Roland Barthes – Camera Lucida (Fotoğraf Üzerine Düşünceler)

  "Eninde sonunda - ya da sınırda - bir fotoğrafı iyice görebilmek için en iyisi başka bir yana bakmak, ya da gözleri kapamaktır. "Görüntü için gerekli koşul, görmedir" demiş Janouch, Kafka'ya; Kafka da gülümseyerek yanıtlamış: "Biz nesneleri aklımızdan çıkarmak için fotoğraflarız. Öykülerim gözlerimi kapamamın bir yoludur." Fotoğraf sessiz olmalıdır (yaygaracı fotoğraflar vardır, onları sevmem): bu... Okumaya Devam et →

Aristoteles – Nikomakhos’a Etik

  "Ne ki, insan olduğu için dış iyilere de gerek duyacaktır, çünkü doğası, teoria yaşamıyla ilgisi içinde 'kendine yeter' değil: Bedenin sağlıklı olması, beslenme, öteki gerekenler de bulunmalı. Dış iyiler olmaksızın mutlu olunamasa bile, sanılmamalı ki, mutlu kişi olmak için pek çok, büyük şeylere gerek duyulacak: Kendine yeterlik ile eylem ise aşırılıkta değildir; 'denize karaya... Okumaya Devam et →

George Orwell – Hayvan Çiftliği

"Artık bütün emirler Squealer ya da öteki domuzlardan biri tarafından iletiliyordu. Napoléon ancak on beş günde bir halkın arasına çıkıyor, çıktığı zaman da yanında yalnızca köpeklerden oluşan maiyeti değil, siyah bir horoz da bulunuyordu. Horoz önden yürüyor ve Napoléon konuşmasına başlayacağı zaman bir borazancı gibi, avazı çıktığı kadar, 'Ü-ürü-üüü!' diye ötüyordu. Napoléon'un, çiftlik evinde bile ötekilerden ayrı... Okumaya Devam et →

Kültürel Görecilik Ne Demek?

"(cultural relativism) Kültürel görecilere göre, kavramlar toplumsal düzlemde kurulmuştur ve değişik kültürlere göre farklılaşır. Bu kavramlar içinde, doğru, ahlaki olarak geçerli sayılan ve bilginin, hatta gerçekliğin kendisini oluşturan temel nosyonlar vardır. Peter Winch ('Understanding a Primitive Society', American Philosophical Quarterly, 1964), gerçeklik duygumuzun toplumsal bir kurgu olduğu ve bir toplumda egemen olan söyleme dayandığı görüşündedir.... Okumaya Devam et →

Bilinemezcilik Ne Demek?

"[Os. lairfaniye; İng. agnosticism; Fr. agnosticisme, Al. agnosticismus]. 1869 yılında, Darwinci evrim teorisinin savunucusu ünlü T. H. Huxley tarafından yaratılmış bir terim olarak bilmeme; bilememe haline işaret eden akım ya da tavır. Rus düşünür ve eylemcisi Lenin'in, felsefeleri temelde maddecilik ve Berkeley'le başlayan idealist felsefeler olarak ikiye ayırdıktan sonra, Hume'la Kant'ın doğanın, görünüşlerin gerisindeki gerçekliğin... Okumaya Devam et →

Kültürel Gecikme Ne Demek?

"(cultural log) William F. Ogburn'un daha geniş kapsamlı teknolojik evrimcilik kuramının bir parçası olarak geliştirdiği bir kavram ve kuram. Kültürel gecikme kuramı, bir toplumun teknik gelişmesi ile ahlaki ve hukuksal kurumları arasında bir uçurum bulunduğunu anlatır. Bazı toplumlarda görülen (en azından bazı) çatışmalar ile problemler, ahlaki ve hukuksal kurumların teknik gelişme düzeyine ayak uyduramamasıyla açıklanabilir"... Okumaya Devam et →

Vincent van Gogh – Patates Yiyenler ve İlk Dönem Eserlerinden Örnekler

The Potato Eaters (1885) by Vincent van Gogh (1853- 1890)   "Modern sanatın oluşmasında önemli etkileri olan ARD-İZLENİMCİLİK akımının en önemli temsilcilerindendir. Bir Protestan papazın oğlu olan Van Gogh, Zevenbergen ve Tilburg'daki yatılı okullarda okumuş, 1869'da sanat yapıtları alıp satan Goupil firmasına girerek işten çıkarıldığı 1876'ya değin firmanın Lahey, Brüksel ve Londra şubelerinde çalışmıştır. Bir... Okumaya Devam et →

A Priori ve A Posteriori Ne Demek?

