İoanna Kuçuradi – İnsan ve Değerleri

  "Felsefi bilginin tarihinde rastlanan belli başlı sorulardan üçü, birer 'değerlendirme açısı'yla ilgili sorulardır. Bunlardan biri 'moral' değerlendirmeyle ilgili soru; diğeri 'estetik' değerlendirmeyle ilgili soru; üçüncüsü ise epistemolojik değerlendirmeyle ilgili sorudur: yani 'iyi- kötü nedir?', 'güzel çirkin nedir?', 'doğru - yanlış (doğru bilgi – yanlış bilgi) nedir?' sorularıdır. Bir alternatif şeklinde ortaya konan bu sorulara... Okumaya Devam et →

Tahakküm Ne Demek?

"(domination) Baskıyla ya da baskıya dayanmayan rızayla kurulan egemenlik. Tek tek kişiler veya gruplar, ya kaba kuvvetle ya da iktidarlarını başkaları meşru kılarak üzerinde güç kullanabilirler. Max  Weber üç saf 'meşru tahakküm' tipi saptamıştı (bunlar bugün herhalde, kendi meşruiyet iddialarının dayandırıldığı gerekçelere göre sınıflandırılmış otorite tipleri olarak düşünülebilir). Bu üç tahakküm tipi şunlardır: akılcı-hukuksal (genel kabul... Okumaya Devam et →

Sivil İtaatsizlik Ne Demek?

  "(civil disobedience) Sivil itaatsizlik terimi, dar anlamıyla, bir topluluğun tümünün veya bir kısmının, hükümet politikalarını şiddete dayanmayan yollarla değiştirme çabası içinde, devletin yasaları ve düzenlemelerine uymayı ya da vergi ödemeyi reddetmesi için kullanılır. Hindistan'da Britanya egemenliğine karşı yapılan Gandhici protestolar bu yöntemin açık bir örneğidir. Daha yakın zamanlara ilişkin bir örnek verirsek, Britanya'da seçmenlerin... Okumaya Devam et →

Copernicus – Göksel Kürelerin Devinimleri Üzerine

  "Zaten bu güzeller güzeli tapınaktaki ışığı, her yeri aynı anda böylesine aydınlatabilen buradan başka ve daha iyi bir yere kim yerleştirebilir ki? Gerçekten de evrenin bu aydınlatıcısına kimisinin akıl, kimisinin de kılavuz demesi boşa değildir. Trimegistus* onu görünen Tanrı, Sophocles'in Electra'sı ise her şeyi gözetleyen** olarak betimlemiştir. Güneş sanki kral tahtında oturuyormuş gibi etrafında... Okumaya Devam et →

Paul Lafargue – Tembellik Hakkı

  "Çalışma süresi konusunda da Villerme, ceza sömürgelerinde kürek mahkumlarının günde 6 saat, Antiller'deki kölelerin 9 saat, oysa 1789 Devrimi'ni gerçekleştirmiş ve o dillere destan İnsan Hakları Beyannamesi'ni ilan etmiş olan Fransa'da, bir buçuk saat yemek molasıyla birlikte, atölye işçilerinin günde 16 saat çalıştırıldıklarını saptıyor.    Ey burjuvazinin devrimci ilkelerinin acınılacak derecede başarısızlığı! Ey İlerleme... Okumaya Devam et →

Claude Levi-Strauss – Mit ve Anlam

  'İlkel' Düşünce ve 'Uygar' Zihin Bölümünden "Bugün zihin kapasitemizi geçmişte olduğundan hem daha az hem de daha çok kullanıyoruz; ve şimdi kullandığımız da geçmiştekiyle aynı türden bir zihin kapasitesi değil. Sözün gelişi, duyusal algılarımızı çok daha az kullanıyoruz. Mitologikler'in (Mitoloji Bilimine Giriş) ilk versiyonunu yazarken, bana fazlasıyla gizemli gelen bir problemle karşılaştım. Görünen o... Okumaya Devam et →

Yapısalcılık Ne Demek?

"[İng. structuralism; Fr. structuralisme; Al. structuralismus). 1 Genel olarak, yapının dinamik karakterini ortaya koyan, felsefi ve toplumsal problemleri sergiler göründükleri genel yapı ya da modeller aracılığıyla açıklamaya çalışan yaklaşım. Canlı varlığın bağımsız ve müstakil parçalardan oluşan bir yapı meydana getiren bütün olduğunu belirterek, sosyal bilimlerde araştırma ve açıklamaların bu yapıyı temele alıp, yapısal bir yöntemle... Okumaya Devam et →

Paideia Ne Demek?

