J. K. Rowling – Ozan Beedle’ın Hikayeleri

Albus Dumbledore'un 'Üç Kardeşin Hikayesi' Üzerine Notları "Bu hikayenin küçük bir erkek çocukken benim üzerinde çok derin bir etkisi oldu. Önce annemden dinlemiştim ve çok geçmeden yatma vaktinde diğerlerinin hepsinden daha sık anlatılmasını istediğim hikaye halini aldı. Bu da sık sık, en sevdiği hikaye 'Kirli Keçi Homurdak' olan erkek kardeşim Aberforth'la aramızda tartışmaya yol açtı.... Okumaya Devam et →

Paul Lafargue – Tembellik Hakkı

  "Çalışma süresi konusunda da Villerme, ceza sömürgelerinde kürek mahkumlarının günde 6 saat, Antiller'deki kölelerin 9 saat, oysa 1789 Devrimi'ni gerçekleştirmiş ve o dillere destan İnsan Hakları Beyannamesi'ni ilan etmiş olan Fransa'da, bir buçuk saat yemek molasıyla birlikte, atölye işçilerinin günde 16 saat çalıştırıldıklarını saptıyor.    Ey burjuvazinin devrimci ilkelerinin acınılacak derecede başarısızlığı! Ey İlerleme... Okumaya Devam et →

Claude Levi-Strauss – Mit ve Anlam

  'İlkel' Düşünce ve 'Uygar' Zihin Bölümünden "Bugün zihin kapasitemizi geçmişte olduğundan hem daha az hem de daha çok kullanıyoruz; ve şimdi kullandığımız da geçmiştekiyle aynı türden bir zihin kapasitesi değil. Sözün gelişi, duyusal algılarımızı çok daha az kullanıyoruz. Mitologikler'in (Mitoloji Bilimine Giriş) ilk versiyonunu yazarken, bana fazlasıyla gizemli gelen bir problemle karşılaştım. Görünen o... Okumaya Devam et →

Yapısalcılık Ne Demek?

"[İng. structuralism; Fr. structuralisme; Al. structuralismus). 1 Genel olarak, yapının dinamik karakterini ortaya koyan, felsefi ve toplumsal problemleri sergiler göründükleri genel yapı ya da modeller aracılığıyla açıklamaya çalışan yaklaşım. Canlı varlığın bağımsız ve müstakil parçalardan oluşan bir yapı meydana getiren bütün olduğunu belirterek, sosyal bilimlerde araştırma ve açıklamaların bu yapıyı temele alıp, yapısal bir yöntemle... Okumaya Devam et →

Suat Derviş – Fosforlu Cevriye

"Halbuki buraya, onun yanına gelince, artık Fosforlu hüviyetini tamamıyla kaybediyordu. Sokağın ve sade sokak olan mazisinin bütün çirkinliklerinden, sanki birdenbire bu kapının eşiğinde yıkanıyor ve bu odadan içeriye bütün kirlerinden ve fahişeliğinden sıyrılmış bir başka kadın olarak giriyordu. Onun karşısında diğer erkekleri çıldırtan kaba ve hayvani kırıtışlarını, galiz ve tahrik edici nüktelerini yapamıyor, kadınlığını satabilmek... Okumaya Devam et →

Paideia Ne Demek?

"Klasik eğitim. Antik Yunan'da, özgür sitenin aristokrat idealini belirleyen yüksek düzeyden eğitim. Belli bir teknik bilgi, tekhne öğretmeyi değil de, matematik, astronomi, gramer ve felsefe gibi yüksek bilgiler vermeyi amaçlayan, maddeye, duyusal olana bağlı uygulamalı bilgilere karşıt olarak, entellektüel bakımdan eğitmeyi amaçlayan eğitim türü. Söz konusu yüksek eğitimin temeli Platon ve İsokrates tarafından atılmıştır. İsokrates'in paideia... Okumaya Devam et →

T. Adorno, G. Lukacs, W. Benjamin, B. Brecht – Estetik ve Politika

ANGAJMAN THEODOR ADORNO "Bugün, çoktandır yozlaşıp fikir teatilerine dönüşmüş olan o metafiziğin taraftarları, 1933'ten önce yaptıkları gibi hayatın çirkinleştirilmesine, biçimsizleştirilmesine ve sanatsal olarak sapkınlaştırılmasına ateş püskürüyorlar -sanki yazarlar, yazdıkları şey dehşeti yansıttığı için, isyan ettikleri o sınır durumuyla eşitlenip ondan sorumlu oluyorlarmış gibi. Almanya'daki sessiz yüzeyin altında hala içten içe serpilen bu tutumun en iyi... Okumaya Devam et →

Michel Foucault – Özne ve İktidar (Seçme Yazılar – 2)

