Zekeriya Çelikbilekli, Atatürk Kocatepe'de, 1981, Env. No 11156 Üsküdarlı Cevat, Hücuma Kalkış, 1934, Env. No 11206 Hayri Çizel, Ana Gayreti (1919-22), 1934, Env. No 8476 Sami Yetik, Milli Mücadele (1914-18), 1918, Env. No 8479 Arif Bedii, Atatürk Milli Mücadele'de, 1933, Env. No 8478 Sami Yetik, Türk Kurtuluş Savaşı'ndan, 1921, Env.... Okumaya Devam et →
Michel Foucault – Ders Özetleri
"Egzomolojez, 'inanç belgesi' olarak Hıristiyanın onsuz edemeyeceği bir şeydir ve Hıristiyan için vahiy ile açıklanmış hakikatler, sadece bir inanç konusu değil, aynı zamanda kendini bağımlamanın temelindeki yükümlülüklerdir; yani inançlarını sürdürme ve koruma yükümlülüğüdür, bunları gerçekleyen otoriteyi kabullenmedir; bunları, kamu önünde itiraf etmektir; bunlarla uyum halinde yaşamaktır vb. Ama, çok geçmeden bir başka çeşit egzomolojez ortaya... Okumaya Devam et →
Oğuz Atay – Korkuyu Beklerken
Tahta At adlı öyküden... "Bize şimdi yeni bir hava getir, Tahta Atın nasıl yapıldığını anlat. Tuzak nasıl kuruldu, onun şarkısını söyle. Şehrin girişinde sağlamlığını bugün de koruyan duvarlar Romalılardan kalmadır. Sen bize güzel bir masal anlatırsan, dedim ona, ben de senin sayende dünyaya belki yeni bir şeyler söylerim. Gördüğünüz kuyuda bir zamanlar bütün şehre yetecek... Okumaya Devam et →
Füreya Koral (1910-1997)
"Füreya Koral, 1927'de Notre Dame de Sion Kız Lisesi'ni bitirmiş, bir süre İÜ Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'ne devam etmiştir. Bu arada özel keman dersleri almaya başlayarak 1940-44 arasında müzik eleştirileri yazmış ve çeviriler yapmıştır. Seramik çalışmalarına 1947'de gittiği İsviçre'de başlamış, 1949'da Fransız seramikçi Serré'nin önerisiyle Paris'te özel bir atölyede çalışmalarını sürdürmüştür. 1951'de Paris'te Galeri M.A.I'deki... Okumaya Devam et →
Paul Auster – Yükseklik Korkusu (Mr. Vertigo)
"Bu konuşmamızı izleyen bir saat boyunca bir önceki rekorumu ikiye katlamayı başardım, otuz-otuz beş santim kadar yükselebildim. Karanlık çöktüğünde yerden yetmiş beş santim kadar yükseğe çıkabiliyordum artık; böylece Yehudi Usta'nın önsezileri doğrulanmış oluyordu, havaya yükselme sanatının nedenlerinin ve sonuçlarının içyüzünü kahin gibi görmüştü. Heyecanım görülecek gibiydi -yerden bu kadar yüksekte havada asılı durduğumu hissediyordum, sözcüğün... Okumaya Devam et →
Maksim Gorki – Çocukluğum
"Büyükannem cumartesileri ve bayram günleri akşam ayinleri için beni kiliseye götürürdü. Orada, kimin hangi Tanrıya dua ettiğini anlardım hemen: rahibin ve zangoçun sözleri büyükbabamın Tanrısına, ahalinin sözleriyse büyükannemin Tanrısına yönelikmiş gibi gelirdi bana. O zamanlar bana acı veren bu birbirinden ayrı Tanrıların bulunduğu şeklindeki çocukça düşünceyi, şimdi ancak kaba çizgileriyle açıklayabiliyorum. Yalnız kesin olarak o... Okumaya Devam et →
Jerzy Kosinski – Boyalı Kuş
"Gavrila'nın yardımıyla ilk kitabımı okudum. Önce annesini, sonra da babasını yitirip, benim gibi yeryüzünde tek başına kalan bir çocuğun karşılaştığı çeşitli güçlükleri anlatıyordu. Kitabın adı 'Çocukluğum'du. Gavrila, bunu yazan Maksim Gorki'nin Sovyet yazarlarının en büyüklerinden biri olduğunu anlattı bana. Eserleri, kitaplığın birkaç rafını dolduruyor, kendisi bütün dünyada tanınıyordu. Gorki'nin kitabını birkaç kere okudum. Onu okudukça... Okumaya Devam et →
