'dir, ideleri (geniş anlamıyla bilinç olaylarını), idelerin niteliklerini, yasalarını, gösterdikleri anlamlarla bağlantılarını ve kökenlerini inceler. 2- (Küçültücü anlamda) Gerçekliği olmayan, soyut düşüncelere dayanan kuram. 3- Kendine özgü verilere dayanarak geliştiğini sanan, gerçekte ise toplumsal ve ekonomik... Okumaya Devam et →

Henrietta Mccall – Mezopotamya Mitleri

"Atrahasis Miti ...Sümerlerin krallar listesinin bir uyarlamasına göre Atrahasis, Gılgamış Destanı'nın XI. Tableti'nde Utnapiştim'in babası olarak bahsedilen Şuruppak (şu nada Orta Mezopotamya'daki Tell Fara) kralı Ubara-Tutu'nun oğludur. Aslında Atrahasis (Çok Bilge) ve Utnapiştim (Yaşamı Buldu) İncil'de bahsedilen Nuh'un eşdeğerleridir. Ayrıca Sümerlerde bir eşdeğeri de vardır, Ziusudra (Uzun Yaşam). Yani Atrahasis eski çağların evrensel bir figürüdür.... Okumaya Devam et →

Anlak Ne Demek?

"[Alm. Intelligenz] [Fr. İng. intelligence] [Lat. intelligentia] [Es. T. zeka]: Kavrayış; anlayış; kavrama ve yargılama yetisi. Buna göre: 1- Karışık şeyleri, olayları çabuk kavrama ve kolaylıkla onlara uyma yeteneği. 2- Bilmeye yönelen yeti ve yeteneklerin toplamı (algılama, kavrama, soyutlama, kavram kurma , genelleştirme, birleştirme, sonuç çıkarma, eleştirme, yargılama, çözümleme]. a. (Duyuma karşıt olarak) Anlıkla eşanlamlı,... Okumaya Devam et →

Açık ve Seçik Ne Demek?

"[Alm. kier und deutlich] [Fr. clair et disttinc] [İng. clear end distinct] [Lat. clarus et distinctus, clare et distincte] [Es. T . vazıh ve mütemeyyiz]: (Descartes'ta) Bir bilginin doğruluğunu belirleyen ölçütler: Konusu bize doğrudan doğruya, araçsız olarak verilmiş bilgi açık; konusu başka, şeylerden ayrı, onlarla karışmamış olan bilgi de seçiktir" (s. 13)   Akarsu, Bedia... Okumaya Devam et →

Gidimli Ne Demek?

"(lat. discursus; fr. discursif, alm. diskursiv, ing. discursive). Bir önermeyi bir başka önermeden usavurma yoluyla çıkaran düşünce. Sezgisel düşüncenin tersine, önermeden önermeye geçerek yani aracı önermeler kullanarak ya da bir başka deyişle dolaylı çıkarımlar yaparak sonuca ulaşan düşünce. Gidimli düşünce adım adım, usavurmalarla ilerleyen düşüncedir" (s. 235).   Timuçin, Afşar (2004). Felsefe Sözlüğü, Bulut Yayınları, İstanbul.

Walter Benjamin – Esrar Üzerine

  "Marsilya, 29 Temmuz. Uzun bir tereddütten sonra, akşam yedide esrar içtim. Gün boyu Aix'teydim. Yüz binlerce insanın yaşadığı ama kimsenin beni tanımadığı bu şehirde, rahatsız edilmeyeceğimi bilmenin mutlak kesinliğiyle yatağımda uzanmış yatıyordum. Gene de küçük bir çocuğun ağlaması huzurumu kaçırıyor. Üç çeyrek saat geçmiştir diye düşünüyorum. Ama sadece yirmi dakika geçmiş. (...) Yatağımda öylece... Okumaya Devam et →

Michel Foucault – Entelektüelin Siyasi İşlevi (Seçme Yazılar 1)

  "İktidar, hukuk ve hakikat arasındaki ilişkinin mekanizmasının kendisini değil, bu ilişkinin yoğunluğunu belirtmek için yalnızca şunu diyelim: Hakikati talep eden ve işlev görmek için ona ihtiyaç duyan iktidar tarafından hakikati üretmeye zorlanıyoruz; hakikati söylemek zorundayız, hakikati itiraf etmeye ya da bulmaya mahkumuz. İktidar sorgulamaktan, bizi sorgulamaktan vazgeçmez; araştırmaktan, kaydetmekten vazgeçmez; iktidar hakikat arayışını kurumsallaştırır,... Okumaya Devam et →

Hannah Arendt – İnsanlık Durumu

  1 VITA ACTIVA VE İNSANLIK DURUMU "Vita Activa terimini, üç temel insani etkinliği, emek, iş ve eylemi ifade etmek amacıyla öneriyorum. Bunların her biri, yeryüzündeki hayatın insana içinde [o şartla] verildiği temel durumlardan birine karşılık geldiği için aslidirler. Emek; büyümesi, metabolizması ve mukadder çöküşü, yaşam süreci içerisinde emek yoluyla aynı anda üretilen ve beslenen hayati... Okumaya Devam et →

Teodise Ne Demek?

"(theodicy) Yunanca theos (Tanrı) ve dike (adalet) sözcüklerinden türetilen bir terim. Metafizikte, dünyanın Tann'nın yarattığı şekliyle temsil edilmesi, dünyanın bazı karakteristik özelliklerinin, genellikle ortakduyusal deneyimle çelişen özellikleri olması gerektiğini kanıtlamanın bir yöntemini sunuyordu. Bunun için, Tanrı'nın iyiliği ve her şeye kadir olmasına bakarak, görünen kötülüklere ve çekilen acılara rağmen dünyanın kendisinin de iyi olması gerektiği sonucuna... Okumaya Devam et →

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