  "Soru: Şimdi başka bir konuya geçmek istiyoruz. Collége de France'da verdiğiniz derslerde, iktidar ile bilgi arasındaki ilişkiler üzerine durdunuz hep. Şimdiyse özne ile hakikat arasındaki ilişkileri konu alıyorsunuz. Bu iki nosyon çifti, iktidar-bilgi ile özne-hakikat ilişkileri birbirlerini tamamlamakta mıdır? Foucault: Benim sorunum her zaman için, başlarken de belirtmiş olduğum gibi, özne ile hakikat arasındaki... Okumaya Devam et →

Fatih Atila – Ölü Canlar

  "- Kim bunlar, diyor, on beş bin kişinin gözünü, bir kaleye saldıracak kadar döndüren, dahası önlerinde, dokunsalar söndürebilecekleri bir ateşin insanları yakıp yok etmesine yol açanlar? - Ahilerden kalan miras, diyorum, onların çocukları. Geri kalmış, sanayiden uzak, Cumhuriyet'in yetmiş yılda topu topu birkaç kez uğradığı, eski görkemini, zenginliğini, imgesini, kimliğini, önemini yitirmiş bir kentin... Okumaya Devam et →

Maksim Ne Demek?

"[İng. maxim; Fr. maxime; Al. maxime] Genel olarak bir bireyin benimseyebileceği ya da bireye, eylemlerinde iyi bir yol gösterici olarak kabul etmesi tavsiye edilen davranış kuralı. Mantıktaki, genel bir kabul gören iddia ya da kural. Kant'ın ahlak felsefesinde, ahlaki özne için geçerli olduğu görülen pratik bir ilke. Söz konusu anlamı içinde, maksim pratik bir yasadan farklılık gösterir, çünkü... Okumaya Devam et →

Immanuel Kant – Evrensel Doğa Tarihi ve Gökler Kuramı

  Genel Olarak Gezegenler Dünyasının Yapısının Kökeni ve Hareketlerinin Nedenleri Bölümünden: "Birinci görüşte, Güneş'in çevresinde yörüngeler çizen altı gezegen ile dokuz uydunun hep aynı yönde, yani çekim gücü ile tümünün dönüşüne egemen olan doğrultuda ve Güneş'in de kendi ekseni çevresindeki dönüşünün yönünde hareket ettikleri; gezegen yörüngelerinin bir belirli ortak düzlemden, yani Güneş'in ekvator çizgisinin uzantısı... Okumaya Devam et →

Sait Faik – Bütün Eserleri (Tüneldeki Çocuk)

"Öyle sanıyorum ki bugün <d> grubu diye bir şey yoktur. Türk ressamları vardır. Bir aralık birkaç tanesi birleşmek, o gün için önlerine çıkan pek orta halli yaşlıları alaşağı etmek, hem de resmi bid'at değilse bile, lüzumsuz sayanlara, olmazsa gençliğe, münevver kısma sevdirmek gayesiyle sırt sırta vermek lüzumunu duymuşlar. Sonra, bu artık anane halini almış... Başka... Okumaya Devam et →

Mauetike Ne Demek?

"Ünlü Yunan filozofu Sokrates'in ilk bakışta olumsuz bir öğretim yöntemiymiş gibi görünen doğurtma ya da öğretim yöntemi. Gerçek öğretim faaliyetinin, sanki bilgi temas yoluyla dolu bir kaptan boş bir kaba damla damla akıtılabilen bir şeymiş gibi, bilginin öğretmenin çabasıyla bir başkasının ruhuna damla damla akıtmak, öğrencinin zihninde yoktan varetnek olmadığını savunan Sokrates, felsefi tartışmalarında, tıpkı bir... Okumaya Devam et →

Orhan Veli – Denize Doğru

"RAHATI KAÇAN AĞAÇ İnsan, sevdiği birini tükenmiş görmek istemez. Onda, her zaman, yeni şeyler bulmak, o ana kadar keşfedilmemiş cepheler keşfetmek ister. Hem de çok sevdiğim Melih Cevdet'te son günlerde böyle yeni taraflar bulup sevindim. Onun aşağı yukarı bütün şiirlerini yazıldıkları günden beri bilir, o günden beri seve seve okurum. Ama, buna rağmen, o şiirlerin... Okumaya Devam et →

Antoine de Saint-Exupéry – Küçük Prens

  "Günaydın," dedi Küçük Prens. "Günaydın," dedi satıcı. Susuzluk giderici haplar satan bir adamdı bu.Haftada bir hap içtiniz mi artık içecek bir şey aramıyordunuz. "Bunları neden satıyorsun?" diye sordu Küçük Prens. "Zamanın boş yere harcanmasını önlemek için. Uzmanların hesabına göre bu haplar alınınca haftada elli üç dakika kazanılıyor." "Peki, bu elli üç dakikada ne yapacağız?"... Okumaya Devam et →