"Klasik eğitim. Antik Yunan'da, özgür sitenin aristokrat idealini belirleyen yüksek düzeyden eğitim. Belli bir teknik bilgi, tekhne öğretmeyi değil de, matematik, astronomi, gramer ve felsefe gibi yüksek bilgiler vermeyi amaçlayan, maddeye, duyusal olana bağlı uygulamalı bilgilere karşıt olarak, entellektüel bakımdan eğitmeyi amaçlayan eğitim türü. Söz konusu yüksek eğitimin temeli Platon ve İsokrates tarafından atılmıştır. İsokrates'in paideia... Okumaya Devam et →

T. Adorno, G. Lukacs, W. Benjamin, B. Brecht – Estetik ve Politika

ANGAJMAN THEODOR ADORNO "Bugün, çoktandır yozlaşıp fikir teatilerine dönüşmüş olan o metafiziğin taraftarları, 1933'ten önce yaptıkları gibi hayatın çirkinleştirilmesine, biçimsizleştirilmesine ve sanatsal olarak sapkınlaştırılmasına ateş püskürüyorlar -sanki yazarlar, yazdıkları şey dehşeti yansıttığı için, isyan ettikleri o sınır durumuyla eşitlenip ondan sorumlu oluyorlarmış gibi. Almanya'daki sessiz yüzeyin altında hala içten içe serpilen bu tutumun en iyi... Okumaya Devam et →

Michel Foucault – Özne ve İktidar (Seçme Yazılar – 2)

  "Soru: Şimdi başka bir konuya geçmek istiyoruz. Collége de France'da verdiğiniz derslerde, iktidar ile bilgi arasındaki ilişkiler üzerine durdunuz hep. Şimdiyse özne ile hakikat arasındaki ilişkileri konu alıyorsunuz. Bu iki nosyon çifti, iktidar-bilgi ile özne-hakikat ilişkileri birbirlerini tamamlamakta mıdır? Foucault: Benim sorunum her zaman için, başlarken de belirtmiş olduğum gibi, özne ile hakikat arasındaki... Okumaya Devam et →

Maksim Ne Demek?

"[İng. maxim; Fr. maxime; Al. maxime] Genel olarak bir bireyin benimseyebileceği ya da bireye, eylemlerinde iyi bir yol gösterici olarak kabul etmesi tavsiye edilen davranış kuralı. Mantıktaki, genel bir kabul gören iddia ya da kural. Kant'ın ahlak felsefesinde, ahlaki özne için geçerli olduğu görülen pratik bir ilke. Söz konusu anlamı içinde, maksim pratik bir yasadan farklılık gösterir, çünkü... Okumaya Devam et →

Immanuel Kant – Evrensel Doğa Tarihi ve Gökler Kuramı

  Genel Olarak Gezegenler Dünyasının Yapısının Kökeni ve Hareketlerinin Nedenleri Bölümünden: "Birinci görüşte, Güneş'in çevresinde yörüngeler çizen altı gezegen ile dokuz uydunun hep aynı yönde, yani çekim gücü ile tümünün dönüşüne egemen olan doğrultuda ve Güneş'in de kendi ekseni çevresindeki dönüşünün yönünde hareket ettikleri; gezegen yörüngelerinin bir belirli ortak düzlemden, yani Güneş'in ekvator çizgisinin uzantısı... Okumaya Devam et →

Mauetike Ne Demek?

"Ünlü Yunan filozofu Sokrates'in ilk bakışta olumsuz bir öğretim yöntemiymiş gibi görünen doğurtma ya da öğretim yöntemi. Gerçek öğretim faaliyetinin, sanki bilgi temas yoluyla dolu bir kaptan boş bir kaba damla damla akıtılabilen bir şeymiş gibi, bilginin öğretmenin çabasıyla bir başkasının ruhuna damla damla akıtmak, öğrencinin zihninde yoktan varetnek olmadığını savunan Sokrates, felsefi tartışmalarında, tıpkı bir... Okumaya Devam et →

Pyotr Alekseyeviç Kropotkin – Ekmeğin Fethi

  "Parlamentarizmin yanlışları ve temsili yönetim adı verilen garabetin kusurları öylesine kör kör parmağım gözünedir ki, bu yönetim biçiminin eleştirisiyle uğraşan düşünürlerin bile (J. Stuart Mill, Lavergne) yalnızca genel hoşnutsuzluğu dile getirdikleri söylenebilir. Gerçekten de, saçmalığı düşünebiliyor musunuz: Üç beş kişiyi seçiyorsunuz ve onlara 'Bizim hayatımızın her alanıyla ilgili yasalar çıkarın, hatta hayatımızın sizin hiç... Okumaya Devam et →

Gilles Deleuze – Felix Guattari – Felsefe Nedir?