Richard Kearney -Yabancılar, Tanrılar ve Canavarlar
"Antropologlar genellikle kurban etmeyi övmeye veya kusurlu addetmeye meyletmez, onun ilkel yapısını tanımlamakla yetinir. Mesela Mircea Eliade, kurban etmeyi, "kutsal"ı "profan"dan (esasen düzen ve kaosa ilişkin evrendoğum mitleri aracılığıyla) ayırmanın bir yolu olarak tanımlar. Georges Dumézil, egemenlik işlevlerinin yapısal kurumsallaşmasının bir ifadesi olarak değerlendirir. Georges Bataille'a göre, faydacı şeylerin dünyasından, kaynaşma ve içkinliğin "gerçekdışı" mitik... Okumaya Devam et →
Gabriel García Márquez -Albaya Kimseden Mektup Yok
"Postacı doğru onların yanına geldi. Albay geriye bir adım attı. Dayanılmaz bir kaygının etkisi altında mühürlü zarfın üstünü okumaya çalıştı. Postacı torbayı açtı. Doktora gazete paketini verdi. Sonra özel mektupların bulunduğu zarfı yırttı. Elindeki listeyle karşılaştırdı. Zarfların üstündeki adresleri bir bir okudu. Doktor gazeteleri açtı. 'Hala Süveyş sorunu,' dedi. 'Batı ağırlığını yitiriyor.' Albay başlıklara bakmadı.... Okumaya Devam et →
Edip Cansever – Ben Ruhi Bey Nasılım
BİR ÇİÇEK SERGİCİSİ DER Kİ "Bin dokuz yüz on iki miydi, bin dokuz yüz elli iki miydi Güneşli bir öğle miydi, çiçekler gölgesiz miydi Ellerim kirli miydi Neydi Çiçeklere su mu serpiyordum, bir karanfil çok mu uzaklardan gelmişti Bilmem ki Benim bütün yaşamımda hep karanfiller olmuştur Her zaman hatırlarım Sanki bir karanfilden sürekli doğmuşumdur Bin... Okumaya Devam et →
İbrahim, Üç Melek ve İshak’ın Kurban Edilişi
İbrahim, Üç Melek ve İshak'ın Kurban Edilişini gösteren bir mozaik, 6. yüzyıl, Ravenna "İbrahim bir gün Mamre meşeliğinde, gündüz sıcağında, çadırın önünde oturmaktaydı. Tanrı göründü. İbrahim başını kaldırdı, baktı ki üç adam duruyor ayakta. Onlara doğru koşup secdeye geldi. Sonra çadıra koşup, körpe bir buzağıyı getirdi; çabucak pişirmesi için hizmetçiye verdi. Konukların önüne ayran, taze... Okumaya Devam et →
Dino Buzzati – Tatar Çölü
"Bu tuhaf durumu düşünürken Giovanni, askerin hâlâ yanıt beklediğini fark edince, mekanik bir biçimde parolayı söyledi: 'Mucize', 'Sefalet' diye mırıldandı nöbetçi, silahını indirerek. Parola mübadelesi sonrası derin bir sessizlik oldu, bu sessizlikte şarkının sözlerini mırıldanan ses öncekinden de daha güçlü duyuluyordu. Sonuçta Drogo ne olduğunu anladı ve tepeden tırnağa bir ürpermeyle titredi. Suydu bu, evet,... Okumaya Devam et →
Gülnur Acar Savran ve Nesrin Tuna Demiryontan- Kadının Görünmeyen Emeği
"Kadınların ezilmesini ya da ideolojik olarak değersizleşmesini devlet başlatmadığı halde, devletin gelişimi kadınların durumunu birçok bakımdan kötüleştirdi. İlk olarak, adaletin, politik iktidarın ve emek yükümlülüklerinin dayatılmasını tekelleştirmeyi ve merkezileştirmeyi başardığı ölçüde devlet, yalnızca klanların erkek reislerine yardımcı olarak da olsa, çoğu kez kadınları da içeren eski otorite hiyerarşisini massetti. Otoritenin yeni kamusal, hiyerarşik doğası, aristokrat... Okumaya Devam et →
Ziya Gökalp – Şiirler ve Halk Masalları
YARADILIŞ Türk Kozmogonisi I. "Önceleri yoktu Gündüz, Görünmezdi aydın bir yüz; Doğmamıştı henüz gökler, Ne Ay, ne Gün, ne de Ülker; Yoktu hala nur ordusu; Vardı yalnız bir kara su! Bir gün deniz dalgalandı, İçinden bir kuş uyandı: Demir gaga, demir pençe, Adı Tuğrul, uçtu yüce. Yumurtası düştü: şırakkk.. Kırılınca... Okumaya Devam et →