Pyotr Alekseyeviç Kropotkin – Ekmeğin Fethi

  "Parlamentarizmin yanlışları ve temsili yönetim adı verilen garabetin kusurları öylesine kör kör parmağım gözünedir ki, bu yönetim biçiminin eleştirisiyle uğraşan düşünürlerin bile (J. Stuart Mill, Lavergne) yalnızca genel hoşnutsuzluğu dile getirdikleri söylenebilir. Gerçekten de, saçmalığı düşünebiliyor musunuz: Üç beş kişiyi seçiyorsunuz ve onlara 'Bizim hayatımızın her alanıyla ilgili yasalar çıkarın, hatta hayatımızın sizin hiç... Okumaya Devam et →

Gilles Deleuze – Felix Guattari – Felsefe Nedir?

"Bir düzlemin bir ötekinden "daha iyi" olduğu, ya da en azından dönemin zorluklarına yanıt verip vermediği söylenebilir mi? Zorluklara yanıt vermek ne demektir ve bir düşünce imgesinin devinimleri ya da diyagramsal belirticileriyle, bir dönemin devinimleri ya da toplumsal-tarihsel belirticileri arasında ne tür bir bağlantı vardır? Bu sorular, ancak, felsefenin tarihi yerine felsefenin zamanı dikkate alınarak,... Okumaya Devam et →

Kendinde Varlık Ne Demek?

"[İng. being in itself; Fr. etre en soi]. Varoluşçu felsefenin kurucusu Sartre'ın, dış dünyada varolan cansız şeyler, nasılsa öyle olan somut varlıklar ve bu arada, tıpkı cansız nesneler gibi, pasif olup etkinlikten kaçınan, sorumluluk yüklenmeyen insan varlıkları için kullandığı terim. Buna göre, kendinde varlık, farklılaşmamış, hiçbir özelliği olmayan, kaba varoluştur. O, zamandışı olup, değişmezdir; ne... Okumaya Devam et →

Annie Pralong – Bizans Yapılar, Meydanlar, Yaşamlar

"...Ayasofya, İmparator İustinianos tarafından 532 Nika ayaklanmasında yanan ve arkeolojik kazılarda birkaç kalıntısı ortaya çıkarılan bazilikanın yerine yapılmıştı. Kilise, benzeri olmayan genişlikte bir alanı kaplayan 30 metre çapındaki kubbesi ile 537'de açıldı. İkinci açılışı yine İustinianos döneminde 562'nin İsa'nın doğum gününe denk gelir, zira kubbenin bir kısmı, doğu kemeri ve doğu kesimindeki yarım kubbe 553-557... Okumaya Devam et →

René Magritte 1898-1967

René Magritte, The Treachery of Images, 1929, Los Angeles County Museum of Art   "Magritte, adlandırılması gerekmeyen bir şeye, o şeyin gerçekteki varlığını yadsıyan saçma bir ad vererek gerçeklikle çatışma yaratır. Bir pipo resminin altına 'Bu bir pipo değildir' yazarak nesnenin imgesinin gerçek ve dokunulabilir bir şeyle karşılaştırılmaması gerektiğini belirtir.  Magritte'in en ünlü imgelerinden biri... Okumaya Devam et →

Michel Foucault – Bu Bir Pipo Değildir

  "Birinci çizimin, 1926 tarihli olduğunu sanıyorum: titizlikle çizilmiş bir pipo bu ve altında, öğrenci defterlerinin başında ya da bir hayatbilgisi dersinden sonra karatahta üzerinde rastlanabilene benzeyen muntazam, özenli, yapay bir elyazısıyla, bir manastır yazısıyla yazılmış şu açıklama var: 'Bu bir pipo değildir'.    İkinci çizim -sanırım sonuncudur bu- Aube a l'Antipode'da (Dünyanın Öte Yüzünde... Okumaya Devam et →

Kavram Ne Demek?

"[Os. mefhum; İng. concept; Fr. concept; Al. begriff]. Bir şeyin, bir nesnenin zihindeki ve zihne ait tasarımı; soyut düşünme faaliyetinde kullanılan ve belli bir somutluk ya da soyutluk derecesi sergileyen bir düşünce, fikir ya da ide. Soyutlama yoluyla elde edilen zihinsel tasavvur olarak kavram, ortak özellikleri paylaşan bir nesneler kompleksinin veya söz konusu nesnelerin paylaştığı... Okumaya Devam et →

Prokopios – Bizans’ın Gizli Tarihi

  "... bu imparator, huyları bakımından gerçek düşüncelerini saklayan, düzenci, yüze gülücü, ağzı sıkı bir insandı. Gerçek görüşlerini örtmeyi çok iyi beceren ikiyüzlü bir kimseydi. Sevinç ya da üzüntü nedeniyle değil de, durumlar gerektirdiği zaman hemen gözyaşı dökebilirdi. Her zaman yalan söylerdi. Bu konuda dikkatsiz davranmaz, uyruklarıyla uğraşırken bile yalanlarını hem imzasıyla, hem de en... Okumaya Devam et →

‘Credo quia absurdum est’ Ne Demek?