"1. Önerme, kavram, akıl yürütme ve bilgi türleri arasında yapılan ve temelde, önermelerin doğruluklarına ilişkin bilgiyi nasıl elde edebildiğimiz konusuyla ilgili olan temel ayırım. Buna göre, a priori bir önerme, doğru ya da yanlış olduğu deneye başvurmadan, deneyimden önce ya da tecrübeden bağımsız olarak bilinen önermedir. Başka bir deyişle, bütünün parçalarına eşit olduğu önermesi a... Okumaya Devam et →

Henri Lefebvre – Şehir Hakkı

  "Spekülatif sistematikleştirme yoluyla bir bütünlüğü hedefleyen felsefi tefekkür açısından, yani Platon'dan Hegel'e klasik felsefe açısından şehir kesinlikle ikincil bir tema ya da herhangi bir konu değildi, bundan çok daha fazlasıydı. Felsefi düşünce ile kent hayatı arasındaki bağlar -bunları açıklamak hala gerekse de- düşünüm sürecinde açıkça görülür. Site ve şehir, filozoflar ve felsefe açısından basit... Okumaya Devam et →

Mehmet Nurettin Karaoğuz tarafından Ankara İl Özel İdaresine bağışlanan bina 1977 yılında müze olarak açılmıştır. Klasik Osmanlı mimari özelliklerini taşıyan müze binası 1850 yılı yapımıdır ve 3 katlıdır. Giriş katı taş duvar olup, ahır ve avlu bölmesi olarak kullanılmıştır. Üst katlarise ahşaptan yapılmış olup, duvarların iç ve dış sıvaları yöresel tatlı kireç ile kaplıdır. Bütün... Okumaya Devam et →

Mihail Bahtin – Sanat ve Sorumluluk İlk Felsefi Denemeler

"Bir hayata dışarıdan beden kazandıran veya onu bedenselleştiren tüm güçler, özsel olmayan ve tesadüfi güçler olarak görülür ve her türlü dışarıdalığa derin bir güvensizlik doğar (dinde bu, Tanrı'nın "içkinleştirilmesi" ile, hem Tanrı'nın hem de dinin "psikolojikleştirilmesi" ile, kiliseyi dışsal bir kurum olarak anlayamama ile ve içeride-içsel-olan her şeyin genel bir yeniden değerlendirilmesiyle ilişkilendirilir). Yaşanmış hayat,... Okumaya Devam et →

Herman Melville – Katip Bartleby

  "Düşünceler içinde evime doğru yürürken, kendimi beğenmişliğim merhametimi bastırdı. Bartleby'den kurtulmayı ustalıkla başardığım için kendimi kutluyordum. Ustalıkla diyorum, tarafsız okurlara da böyle görünüyor olmalı. İzlediğim yolun güzelliği kuşkusuz sakinliğinde yatıyor gibiydi. Ne hoyratça zorbalık yapmıştım, ne harhangi bir kabadayılık ne de öfkelenip gözünü korkutmuştum; büroda dört dönüp o dilenci numaralarını da alıp da gitmesi... Okumaya Devam et →

Niccolo Machiavelli – Seçme Yazılar

  VAL Dİ CHİANA'NIN ASİ HALKI ÜSTÜNE (1503) "Lucius Furius Camille, Latium ayaklanmasını bastırdıktan sonra, Roma'ya döner dönmez, Senato'ya aday oldu ve Latin siteleri ve ülkesinin akıbetiyle ilgili anlamlı sorular sordu. Senato'nun kararı ve onun hemen hemen kelimesi kelimesine telaffuz ettiği sözler Tite-Live'in kaydettiğine göre aynen şöyleydi: 'Sayın Senato üyeleri, silah gücü ve savaşla Latium'da... Okumaya Devam et →

Immanuel Kant – Pratik Aklın Eleştirisi

  "En yüksek kavramı, dikkat edilmezse, gereksiz tartışmalara yol açabilecek bir çift anlamlılık taşır. En yüksek, en üstün olan (supremum) ya da yetkin olan (consummatum) anlamına gelebilir. Bunlardan birincisi, kendisi koşulsuz olan, yani başka hiçbir koşula bağlı olmayan koşuldur (originarium); ikincisi, kendi türünden daha büyük bir bütünün parçası olmayan bütündür (perfectissimum). Erdemin (mutlu olmaya layık... Okumaya Devam et →

Carl Sagan – Kozmos

"Yerküremizin küçük bir dünya olduğunun anlaşılması, birçok önemli keşfin yapıldığı Ortadoğu'da aydınlığa kavuşmuştur. Bu keşif Milattan Önce üçüncü yüzyıl olarak belirlenen bir zamanda, o dönemin en büyük metropolü sayılan Mısır'ın İskenderiye kentinde oldu. Bu kentte Eratostenes adında biri yaşıyordu. Çağdaşları arasından kıskanç biri, ona «Beta» lakabım takmış. Beta, Yunan alfabesinin ikinci harfidir. Eratostenes dünyada her... Okumaya Devam et →

