Özdemir Asaf – Yalnızlık Paylaşılmaz

Sesin Yargılanışı   Savunmadan kendini, Başı dik Dinlemiştir duruşmayı, Susmacasına. Kim tutuklasa, Ne kadar tutuklansa Hep kaçmayı başarmıştır, Kurtulmamacasına. Hep egemen, özgür kalmış, Tutsak almıştır güzelliği.. Aşkı sürgüne göndermiştir yataklara, Kamçılarcasına. Yaşlandıkça anlamlaşan, Anıları unutulmaktan koruyan Bir ulu bekçi, göze karşı, Uyumamacasına. Bir çiçek, hiç solmayan, Hiç koparılamayan, Hiç yalanı olmayan, Sonsuzcasına (s. 30).  ... Okumaya Devam et →

Sanat Sanat İçindir Ne Demek?

(İng. Art for art's sake; Fr. l'art pour l'art) "Sanatın toplumsal koşullar ve etkilerden tümüyle bağımsız olmasını ve sanatsal etki dışında hiçbir amaca yönelmemesini öngören bir <slogan>. Deyim Fransa'da <l'art pour l'art> biçiminde ortaya çıkıp tüm dünyaya yayılmıştır... Çağın burjuva zevklerinin tatmininden öte bir işlev taşımayan sanat anlayışına karşıt olarak, toplumsal isteklerden ve zevklerden bağımsız... Okumaya Devam et →

Asimilasyon Ne Demek?

“(assimilation) Dışarıdan gelen birisinin, göçmenin ya da tali konumdaki bir grubun, egemen olan toplumla ayırt edilemez derecede bütünleşmesi sürecini anlatmak için kullanılan, kültürlenmeyle eşanlamlı bir terim. Robert Park gibi insanların ırk ilişkilerini ele aldıkları Amerika'daki ilk incelemelerde, asimilasyon terimi, uymayla (tali konumdaki grubun, sadece egemen grubun beklentilerine uyum sağlamakla yetinmesi), rekabetle (ana akıma karşı kendi... Okumaya Devam et →

Anlambilim Ne Demek?

"(fr. sémantique; alm. Semantik; ing. semantics). Dilbilimin sözcük anlamlarıyla ilgili bölümü. Anlambilim özellikle sözcüklerin çeşitli anlamlar kazanışıyla ilgili tarihsel araştırmadır. Anlambilim biçimsel araştırmaya yönelmez, ses düzenini de araştırmaz, yalnızca anlamı ve anlamın tarihsel gelişimini ele alır. Anlambilimi 1883’de kuran M. Breal onu bir anlamlar araştırması olarak düşünmüştür, sözcüğün tarihsel boyut içinde oluşmuş değişik anlamlarının karşılaştırılmasıyla... Okumaya Devam et →

Akılcılık Ne Demek?

"(Os. akliyyun mezhebi; İng. rationalism; Fr. rationalisme; Al. rationalismus). Rasyonalizm. Evreni bir bütün olarak düşünce yoluyla yorumlamayı, bireysel ve toplumsal yaşamı aklın ilkelerine göre düzenlemeyi amaçlayan tavır. İmanın ya da dinin reddedilmesi durumu, bütün bilginin bir sistem içinde ifade edilebileceği, ilke olarak her şeyin bilinebileceği inancı. 1. Genel bir biçimde değerlendirildiğinde, akılcılık, irrasyonalizmin tersine, akıl... Okumaya Devam et →

Charles Baudelaire- Modern Hayatın Ressamı

Fantasmagoria "Flâneur'ün gözünde metropol, seyrine doyamadığı sonsuz bir gösteri; bir göz kamaştırıcı imgeler, baştan çıkaran düşler, fantasmalar âlemi: Fantasmagoria. Başta, evi saydığı, gece geç saatlere kadar ışıl ışıl pasajlar. Gaz lambalarının kullanıldığı mekânlar. Yeni yeni canlanan sokak hayatının, gece hayatının merkezleri. Modern gündelik hayat kültürünün beşikleri. Yeme içme, giyim kuşam görgüsünün, hazzın, cazibenin, modanın, lüksün... Okumaya Devam et →