17 Ağustos Akşamı Venüs Doğu Uzamında En Büyük!
Botticelli, Venüs'ün Doğuşu "Venüs çok eski bir Latin tanrıçasının adıdır. Meyve bahçelerinin koruyucusu olarak saygı gören Venüs sonradan Yunan etkisi altında Aphrodite ile bir tutulmuştur. Aeneas'ın anası sayılan Venüs İmparatorluk çağında Gens îulia'nın atası sayılmıştır (Aeneas)." (s. 290). "APHRODİTE'NİN DOĞUŞU: Aşk ve güzellik tanrıçası Aphrodite'nin doğuşu üzerine iki ayrı kaynağımız vardır: Biri Hesiodos,... Okumaya Devam et →
Ahmet Hamdi Tanpınar – Aydaki Kadın
"Suat kendi tablosunu etajerlerden birinin üstüne asmıştı. Fakat etajerin üstünü yan yarıya boşaltmış, sadece Selim'in koyu jad lacivert rengi ve biraz da biçimi için beğenip aldığı ucuz, ne idüğü belirsiz bir vazoyu yerinde bırakmıştı. Zaten tablonun etrafını da boşaltmıştı. Resim ilk bakışta kahverengi, lacivert, koyu yeşil renkleriyle, onların susturduğu, aslına irca ettiği mavileriyle karanlık görünüyordu.... Okumaya Devam et →
Bilge Karasu – Troya’da Ölüm Vardı
Acı Kök Yağmurun Tadında'dan... "Beni yalnızken gördüğü zamanlar daha sevinçli, beni yalnızken görmek istiyor, farkındayım. Ama beni yalnızken görmeğe alışırsa bir çeşit kaçmaya gitmiş olacak, onu istemiyorum. Kaçmamalı, bilenmeliyiz. Kaçan insanlardan söz açmıştık bir gece, bana «bulmağa hazırdın» dediği gece, kaçanlar var demiştik, bir de sığmak bulanlar, sığmağı bulanlar onu aramış olanlar, arayarak göklerin altında... Okumaya Devam et →
Yusuf Has Hacib – Kutadgu Bilig
"Hakan dedi: İyi iki türlüdür 872 Bunlardan biri doğrudan iyilik yolunu tutandır Biri anadan doğma iyidir Bak iyi olup doğru yolda yürür Bir diğerinin iyiliği ödünçtür Kötüye katılırsa kötülük yapar ... Okumaya Devam et →
Turgut Uyar 91 Yaşında!
GEYİKLİ GECE "Halbuki korkulacak hiçbir şey yoktu ortalıkta Her şey naylondandı o kadar Ve ölünce beş on bin birden ölüyorduk güneşe karşı. Ama geyikli geceyi bulmadan önce Hepimiz çocuklar gibi korkuyorduk. Geyikli geceyi hep bilmelisiniz Yeşil ve yabanî uzak ormanlarda Güneşin asfalt sonlarında batmasıyla ağırdan Hepimizi vakitten kurtaracak Bir yandan toprağı sürdük Bir yandan... Okumaya Devam et →
Alice K. Turner – Cehennemin Tarihi
"Viking cehennemi de Niflheim diye adlandırılıyordu. Buranın, Dünya Ağacı’nın, Yggdrasil’in köklerinin altında, en kuzeydeki yer olduğu düşünülüyordu. Doğusu devlerin ülkesi Jotunheim, güneyi büyük boşluk Ginnugagap’ın ötesinde dev Surl'un yönettiği ateşli bir bölge olan Muspell’di. Midgard, ya da Orta Yer bizim dünyamızdı. XII. yüzyılda İzlandalı şair Snorri Sturluson’un yazdığı Prose Edda da, Tartaros’un Erebus ya da... Okumaya Devam et →
Julian Baldick – Hayvan ve Şaman Orta Asya’nın Antik Dinleri
"Çinli tarihçiler kehanet ve sağaltıcılıktaki Hun uzmanlarına atıfta bulunur ve bize Hunların "dokuz göğe kurban edilmiş dokuz göğün büyücülerinden'' söz eder. Tarihçiler şamanlardan bahsediyor gibiler. Hastalıkları tedavi etmek için insan kurban etme yoluna başvurulduğunu öğreniyoruz: Roux Ortaçağ Moğollarının ölüme razı olarak bir hastayı ölümden kurtarabildiğine işaret eder. "Dokuz gök"e dayanarak, Çinli tarihçiler Hunlarda her göğün... Okumaya Devam et →
Şefik Can – Klâsik Yunan Mitolojisi