"Bir düzlemin bir ötekinden "daha iyi" olduğu, ya da en azından dönemin zorluklarına yanıt verip vermediği söylenebilir mi? Zorluklara yanıt vermek ne demektir ve bir düşünce imgesinin devinimleri ya da diyagramsal belirticileriyle, bir dönemin devinimleri ya da toplumsal-tarihsel belirticileri arasında ne tür bir bağlantı vardır? Bu sorular, ancak, felsefenin tarihi yerine felsefenin zamanı dikkate alınarak,... Okumaya Devam et →

Kendinde Varlık Ne Demek?

"[İng. being in itself; Fr. etre en soi]. Varoluşçu felsefenin kurucusu Sartre'ın, dış dünyada varolan cansız şeyler, nasılsa öyle olan somut varlıklar ve bu arada, tıpkı cansız nesneler gibi, pasif olup etkinlikten kaçınan, sorumluluk yüklenmeyen insan varlıkları için kullandığı terim. Buna göre, kendinde varlık, farklılaşmamış, hiçbir özelliği olmayan, kaba varoluştur. O, zamandışı olup, değişmezdir; ne... Okumaya Devam et →

Michel Foucault – Bu Bir Pipo Değildir

  "Birinci çizimin, 1926 tarihli olduğunu sanıyorum: titizlikle çizilmiş bir pipo bu ve altında, öğrenci defterlerinin başında ya da bir hayatbilgisi dersinden sonra karatahta üzerinde rastlanabilene benzeyen muntazam, özenli, yapay bir elyazısıyla, bir manastır yazısıyla yazılmış şu açıklama var: 'Bu bir pipo değildir'.    İkinci çizim -sanırım sonuncudur bu- Aube a l'Antipode'da (Dünyanın Öte Yüzünde... Okumaya Devam et →

Kavram Ne Demek?

"[Os. mefhum; İng. concept; Fr. concept; Al. begriff]. Bir şeyin, bir nesnenin zihindeki ve zihne ait tasarımı; soyut düşünme faaliyetinde kullanılan ve belli bir somutluk ya da soyutluk derecesi sergileyen bir düşünce, fikir ya da ide. Soyutlama yoluyla elde edilen zihinsel tasavvur olarak kavram, ortak özellikleri paylaşan bir nesneler kompleksinin veya söz konusu nesnelerin paylaştığı... Okumaya Devam et →

‘Credo quia absurdum est’ Ne Demek?

"Akıl ya da doğruluk karşısında, İsa'nın buyruklarına ve otoritesine duyulan güvenin sonucu olan inancın önceliğini ve üstünlüğünü savunan Tertullianus'un sozü: 'Saçma olduğu için, inanıyorum'. Zaman zaman credo quia impossibile est ('imkansız olduğu için, inanıyorum') olarak da ifade edilmiştir" (s. 183).   Cevizci, Ahmet (1999). Paradigma Felsefe Sözlüğü, Paradigma Yayınları, İstanbul.

Lucius Mestrius Plutarkhos – Müzik Üzerine

  "Şarkı söyleyen birini dinlerken, aynı anda üç şey işitiriz. Tin ya da pes olan sesi, bu sesin uzunluğunu ya da kısalığını ve söylenen hece ya da harfi. Sesler aracılığı ile ezgiyi, bu seslerin süresi aracılığı ile ritmi, harfler ve heceler aracılığı ile de dile getirilen duyguyu kavrarız. Bunlar eş zamanlı oluştuğu için, dinleyeni aynı... Okumaya Devam et →

Conatus Ne Demek?

"Bilincin iradi boyutu. Felsefe literatürüne Spinoza tarafından armağan edilmiş olan conatus kavramı, eyleme ve daha özel olarak da kişinin kendi varlığını koruması ve sürdürmesi amacına büyük bir güçle yönelmiş eğilimler ve güçler bütününü gösterir" (s. 182).   Cevizci, Ahmet (1999). Paradigma Felsefe Sözlüğü, Paradigma Yayınları, İstanbul.

Civitas Solis Ne Demek?

"İtalyan filozofu Campanella'nın tasarladığı ütopik devletine verdiği ad: Güneş Ülkesi. Hint Okyanusundaki bir adada kurulmuş olan Güneş devletinde egemen güç, tıpkı Platon'un Cumhuriyet'inde olduğu gibi, bilim ve felsefedir. Devletin yöneticileri pratik ve teorik bağlamdan çok iyi yetişmiş olan kimselerdir; nitekim, devletin başında hem filozof ve hem de rahip olan bir hükümdar vardır. Devletin istikrar ve... Okumaya Devam et →

Roland Barthes – Camera Lucida (Fotoğraf Üzerine Düşünceler)