Friedrich Nietzsche- Dionysos Dityrambosları

ARIADNE'NİN YAKINMASI "Kim ısıtır, kim sever beni daha? Sıcak eller uzatın bana! yürek mangalları uzatın bana! Vurulup düşürülmüş, çırpına çırpına, can çekişenler gibi, ayakları ovuşturulan, sarsılmışım, ah! bilinmeyen ateşlerle yana yana, titreyerek, sivri buzdan oklar karşımda,     sen peşimdesin, ey Düşünce! Adlandırılamaz! Açıklanamaz! İğrenç! Sen ey bulutların ardındaki avcı! Yerle bir olmuşum senin şimşeklerinle,... Okumaya Devam et →

Descartes – Kurallar~Meditasyonlar

  "6. Şimdi varsayalım ki düş görüyoruz ve tüm bu tikeller, örneğin gözlerimizi açmamız, kafamızı sallamamız, ellerimizi uzatmamız vb. gerçek olmasın; ve giderek ne böyle ellerimiz ne de böyle bütün bir bedenimiz olsun; gene de aynı zamanda kabul etmeliyiz ki bize uykuda görünen şeyler ancak olgusal şeylere öykünme olarak oluşturulabilen tablolar gibidir, ve dolayısıyla en... Okumaya Devam et →

Hegel – Estetik

  "...sanattaki güzel doğadaki güzelden çok daha üst düzeyde yer alır. Çünkü sanat güzelliği 'Tin'den doğmuş ve sanki iki kez yeniden doğmuş bir güzelliktir. Başka bir deyişle, sanatsal güzellik 'Tin'den doğmuştur ve 'Tin'den iki kez doğmuş bir güzelliktir. Nasıl Tin ve onun yaratmaları, doğa ve onun görünüşlerinden çok daha yüksek düzeyde bulunuyorsa, sanatsal güzelin kendisi... Okumaya Devam et →

Albert Camus – Sisifos Söyleni

  “Fazla bir kanım yok öyle. İnsan, bir yaşamın sonunda, bir tek gerçeği kesin olarak öğrenmekle yıllar geçirdiğini anlar. Ama bir teki, apaçıksa, bir yaşamı yönetmeye yeter. Bana gelince, benim de birey üzerinde bir sözüm var söylenecek. Bundan katı bir biçimde, hatta gerekirse uygun bir horgörüyle söz etmeli. Bir insan söylediği şeylerden çok söylemedikleriyle insandır.... Okumaya Devam et →

Akademi Ne Demek?

"Yunan filozofu Platon tarafından, M.Ö. 387 Atina'da, kentin kuzaybatısında yer alan ve adını kahraman Akademos'tan alan orman içinde kurulmuş olan öğretim ve araştırma merkezi; tarihin tanıdığı ilk yüksek öğretim kurumu. Akademi'nin uzun sayılabilecek bir tarihi vardır. Buna göre, okulun yönetiminde önce Platon'un ve daha sonra da Speusippos'un bulunduğu dönem Eski Akademi olarak bilinir" (s. 28).... Okumaya Devam et →

Ahlakçılık Ne Demek?

"(fr. moralisme; alm. Moralismus; ing. moralism). Ahlak yasasını felsefenin temel ilkesi olarak belirleyen öğreti. Ahlak kurallarına mutlak bir biçimde uyulmasını öngören anlayış... ... Buna göre ahlak başlıbaşına bir bilgi alanı olarak değerlendirilir, böylece ona bütün bilgi alanları karşısında belirgin bir işlevsellik yüklenir" (s. 11).   Timuçin, Afşar (2004). Felsefe Sözlüğü, Bulut Yayınları, İstanbul.

Boethius – Felsefenin Tesellisi

  "Krallıklar ve krallarla yakın ilişkiler insanları güçlü kılabilir mi gerçekten? Kralların mutlu yaşamı sürdüğü sürece neden olmasın? Ama tarih kralların mutluluğunun bir anda felakete dönüştüğünü kanıtlayan örneklerle dolu, yaşadığımız çağ da öyle! Kendisini bile korumaktan aciz bir iktidar ne görkemli bir şey! Bir an için krallıkların gücünün mutluluk kaynağı olacağını düşünsek bile bir şekilde... Okumaya Devam et →

Alt-Kültür Ne Demek?