İKARİOS'UN ÖLÜMÜ "Bir gün, bu uzun ve bitmez seyahatleri sırasında Dionysos, İkarios'un evine geldi, oraya misafir oldu. Kendisini çok iyi karşıladılar, izzet ikramda bulundular, gitmeden evvel Dionysos kendisine gösterilen misafirperverliğe karşılık olarak ev sahibine üzüm yetiştirmenin usulünü, bağcılık fennini ve şarap yapmayı öğretti. Bağbozumu gelince, İkarios, bu esrarlı içkiden yalnız kendisinin faydalanmasını düşünmedi, üzümün faydasını, şarabın... Okumaya Devam et →
Bilge Karasu – Kılavuz
"Örneğin, ilgi duyduğun, edinmek isteyip aldığın, şunu okuyayım dediğin kitapları da, çoğu zaman, hemen okumaz, bırakırsın, günü gelince okumak üzere... Bunu da bildim mi? 'Bildiniz.' Ben de yeni yeni farkına varıyordum bu huyumun! 'Üzerinde durmak istediğim ilk nokta şu: Sevgi-sevgisizlik diyerek kendi kendine sorduğun soruları bana açtığında, kendini, yeterince sevgi gösterememekle, sevdiğini sandığın, düşündüğün halde... Okumaya Devam et →
27 Temmuz Tam Ay Tutulması
"Bu geceki dolunay Antilop Dolunayı olarak bilinir çünkü yılın bu zamanı erkek antilopların boynuzlarının çıktığı aydır. Ayrıca Gök Gürültüsü Dolunayı ve Saman Dolunayı olarak da adlandırılır. Türk Mitolojisindeki Yelbegen gökyüzünde yaşayan yıldızlara ve Aya musallat olan yedi başlı bir devdir. Zaman zaman bu kötücül varlık yıldızların peşine düşer, onları ısırır ve ağzındaki parçaları aşağıya tükürürmüş.... Okumaya Devam et →
Martin Heidegger – Sanat Eserinin Kökeni
"Eserler müzelerde ve sergilerde böyle durur. Acaba bunlar kendisinde, kendisi oldukları eserler midir veya sanat ticaretinin malları mıdırlar? Eser, kamusal ve bireysel sanat zevklerini tatmin için sunulmuştur. Resmi makamlar eserlerin bakımı ve saklanması görevini üstlenirler. Sanat uzmanları ve görevlileri sanatla uğraşırlar. Sanat ticareti ise bunları pazarlamaya uğraşır. Sanat tarihi araştırmaları eserleri bir bilim dalının konusu kılar. Acaba bu zengin uğraşta eserlerle karşılaşabilir miyiz? Münih... Okumaya Devam et →
George Orwell – Kitaplar ve Sigaralar
"Totaliter devlet, ihtiyaç duyduğu için şimdilik bilim insanlarına hoşgörüyle yaklaşıyor. Nazi Almanya'sında dahi Yahudi olmayan bilim insanlarına görece iyi davranılıyordu ve bir bütün olarak Alman bilim camiası Hitler'e karşı direniş göstermedi. Kısmen liberal düşünce alışkanlıklarının kolayca aşılamaması, kısmen de savaş hazırlığı ihtiyacı nedeniyle tarihin bu aşamasında en zorba hükümdar bile fiziksel gerçekliği dikkate almak zorunda.... Okumaya Devam et →
Anne Frank – Hatıra Defteri
28 Mart 1944 Salı "Ve Peter... Peter'den vazgeçmek istemiyorum. Öyle sevgi dolu ki; ona hayranım. Aramızda o kadar güzel şeyler olabilir ki! Neden yaşlılar bu işe burunlarını sokuyorlar? İyi ki ben içimdekileri belli etmemeye alışkınım. Ona nasıl deli gibi vurulduğumu göstermemeyi çok güzel başarıyorum; peki, acaba o bir şey söyler mi? Onun yanağını da, rüyamda... Okumaya Devam et →
Chuck Palahniuk – Tıkanma
"Burada okuyacağınız şey, aptal bir çocuğun aptal hikayesidir. Asla tanışmak istemeyeceğiniz önemsiz birinin aptal ve gerçek hayat hikayesi. Bacak kadar boyu ve yandan ayrılıp taranmış bir avuç sarı saçı olan küçük bir spastiği getirin gözünüzün önüne. Bu ruhsuz bok parçasının dökülen süt dişlerinin yerine yer yer çıkmakta olan yamuk yumuk kalıcı dişlerini ortaya seren bir... Okumaya Devam et →