Türkiye’nin ilk ve tek uygulamalı kültür müzesi Yaşayan Müze, halk yaşamı ve onun ürettiklerini sergileme düşüncesiyle 23 Nisan 2007’de eğitimci ve kültür bilimci Dr. Sema Demir tarafından kurulmuştur. Yaşayan Müze, geç dönem Osmanlı mimarîsinin seçkin örneklerinden biri olan tipik bir Türk evinde hizmet vermektedir. Bu konak, Beypazarı’nın ileri gelen ailelerinden Abbaszadelerin büyük oğlu Ali Bey... Okumaya Devam et →

Peter Burke – Kültür Tarihi

"Temsil-etmeler tarihinden bir başka örnek-olay incelemesi görmek için müzikolojiye bakabiliriz: bu da, uygulayıcılarından bazılarının kendilerini kültür tarihçisi diye gördükleri bir disiplindir. Kimi müzikologların, bir edebiyat eleştirmeni tarafından yapılmış ve bir filozof tarafından esinlendirilmiş bir inceleme olan Said'in Orientalism'ine verdikleri karşılıklar, geniş kültür tarihi şemsiyesi altında yer alan disiplinler-arası ilişkilerin ya da "alışverişler"in canlı bir tablosunu... Okumaya Devam et →

Ahmet Midhat Efendi – Paris’te Bir Türk

  "Parisli bir karı ile bu yolda edilen latife ayıp sayılmadıktan başka, belki de zarafete hamlolunur. İstanbul'da olsa adeta çapkınlık olmak üzere hükmedilirdi. İnsanlığın garaib-i bi-nihayesinden birisi de budur. Cemiyet-i beşeriyyenin şu noktasında haram, ayb-ı memnu olan bir şey, öteki noktasında mubah, memduh ve mücazdır. Her ne hal ise bizim iki refik işlerini bitirdikten sonra... Okumaya Devam et →

Franz Kafka – Çin Seddi’nin İnşası

  "Sanırım seddin inşasına karşı çıkan düşünceler yöneticilerce dikkate alınmış, parçalar halinde inşa yöntemine karar verilirken göz önünde bulundurulmuştur. Benim gibi pek çok kişi adına konuşarak bizler diyebilirim, bizler, aslında üst dereceden yöneticilerin buyruklarını okuyup incelerken kendi kendimizi de tanıdık ve bizi yöneten kişiler olmasa gerek okulda öğrendiklerimiz gerekse aklımızın,o devasa bütünlükteki zerre kadar görevimiz... Okumaya Devam et →

Aleksandra Kollontay – Marksizm ve Cinsel Devrim

  ‘’ Evlilikle ilgili bütün bu formüller ne boş hayal! Bugünkü aile yapımızın karanlık alanı üzerinde sözüm ona birtakım çözüm yolları! ‘Serbest birlik’, ‘serbest aşk’! Bu formüllerin uygulanabilmesi için her şeyden önce, insanlar arasındaki tüm toplumsal ilişkilerde köklü bir reforma girişmek gerekir; ayrıca, cinsel ahlak kurallarının, bunlarla birlikte bütün insanlık psikolojisinin de temelden köklü bir... Okumaya Devam et →

Gilles Deleuze – Leibniz Üzerine Beş Ders

  "Ne demektir günümüzde Leibnizcı olmak? Bu iki şey olabilir; biri pek ilginç değil, öteki çok ama çok ilginç... Daha önce kavramın çığlıkla özel bir ilişkisi olduğunu söylemiştim. Günümüzde Leibnizcı ya da Spinozacı olmanın ilginç olmayan bir tarzı var - meslek icabı bu tipler belli bir yazar üzerine çalışırlar; ama filozofa talip olmanın başka bir... Okumaya Devam et →

Jean-Paul Roux – Eski Türk Mitolojisi

"(Ay-Kamerî ay da denmektedir.) Ay kültüne, güneş ve diğer gezegenlere ilişkin kültle bir arada sıkça rastlanmaktadır, özellikle de 10. yüzyıldan bu yana. Ancak taşıdığı sembolik anlam, Çinli muhabirlerce çok daha öncesinden, Doğu Türklerinden itibaren bilinmektedir. İlginçtir ki, Türkler neredeyse sadece doğum, gelişim, olgunluk, çöküş, ölüm ve yeniden dirilmeye ilişkin tasarımlara yer verirler. Ay büyüdüğü sürece... Okumaya Devam et →