"(subculture) Geniş ve genel bir kapsamda kullanılan alt-kültür kuramının özündeki fikir, alt-kültürlerin, üyelerinin gerçekleşmesi engellenmiş olan özlemleri ya da kendilerinden daha geniş sınırları olan toplumdaki konumlarının muğlaklığından kaynaklanan problemlere kolektif bir çözüm olarak ya da bu problemlerin halledilmesi şeklinde oluşmasıdır. Altkültürler daha geniş nitelikteki *kültürden ayrıdır, yalnız o kültürün sembolleri, değerleri ve inançlarını ödünç alırlar... Okumaya Devam et →

Açık Toplum Ne Demek?

"(İng. open society; Fr. societé ouverite) Çağdaş İngiliz bilim ve siyaset felsefecisi Karl Popper'la ünlü Fransız yaşam filozofu ve metafizikçisi Henri Bergson'un özgür, demokratik, açık sözlü ve sivil topluma verdiği ad. Popper'a göre, açık toplum, tüm üyelerinin yönetime etkin bir biçimde katılabildikleri, iktidarı elinde tutanları ve hükümet politikalarını etkili bir biçimde eleştirebildikleri toplumdur... ...Bergson'da da,... Okumaya Devam et →

Adcılık Ne Demek?

"(fr. nominalisme; alm. Nominalismus; ing. nominalism). Türlerin yalnızca sözcüklerde bulunduğunu bildiren öğreti. Genel fikirlerin adlardan başka bir şey olmadığını öne süren öğreti. Kavramların varlığını yadsıyan, yalnızca tek tek şeylere karşılık olarak genel adların ya da işaretlerin bulunduğunu bildiren öğreti... ...Adcılık, kavramın sözcükten ayrı bir gerçeklik olduğunu savunan kavramcılıkla karşıtlaşır" (s. 9)   Timuçin, Afşar (2004).... Okumaya Devam et →

Karl Marx ve Friedrich Engels – Komünist Manifesto

  "Burjuvazi tarihte tam anlamıyla devrimci bir rol oynamıştır. İktidarı ele aldığı her yerde burjuvazi, feodal, pederşahi, duygusal ilişki olarak her ne varsa hepsine son verdi. İnsanı 'doğal efendileri'ne tutsak eden karmaşık feodal bağları hiç acımadan kopardı ve insanla insan arasında soğuk çıkar ve 'peşin ödeme'- den başka bir bağ bırakmadı. Burjuvazi, dini inancın ateşli... Okumaya Devam et →

Edmund Husserl – Fenomenoloji Üzerine Beş Ders

  "Bilgi eleştirisinin metafizik amaçlarını bir yana bırakıp, kendimizi sırf bilginin ve bilgi nesnesinin niteliğini aydınlatma ödeviyle sınırlarsak, işte o zaman bu bilgi eleştirisi, bilgi ve bilgi nesnesinin fenomenolojisidir ve fenomenolojinin ilk ve temel öğesini oluşturur. Fenomenoloji: Bu bir bilimi, bilimsel disiplinlerin bir bağlantısını gösteriri; ama fenomenoloji aynı zamanda ve öncelikle bir yönteme ve düşünme... Okumaya Devam et →

Eadweard Muybridge ve Dört Nala Koşan At

  Eadweard Muybridge'in dört nala koşan bir atın tüm hareketlerini gösterebilmek için birden fazla makine ve çekimleri birleştirerek tarihte ilk defa hareketli bir görüntü elde etmesini sağlayan fotoğraflar (1878). Aynı zamanda bu tarihteki ilk filmi meydana getirmiştir. Daha sonra bu tekniği diğer hayvanlar üzerinde de denemiştir, diğer görsellere kaynak linkinden ulaşabilirsiniz.   Kaynak 1  ... Okumaya Devam et →

