SES "Kitaplığımıza yaslanıyordu beşiğim, Her şey, loş Babil kütüphanesi gibi, orda, Birbirine karışıyordu; roman, masal, bilim, Latin külüyle Yunan tozu, iç içeydi orda. Kitap sayfası gibi miniktim. Bir ses, kurnaz Ve metin, dedi: "Tatlı bir çörektir Dünya; Dilersen (ki bundan daha keyifli hiçbir şey olmaz!) Dünya dolusu bir iştah verebilirim sana." Öteki, senin sesin: "Gel!... Okumaya Devam et →
Can Yücel – Rengahenk
VURA VURA "Kalbimi kırdım ben çok kendi cinçekicimlen Örse döndü yatağım üstünde ufaklarım Vura vurdukça ama saçılan kıvılcımlar Su'dan da Güzel'den de hepsi has çocuklarım" (s. 20). Hamlet'e Hamle "İşte bütün sorun: ya var ya yoksun Ya da bu sorun Ya intihar ya ihtiyarsın" (s. 115). Yücel, Can (2015). Rengahenk, İş Bankası Kültür... Okumaya Devam et →
John Stuart Mill – Düşünce ve Tartışma Özgürlüğüne Dair
"Fakat bir düşüncenin susturulmasındaki asıl kötülük, onun insan soyuna, yaşayan nesle olduğu gibi gelecek nesillere karşı da bir haydutluk olması; o düşünceye taraftar olanlardan daha da fazla, o düşünceye katılmayanlara karşı bir soygunculuk olmasıdır. Eğer düşünce doğruysa insanlar yanlış olanı doğru olanla değiştirmek olanağından yoksun bırakılırlar: eğer yanlışsa, onlar hemen hemen aynı derecede büyük... Okumaya Devam et →
James Joyce – Dublinliler
"Sık sık Dublin dışındaki küçük evine gidiyordu kadının; sık sık baş başa bir akşam geçiriyorlardı. Düşünceleri iç içe geçtikçe zamanla daha yakın konulara girmeye başladılar. Mrs Sinico'nun arkadaşlığı, egzotik bir bitki çevresindeki ılık toprak gibiydi. Çoğu zaman lambayı da yakmıyor, karanlığın üzerlerine çökmesine göz yumuyordu. Karanlık ketum oda, dünyadan soyutlanmışlıkları, kulaklarında hala çınlayan müzik... Okumaya Devam et →
Oruç Aruoba – Sayıklamalar
BAT "Daha batmamıştı başımı kaldırıp seni gördüğümde. Bir ince iz vardı gene maviliği aşıp geçen gene de olacak. Önce de vardı. Sonra battı. Acılı haykırışlarıyla süzüldü bembeyaz gölgeli martı. Sen de artık bat" (s. 92). EPİKTETOS "Geçinliğini taşıyacak yer arıyorsan Ne sevinçli ne de hüzünlü yerlerin olsun Geçip gitmiş... Okumaya Devam et →
Marshall Berman- Katı Olan Her Şey Buharlaşıyor
Map of St. Petersburg in 1705. Historical reconstruction (1853) "St. Petersburg'un kuruluşu yukarıdan aşağı, zorbaca yürütülen ve dayatılan dünya modernleşme tarihinin, belki de en dramatik kertesidir. I. Peter, bu şehri 1703'de, Neva ("Çamur") Nehrinin Lagoda Gölünden topladığı sularını getirip Baltık Denizine açılan Finlandiya Körfezine döktüğü yerde kurmaya başladı. Burasını büyük bir donanma üssü ve ticaret merkezi... Okumaya Devam et →
Herakleitos – Kırık Taşlar
CXIV "Işık gibi yanıp söner insan geceleyin" (s. 134) CVI "Bilgeler bilgesi Homeros gibi Yunanlılar arasında Yanıldı insanlar görünür nesneleri tanımada Yanıltmıştı çünkü onu bitlerini kıran çocuklar: Görüp tuttuğumuzu bırakırız göremeyip tutamadığımızı götürürüz derken" (s. 126) CVII "Yanılıyordu Homeros derken: Şu çekişme ortadan kalksa tanrılar, insanlar arasında ... Okumaya Devam et →
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski – Yeraltından Notlar
"İnsan kim olursa olsun her zaman ve her yerde aklının ve çıkarının ona söylediği gibi değil de canı nasıl istiyorsa öyle davranmayı sevmiştir. Kendi çıkarına karşı bir şeyi istemek, hatta bazen olumlu olarak istemek zorunda kalmak da (işte bu benim fikrim) mümkün. Kendi öz, bağımsız ve hür iraden, en garibinden de olsa kendi öz kaprisin,... Okumaya Devam et →
Tutiname Ne Demek?