"Akıl ya da doğruluk karşısında, İsa'nın buyruklarına ve otoritesine duyulan güvenin sonucu olan inancın önceliğini ve üstünlüğünü savunan Tertullianus'un sozü: 'Saçma olduğu için, inanıyorum'. Zaman zaman credo quia impossibile est ('imkansız olduğu için, inanıyorum') olarak da ifade edilmiştir" (s. 183).   Cevizci, Ahmet (1999). Paradigma Felsefe Sözlüğü, Paradigma Yayınları, İstanbul.

Lucius Mestrius Plutarkhos – Müzik Üzerine

  "Şarkı söyleyen birini dinlerken, aynı anda üç şey işitiriz. Tin ya da pes olan sesi, bu sesin uzunluğunu ya da kısalığını ve söylenen hece ya da harfi. Sesler aracılığı ile ezgiyi, bu seslerin süresi aracılığı ile ritmi, harfler ve heceler aracılığı ile de dile getirilen duyguyu kavrarız. Bunlar eş zamanlı oluştuğu için, dinleyeni aynı... Okumaya Devam et →

William Faulkner – Ses ve Öfke

  "Pencerenin gölgesi perdelerin üstüne vurduğu zaman yedi ile sekiz arası idi, sonra zaman içinde yeniden buldum kendimi, saati işitince. Büyükbabamındı ve babam bana verdiği zaman, Quentin, sana bütün umutların ve özlemlerin mezarını veriyorum demişti; o daha çok insan yaşantılarının saçmalığına varman için acıta acıta kullanılmaya elverişlidir, böylece senin kişisel ihtiyaçlarını babanın ve onun da... Okumaya Devam et →

Conatus Ne Demek?

"Bilincin iradi boyutu. Felsefe literatürüne Spinoza tarafından armağan edilmiş olan conatus kavramı, eyleme ve daha özel olarak da kişinin kendi varlığını koruması ve sürdürmesi amacına büyük bir güçle yönelmiş eğilimler ve güçler bütününü gösterir" (s. 182).   Cevizci, Ahmet (1999). Paradigma Felsefe Sözlüğü, Paradigma Yayınları, İstanbul.

Svetlana Aleksiyeviç – Nazi İşgalinde Sovyet Kadınları

  "Sofiya Mironovna Vereşak efsanevi Jitomir yer altı örgütünde çarpışmış ve mucizevi bir şekilde SD zindanlarından sağ çıkmayı başarmış. İşte onun yaşam öyküsü: Savaşta başardığımız her şey, savaş öncesi soluduğumuz havanın sonucudur. SD’ler tarafından son kez sorgulandıktan sonra, üçüncü kez, kurşuna dizileceklerin listesine alındım. Beni art arda sorgulayanlardan üçüncüsü tarih eğitimi gördüğünü söylüyordu. Bizim neden... Okumaya Devam et →

    Solaklar Köyü sınırları içinde bulunan kayaevleri, ilçe merkezine 4 km uzaklıktadır. Seben-Bolu yolu üzerinden yaklaşık 2 kilometre içeride bulunan kayaevleri Solaklar Köyü'nün kuzeydoğusunda köye yaklaşık 750 metre uzaklıktadır. Kuzderesinin açtığı vadinin kuzeyindeki kayalık yamaçta yer almaktadır. Kayaevlerinin şu an üç katı ziyarete açıktır. Kaya yerleşimi girişinin sonunda zemin kat olarak değerlendirilebilecek oyularak açılmış... Okumaya Devam et →

Civitas Solis Ne Demek?

"İtalyan filozofu Campanella'nın tasarladığı ütopik devletine verdiği ad: Güneş Ülkesi. Hint Okyanusundaki bir adada kurulmuş olan Güneş devletinde egemen güç, tıpkı Platon'un Cumhuriyet'inde olduğu gibi, bilim ve felsefedir. Devletin yöneticileri pratik ve teorik bağlamdan çok iyi yetişmiş olan kimselerdir; nitekim, devletin başında hem filozof ve hem de rahip olan bir hükümdar vardır. Devletin istikrar ve... Okumaya Devam et →

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