Michel Foucault – Entelektüelin Siyasi İşlevi

  "Şimdi 'teori ile pratik arasındaki bağlantı' yeni bir biçim aldı. Entelektüeller, 'evrensel', 'örnek alınacak', 'herkes için adil ve doğru' olanın kipliğinde değil; spesifik sektörlerde, kendi yaşam ya da çalışma koşullarının onları konumlandırdığı noktalarda (konut, hastane, tımarhane, laboratuvar, üniversite, aile ve cinsel ilişkiler) çalışmaya alıştılar. Kuşkusuz bu onlara, yürütülen mücadeleler hakkında çok daha doğrudan ve... Okumaya Devam et →

Thomas S. Kuhn – Bilimsel Devrimlerin Yapısı

  "İşte şu sık sık sözü edilen, bir görsel kalıptan (Gestalt'tan) diğerine atlama örnekleri, bilim adamının dünyasında meydana gelen bu dönüşümlere temel bir prototip ya da benzetme kaynağı oluşturmaları bakımından burada işimize yaramaktadır. Bilim adamının dünyasında önceden ördek sayılan nesneler devrimden sonra tavşan oluverirler. Kutunun ilk önce üst tarafından dışını gören kişi, daha sonra alt... Okumaya Devam et →

Friedrich Nietzsche – Böyle Söyledi Zerdüşt

  "Ey Zerdüşt, burası büyük şehirdir: burada bir şey bulamazsın ve her şeyi kaybedersin sen. Neden bu çamurda yürümek istiyorsun? Ayaklarına acısana! En iyisi şehrin kapısına tükür de – geri dön! Burası bir cehennemdir münzevi-düşünceler için: burada büyük düşünceler diri diri haşlanır ve ufalıncaya kadar pişirilir. Burada çürüyüp gider tüm büyük duygular: burada sadece kuru... Okumaya Devam et →

Max Horkheimer – Akıl Tutulması

  "Bireyin yenilgisinin nedeni kendi başına teknoloji ya da sağkalma tutkusu değildir; sorun, üretimin kendisi değil, biçimidir: sanayi toplumunun özgür çerçevesi içerisinde insanlar arası ilişkiler. İnsan emeği, araştırma ve buluş, zorunluluğun meydan okumasına insanın verdiği karşılıktır. Bu ilişki, ancak insanlar emeği, araştırmayı ve buluşu tanrılaştırdığında saçmalaşır. Böyle bir ideoloji, yüceltmeyi amaçladığı uygarlığın hümanist temellerini baltalama... Okumaya Devam et →

Cicero – Philippicae Söylevleri I

  Onursuzluktan daha iğrenç, kölelikten daha çirkin hiçbir şey yoktur. Biz onur ve özgürlük için doğduk; ya bunları koruyalım ya da onurumuzla ölelim. Düşündüklerimizi çok uzun zaman sakladık; şimdi artık her şey açıktır; herkes duygularını, isteklerini birbirine açıklıyor. Devlete karşı bağlılık duygusu olmayan yurttaşlar vardır, ancak devleti sevenlerin sayısı çoktur, devlet için iyi duygular besleyenlerin... Okumaya Devam et →

Søren Kierkegaard – Felsefe Parçaları ya da Bir Parça Felsefe

  "- Bu anda kişi doğmuş olduğunun farkına varır, zira başvuramayacağı önceki durumu gerçekten de bir 'olmamak' durumudur. Bu anda yeniden doğuşun farkına varır, zira önceki durumu gerçekten de bir 'olmamak' durumudur. eğer önceki durumu bir 'olmak' durumu olsaydı, an hiçbir koşulda yukarıda açıklandığı gibi kararlaştırıcı bir anlam kazanmazdı. Grek pathos'u hatırlamaya, bizim projemizin pathos'u... Okumaya Devam et →

Parmenides – Doğa Hakkında

  "Zorunlu hem söylemek hem de düşünmek varolanın olageldiğini; Zorunludur zira var olması, hiç ise yoktur. Bunlardır aklında bulundurmanı buyurduğum. Seni üzerinde tuttutuğum asıl irdeleme yolu budur, Ancak bu yolun ötesinde, bir de, dolandıkları yol var Hiçbir şey bilmeyen fanilerin, iki başlılar; iktidarsızlık Zira yönetir Göğüslerinde dolanan düşünceyi; sürüklenirler. Dilsizler, körler hem de, şaşkınlar kafası... Okumaya Devam et →

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