"Bir papağanın ağzından anlatılıyormuş gibi sunulan, eğlendirici, öğütleyici yanları bulunan Sanskrit edebiyatında oluştuğu varsayılan bir halk masalı" (s. 367). Özdemir, Emin (2014). Açıklamalı-Örnekli Edebiyat Sözlüğü, Bilgi Yayınevi, Ankara.
Gilles Deleuze – Kritik ve Klinik
YARGININ İŞİNİ BİTİRMEK İÇİN "Yunan trajedisinden modern felsefeye kadar, hazırlanıp gelişen, bütün bir yargı öğretisidir. Trajik olan, eylemden çok yargıdır ve Yunan trajedisi öncelikle bir mahkeme kurar. Kant, gerçek bir yargı eleştirisi icar etmez, çünkü bu kitap, tersine, öznel bir düşsel bir mahkeme kurar. Yahudi-Hristiyan gelenekten koparak eleştiriyi sürdüren Spinoza'dır; ve bu eleştiriyi yeniden ele... Okumaya Devam et →
Ziya Gökalp – Durma Vur (şiir)
Durma Vur "Durma, Yunan, durma, kibrini artır! Türklüğün başına hakaret yağdır! Uyuyan bir kavme bu zillet azdır. Vur, eski kölesi, utandır onu! Bırakma, uyusun, uyandır onu! Bu yurdun hazinesi onun elinde; Fakat anahtarı senin belinde, Kalmış aç ve garip kendi ilinde. Vur, eski kölesi, utandır onu! Bırakma, uyusun,uyandır onu! Zorla... Okumaya Devam et →
Ernest Hemingway -İhtiyar Adam ve Deniz
"...Köpek balığı marlinin kafasını bıraktı ve yuvarlanarak uzaklaştı. Gelen sürüden sonuncu köpek balığıydı bu. Artık onların yiyebilecekleri bir şey kalmamıştı. İhtiyar adam şimdi soluk alamıyordu. Ağzında acayip bir tad duyuyordu. Bu bakır gibiydi ve tatlıydı. Bir an bu taddan korktu. Ama fazla değildi bu. Okyanusa tükürerek, <bunu yiyin, galano'lar> dedi. <Ve bir insan öldürdüğünüzü hayal... Okumaya Devam et →
Marquis de Condorcet – İnsan Zekasının Tarihsel Gelişimi
"Avrupa milletlerinin bilgeliği, fark edilmeyecek kadar parçalanmaları, sömürgelerindeki ilerlemelerin ağır, ama şaşmaz etkilerine yardım ederek yeni dünyanın geleceğini tezelden sağlamış olmaları şüphe götürmez bir gerçek değil midir? O zamandan beri de Avrupa nüfusu bu uçsuz bucaksız topraklar üzerinde hızla çoğalarak, istila etmeye bile kalkışmadan, burada henüz geniş ülkeler kaplayan vahşi milletleri, medenileştirecek ya da... Okumaya Devam et →
Salname Ne Demek?
"Yıllık. İçinde gün ve ay bilgisi de bulunan ve kimi konularda belirli bilgiler içeren kitap. Devletin görevlileriyle ilgili ilk salname Ahmet Vefik Paşa tarafından hazırlanmıştır" (s. 306). Özdemir, Emin (2014). Açıklamalı-Örnekli Edebiyat Sözlüğü, Bilgi Yayınevi, Ankara.
İbn Sina, İbn Tufeyl – Hay bin Yakzan
"Hay bin Yakzan'ın kendisi ile hayvanlar arasında gözlemlediği biçimsel ve türel ayrımlar konusundaki düşünceleri uzadıkça uzadı. Artık yaşı yediye yaklaşmıştı. kendisinde eksik ya da büsbütün olmayan , bu yüzden zararını çektiği organ ve araçların tamamlanmasından bütünüyle umudunu kesti. Açıklık sorununa bir çözüm olmak üzere önünü geniş yapraklarla örttü. Sarmaşıklardan bir kuşak yaparak beline bağladı... Okumaya Devam et →
Parnasizm Ne Demek?