Friedrich Nietzsche – Güç İstenci

  “Bir organın yararlılığı, kökenini açıklamaz; tam aksine! Bir özelliğin kendini oluşturduğu sürenin çoğu boyunca bireyi korumaz ve birey için, her şeyden önce harici durumlar ve düşmanlarla mücadelesi olmak üzere, hiçbir yararı yoktur. Öyleyse her şeyden önce ‘yararlı’ olan nedir? ‘Neye bağlantılı olarak yararlı?’ diye sormalıyız. Örneğin bireyin uzun ömrü için yararlı olan, gücünün ve... Okumaya Devam et →

Sanatçı Babalar ve Sanatçı Oğullar

The Painter's Father, Albrecht Dürer (1497)   Portrait of Clara Serena Rubens, Peter Paul Rubens (1616)   Portrait of the Artist with his Family, Cornelis de Vos (1621)   Family Portrait, Cornelis de Vos (1631)   The Artist's Son Titus at His Desk, Rembrandt (1655)   The Painter's Father, Louis-Auguste Cézanne (1865)   The Artist's... Okumaya Devam et →

Fatih Atila – Alaturka Rapsodi

  BABA bölümünden... "Şimdi, ansızın çıkıp geldiği, sabahın akşamı, yaptıkları konuşmaları anımsıyordu. Yine her zamanki tartışmalar, her zamanki çekişme ve bunların felsefi, politik yansımaları ortalığı doldurmuştu ve annesi, 'çocuğu rahat bırak', diye çıkışmıştı, 'daha bugün geldi ve hemen yarın erkenden gideceğini söylüyor', demiş sonra da kendince tatlı, akıllı bir dinleyici olan oğluna seslenmişti: 'çok az... Okumaya Devam et →

Bedrettin Cömert – Giotto’nun Sanatı

"Kimi yapıtlar vardır. Üzerinde, yüzyıllar boyunca, pek çok söz edilmiştir. Her gelen kuşak, yeni bir görüş, yeni bir duyarlıkla, yeni bir şey eklemiştir bu yapıtların anlamına. Görüş ve duyarlıkların ayrı olmasına karşılık, her yorumda ortak bir taban belirtmiştir. O yapıt, birbirini izleyen kuşaklarca, değişik yollar ve gerekçelerle de olsa, aynı derinlikle yaşanmıştır. İşte Giotto'nun Ölü... Okumaya Devam et →

Michel Foucault – Ders Özetleri (1970-1982)

"İktidar bağıntılarının somut çözümlenmesini gerçekleştirmek için, hükümranlığın hukuksal modelini bir yana bırakmak gerekir. Gerçekten de bu model, bireyi, doğal hakların ya da ilkel iktidarların öznesi olarak ele alır ve devletin ideal oluşumunu irdelemeyi amaçlar. Ayrıca, yasayı, iktidarın temel belirlenimi olarak görür. İktidarı, ilişkinin temel terimlerinden yola çıkarak değil de, etkilediği öğeleri belirleyen olması bakımından, bu... Okumaya Devam et →

Jeannie Labno – Rönesans Ayrıntıda Sanat

"Raffaello, Raffaello Sanzio ya da Santi olarak doğdu, Yüksek Rönesans'ın üslubunu oluşturan üç büyük sanatçının en genciydi. Raffaello, Dük Guidobaldo da Montefeltro'nun bu sanat yüzyılı boyunca İtalya çapında ressam olarak çalışan babasının yaşadığı Urbino'da doğmuştu. Zarif ve nazik üslubu üzerinde derin etkiler bırakan Perugino'dan eğitim aldı. 1504'te, yeni Floransa üslubuyla, özellikle de Leonardo da Vinci'nin... Okumaya Devam et →

David Le Breton – Yürümeye Övgü

  "Çağdaş dünya bağlamında yürümek bir nostalji ya da direniş biçimini akla getirebilir. Yürüyüşçüler dünyanın çıplaklığı içinde bedensel maceralar yaşamak amacıyla arabalarından saatlerce ya da günlerce çıkmayı kabul eden ilginç kişilerdir. Yürüyüş, yürüyüşçünün özgürlük düzeyine göre farklı tonlarla bedenin zaferidir. Yaşamın bir yığın önemsiz şeyi konusunda bir temel felsefenin geliştirilmesine elverişli bir etkinliktir, gezgini, bir... Okumaya Devam et →

Umberto Eco – Gülün Adı

"Siz gerçekten gece kitaplığına mı girmek istiyorsunuz? diye sordum korkuyla. Ölmüş rahiplerin, yılanların, gizemli ışıkların bulunduğu yere girmek mi, sevgili Adso? Hayır, oğlum. Bugün düşünüyordum bunu, ama meraktan değil, çünkü Adelmo'nun nasıl öldüğü sorunu takılmıştı aklıma. Şimdi, sana söylediğim gibi, daha mantıklı bir açıklamaya varmak üzereyim; ne olursa olsun, buranın alışkanlıklarına saygı göstermek istiyorum. Öyleyse... Okumaya Devam et →

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