  "Eninde sonunda - ya da sınırda - bir fotoğrafı iyice görebilmek için en iyisi başka bir yana bakmak, ya da gözleri kapamaktır. "Görüntü için gerekli koşul, görmedir" demiş Janouch, Kafka'ya; Kafka da gülümseyerek yanıtlamış: "Biz nesneleri aklımızdan çıkarmak için fotoğraflarız. Öykülerim gözlerimi kapamamın bir yoludur." Fotoğraf sessiz olmalıdır (yaygaracı fotoğraflar vardır, onları sevmem): bu... Okumaya Devam et →

Aristoteles – Nikomakhos’a Etik

  "Ne ki, insan olduğu için dış iyilere de gerek duyacaktır, çünkü doğası, teoria yaşamıyla ilgisi içinde 'kendine yeter' değil: Bedenin sağlıklı olması, beslenme, öteki gerekenler de bulunmalı. Dış iyiler olmaksızın mutlu olunamasa bile, sanılmamalı ki, mutlu kişi olmak için pek çok, büyük şeylere gerek duyulacak: Kendine yeterlik ile eylem ise aşırılıkta değildir; 'denize karaya... Okumaya Devam et →

Bilinemezcilik Ne Demek?

"[Os. lairfaniye; İng. agnosticism; Fr. agnosticisme, Al. agnosticismus]. 1869 yılında, Darwinci evrim teorisinin savunucusu ünlü T. H. Huxley tarafından yaratılmış bir terim olarak bilmeme; bilememe haline işaret eden akım ya da tavır. Rus düşünür ve eylemcisi Lenin'in, felsefeleri temelde maddecilik ve Berkeley'le başlayan idealist felsefeler olarak ikiye ayırdıktan sonra, Hume'la Kant'ın doğanın, görünüşlerin gerisindeki gerçekliğin... Okumaya Devam et →

A Priori ve A Posteriori Ne Demek?

"1. Önerme, kavram, akıl yürütme ve bilgi türleri arasında yapılan ve temelde, önermelerin doğruluklarına ilişkin bilgiyi nasıl elde edebildiğimiz konusuyla ilgili olan temel ayırım. Buna göre, a priori bir önerme, doğru ya da yanlış olduğu deneye başvurmadan, deneyimden önce ya da tecrübeden bağımsız olarak bilinen önermedir. Başka bir deyişle, bütünün parçalarına eşit olduğu önermesi a... Okumaya Devam et →

Henri Lefebvre – Şehir Hakkı

  "Spekülatif sistematikleştirme yoluyla bir bütünlüğü hedefleyen felsefi tefekkür açısından, yani Platon'dan Hegel'e klasik felsefe açısından şehir kesinlikle ikincil bir tema ya da herhangi bir konu değildi, bundan çok daha fazlasıydı. Felsefi düşünce ile kent hayatı arasındaki bağlar -bunları açıklamak hala gerekse de- düşünüm sürecinde açıkça görülür. Site ve şehir, filozoflar ve felsefe açısından basit... Okumaya Devam et →

Mihail Bahtin – Sanat ve Sorumluluk İlk Felsefi Denemeler

"Bir hayata dışarıdan beden kazandıran veya onu bedenselleştiren tüm güçler, özsel olmayan ve tesadüfi güçler olarak görülür ve her türlü dışarıdalığa derin bir güvensizlik doğar (dinde bu, Tanrı'nın "içkinleştirilmesi" ile, hem Tanrı'nın hem de dinin "psikolojikleştirilmesi" ile, kiliseyi dışsal bir kurum olarak anlayamama ile ve içeride-içsel-olan her şeyin genel bir yeniden değerlendirilmesiyle ilişkilendirilir). Yaşanmış hayat,... Okumaya Devam et →

Niccolo Machiavelli – Seçme Yazılar

  VAL Dİ CHİANA'NIN ASİ HALKI ÜSTÜNE (1503) "Lucius Furius Camille, Latium ayaklanmasını bastırdıktan sonra, Roma'ya döner dönmez, Senato'ya aday oldu ve Latin siteleri ve ülkesinin akıbetiyle ilgili anlamlı sorular sordu. Senato'nun kararı ve onun hemen hemen kelimesi kelimesine telaffuz ettiği sözler Tite-Live'in kaydettiğine göre aynen şöyleydi: 'Sayın Senato üyeleri, silah gücü ve savaşla Latium'da... Okumaya Devam et →

Immanuel Kant – Pratik Aklın Eleştirisi

  "En yüksek kavramı, dikkat edilmezse, gereksiz tartışmalara yol açabilecek bir çift anlamlılık taşır. En yüksek, en üstün olan (supremum) ya da yetkin olan (consummatum) anlamına gelebilir. Bunlardan birincisi, kendisi koşulsuz olan, yani başka hiçbir koşula bağlı olmayan koşuldur (originarium); ikincisi, kendi türünden daha büyük bir bütünün parçası olmayan bütündür (perfectissimum). Erdemin (mutlu olmaya layık... Okumaya Devam et →

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