"1850 yılında Fransa'da kimi ozanlarca Romantik akımın aşırı duyarlığına bir tepki olarak başlatılan, şiirde kişisel duygulara değil, ustalığa ve ölçülü oluşa önem veren okul, bu okulun başlattığı edebiyat akımı. Parnasçılar, sanat için sanat görüşünü temel almıştır. Bunun için de toplumsal sorunlara sırt çevirmiş, biçim ustalığına, ses oyunlarına yönelmişlerdir. Özellikle salt güzelliğe ulaşmayı amaçlamışlardır. Çünkü güzellik... Okumaya Devam et →
Nikos Kazancakis- Aleksi Zorba
Okurken dinlemek için "Gözlerimi yumarak mırıldadım: 'Eee Zorba, diri diri Cennet'e girdin; iyi burası kıpırdama!" Sana başka zaman da söyledim patron, her insanın bir Cennet'i vardır; senin Cennet'in kitaplar ve büyük mürekkep damacanalariyle dolu olacak; bir başkasının ki konyak, uzo ve şarap varilleriyle dolu olsa gerek; bir diğerininki yığınla İngiliz lirası; benim Cennet'im ise şu:... Okumaya Devam et →
İbn Arabi – Tevhid Edep ve Marifet
"İnsan, hayret ve tanım kemali arasında ortada kalır. İşte bu, alemin kemalidir. Öyleyse alem insan vasıtasıyla kemale erdi. İnsan ise, alemle kemale ermemiştir. İnsanda -insan olması bakımından- alemin hakikatleri toplanınca, alemden özellikle hacminin küçüklüğüyle ayrışmış, kemalinin mertebesi onun adına geride kalmıştır. Bütün varlıklar, kendi kemallerini kabul etmiştir. Hak kamildir. İnsan ise iki kısma ayrılır.... Okumaya Devam et →
Lakonizm Ne Demek?
"Söylemek isteneni en az sözcükle ya da en kısa bir biçimde anlatma yolu. Eksiltili ve kısaltılı söyleyişin en uç noktasına vardırılmış biçimidir lakonizm. Eski Grek'in Lakonya halkının oldukça kısa, özlü söz söylemeleriyle ilgili olarak geliştirilmiştir bu kavram. Bilinen, en yaygın örneği, Sezar'ın 'Gittim, gördüm, yendim' sözüdür" (s. 234). Özdemir, Emin (2014). Açıklamalı-Örnekli Edebiyat Sözlüğü, Bilgi... Okumaya Devam et →
Jack Kerouac – Zen Kaçıkları
" "Uzat şu damacanayı da çekelim fırtımızı. Hay! Ho! Hoo! Japhy fırlatıyor yerinden: "Whitman'ı okuyordum, bakın ne diyo: 'Sevinin köleler, sevinin de korkutun yaban despotlarını.' Yani tıpkı aşıkların konumu, çöllerde gezip duran o eski Zen Kaçığı ozanların; bu dünya sırt çantasıyla gezip tozan insanlarla dolacak bak görürsün; aslında hiç istemedikleri bir sürü buz dolabı,... Okumaya Devam et →
Samuel Beckett- Godot’yu Beklerken
"VLADIMIR- Başkaları acı çekerken, acaba uyuyor muydum ben? Acaba şu an da uyuyor muyum? Yarın, uyandığımı sandığım zaman, bugün için ne diyeceğim acaba? Dostum Estragon'la burada gece oluncaya kadar Godot'yu beklediğimi mi? Pozzo'nun hamalıyla geçtiğini, bizimle konuştuğunu mu? Kuşkusuz. Ama bütün bunların içinde doğru olan ne? (Estragon boşyere ayakkabılarını çıkarmaya uğraştıktan sonra yeniden uyuyakalmıştır. Vladimir ona... Okumaya Devam et →
Jack Kerouac – Yolda
"Her şey birbirine giriyor ve bütünüyle dağılıyordu. Pauline'le olan ilişkimin çok uzun sürmeyeceğini biliyordum. Benim onun kafasındaki gibi olmamı istiyordu. Ona kötü davranan bir araba tamircisi ile evliydi. Ondan boşandığı takdirde Pauline'le evlenmeye ve daha bir bebek olan kızını büyütmeye razıydım; ama boşanmayı halledecek kadar para yoktu ortada ve bütün olay ümitsiz bir vakaydı;... Okumaya Devam et →
İbn Sina – Sofistik Deliller
"Safsatacılar (sofistler), kıyas getirirler ama getirdikleri kıyas ne ilişkili şeylerden oluşur ne de şeyin zatından (yani tartışılan şeyin zatı hakkında) kabul edilmiş öncüllerden oluşur. (Şeyin zatından kabul edilmiş derken) zati demek istemiyorum, aksine doğru olsalar bile kabul edilmiş öncüller demek istiyorum. Çünkü o öncüller, muhatap tarafından kabul edilmiş olmadıkları takdirde gerçekte tartışma konusu olan... Okumaya Devam et →
Kübizm Ne Demek?
"20. yüzyıl başlarında önce resimde başlayan, sonra öteki sanat dallarıyla birlikte edebiyatta etkisini gösteren sanat akımı. Edebiyatta bu akımın gerçekleştirmeyi amaçladığı şey, anlatımı etkili kılmak, onu canlılaştırmaktır. Bunun için söyleyişte düzyazıyla şiiri kaynaştırmayı denediler kübistler. Temelde izlenimciliğe bir tepki olan Kübizmde, konunun görülen yanlarıyla birlikte görünmeyen yanlarını da göstermek, yani onu okura tüm olarak kavratmak... Okumaya Devam et →
Charles Bukowski – Hiçbir Şey Yenilgi Kadar Etkili Değildir (Şiir)
Hiçbir Şey Yenilgi Kadar Etkili Değildir "nereye gidersen git yanında bir not defteri bulunsun, dedi, ve fazla içme, içmek duyguları köreltir, şiir dinletilerine katıl, nefes aralarına dikkat et ve sen okuduğunda asla abartma, dinleyici sandığından daha zekidir ve bir şey yazdığında yollama hemen, at çekmecene bir iki hafta dursun, sonra çıkar ve oku,... Okumaya Devam et →
Nâzım Hikmet- Kan Konuşmaz
15 Ocak 1902- 3 Haziran 1963 IV CEMAL BUNA CEVAP VEREMEDİ - Ne o? Daldın yine usta? - Seni düşünüyorum hocam. - Gavurluğumu mu? Sakalımı mı? - İkisini de... - İki şeyi birden düşünmek zaaftır, usta. İnsan tek bir şeyi kuvvetle düşünmeği öğrenmeli. Delilerin o zincirleri kıran kuvveti nereden gelir, bilir misin? Sabit tek... Okumaya Devam et →
Sun Zi (Sun Tzu) – Savaş Sanatı
Güç ( Vaziyet ) "Ordunun tüm birlikleri düşman saldırısına uğrasa bile, onu yenilmez kılacak olan, yapacağı cepheden ve sürpriz manevralarıdır. Ordunun üstüne yürüdüğü yerde yumurtayı kıran bir taş gibi olabilmesi, kofluk ve güçlülük sorunudur. Savaşanlar [hep] cepheden kapışır, [ama] sürpriz manevralar zaferi tayin eder. O nedenle iyi sürpriz manevra yapanlar gök ve yer gibi sonsuz... Okumaya Devam et →
Bertrand Russell – Felsefe Yazıları
"Yalnızca geçmiş tam olarak gerçektir: Şimdi, artık var olmayanın değişmezliğine doğru sürüp giden acılı ve mücadeleli bir doğuştur sadece. Yalnızca ölüler tamamen mevcuttur. Yaşayanların hayatları kesik, kopuk, belirsiz ve değişime tabidir ama ölülerin hayatları tamama ermiştir, dünyanın her şeye gücü yeten tek tanrısı olan Zaman'ın salınımlarından etkilenmezler. Onların başarıları ve başarısızlıkları, umutları ve korkuları,... Okumaya Devam et →
Mikis Theodorakis – Yapayalnız Kalacaksın Gecenin Ortasında (Yaşamım ve Müziğim)
"Yaşam öykümün dışa dönük yanının hep olayların odak noktasında yer almasına karşın, iç dünyamdaki bu kopuşa 1960'a kadar sadık kaldım. Ancak pek az Yunanlı'nın yaptığı bir şeyi yaparak, ekmeğimi ve tedirginliklerimi hep insanın en iyi deyişle halk diye nitelendirebilecekleriyle paylaştım. Bir cebimde Kavafis, ötekinde Brahms'la, illegalliği, çarpışmaları, hapisleri ve sürgünleri, sözünü ettiğim sanatçılara ilişkin en... Okumaya Devam et →
İzlenimcilik Ne Demek?
"19. yüzyıl sonlarında doğan, dış dünyanın bıraktığı etkileri, izlenimleri olduğu gibi yansıtmayı yaratı ve eleştirinin temel ilkesi sayan sanat ve edebiyat akımıdır. Dışavurumculuk, nesnellik gerekçesiyle dış dünyayı tümüyle yadsıyor olmasına karşın izlenimcilikte böyle bir yadsıma söz konusu değildir. Nitekim izlenimci ressamlar yapıtlarında doğayı yansıtırlar, izlenimsel bir yansıtımdır bu. Gerçekliğe karşıttır. Edebiyatta da böyledir bu. Naturalistlerin... Okumaya Devam et →