"[Alm. Ding an sich] [Fr. chose en soi] [İng. thing in itself] [Es. T. bizatihi şey]: Bilen özneden, bilinçten bağımsız olarak kendi başına var olan, deneyin ötesinde bulunan, şey. Bu anlamda: 1- (Aristoteles'te ve skolastik felsefede) -> Tözle eşanlamlı, 2- (Kant'ta) -> Noumenon"la eşanlamlı, düşünceden bağımsız olarak var olan. Bize verilmiş olan, şeyin yalnızca görünüşüdür,... Okumaya Devam et →
Theodore Sturgeon – İnsandan Öte
"Bu tahrik değildi, birlikte yenilen yemeklerin yakınlığı, yürüyüşler, paylaşılan uzun sessizlikler, dokunmadan, cezbetmeye çalışan bir kelime olmadan. Bastırılmış ve sessiz sevişme bile özen isteyen, aç ve susuz bir şeydi. Janie bir şey istemedi. O sadece... sadece bekledi. Eğer ilgisi adamın karanlık geçmişine yönelikse pasif bir tavır içindeydi, adamın verebileceği şeylere açık değildi. Eğer istediği... Okumaya Devam et →
Alan Sokal – Şakanın Ardından
“Sonunda gerçek ortaya çıktı: kültürel çalışmalar dergisi Social Text’in İlkbahar/Yaz 1996 nüshasında yayımlanan makalem ‘Sınırları Aşmak: Kuantum Kütleçekiminin Dönüştürücü Bir Hermeneutiğine Doğru’, aslında bir paradi. Social Text editörleri ve okuyucularıyla birlikte daha geniş entelektüel çevreye de, gerekçelerimin ve gerçek görüşlerimin parodi olmayan bir açıklamasını borçlu olduğum ortada. Burada amaçlarımdan biri de Sol içinde beşeri bilimlerle... Okumaya Devam et →
Kapsam Ne Demek?
"[Alm. Ümfang. Extension] [Fr. İng. extention] [Lat. extensiv] [Es. T. şümul]: (Mantıkta) Bir kavramın ve o kavramı dile getiren terimin içerdiği varlıkların ve bireysel olayların tümü, kavram altında toplanan şeylerin tümü. // Bir yükleme konu olarak verilebilen terimler onun kapsamını gösterir. (Ör. Bütün insanlar, hayvanlar, bitkiler 'canlı' kavramının kapsamı içine girerler. Kapsam büyüdükçe içerik küçülür,... Okumaya Devam et →
İbrahim Çallı 136 Yaşında!
İbrahim Çallı, Zeybekler, 1923 (1882 Çal-Denizli, 1960 İstanbul) "Türk İzlenimcileri'nin önde gelen temsilcilerinden olan Çallı, bir sanatçı kuşağına (1914 Kuşağı) adını vermiştir. Genç yaşta İstanbul'a gelmiş, çok küçük memuriyetlerde çalıştıktan sonra Şeker Ahmed Paşa aracılığıyla 1906'da Sanayi-i Nefise Mektebi'ne girmiştir. 1910'da bu okulu bitiren Çallı, ertesi yıl devlet tarafından Paris'e yollanmış ve 1914'e değin... Okumaya Devam et →
Michel Foucault – Büyük Kapatılma (Seçme Yazılar 3)
"Bentham'ın düşü olan ve bir kişinin herkesi gözleyebildiği Panopticon, özünde, burjuvazinin düşü veya düşlerinden biridir (çünkü burjuvazi çok düş kurmuştur). Bu düşü gerçekleştirdi. Belki Bentham'ın önerdiği mimari yapı biçiminde gerçekleştirmedi, fakat Bentham'ın Panopticon konusunda söylediğini hatırlamak gerekir: Bu, elbette, mimari bir biçimdir, fakat özellikle de yönetim biçimidir; zihin için zihin üzerine iktidar uygulama biçimidir. Bentham Panopticon'da iktidarın... Okumaya Devam et →
Nurettin Topçu – İsyan Ahlakı
İsyan şuurunun tahlili: “Şuurun tahlili yolunu takip ederek, adeta kaçınılmaz bir şekilde isyana vardık. Gerçekte düşüncenin, sezgiden inanca, inançtan imana doğru tabii bir oluşumunun bulunduğunu gösterdik. İmanda düşüncenin ikiye bölündüğü olgusuna dikkat çektik. Mistik iman, ayni veri içerisinde iki çeşit bilgiyi ihtiva ediyordu: Kendisi hakkında ve Allah hakkında bilgi. Düşüncenin her faaliyetinde gizlenen bu çifte... Okumaya Devam et →
İdeoloji Ne Demek?
"[Alm. Ideologie] [Fr. Idéologie] [İng. ideology] [Es.T. ilm-i suver-i akliye]: 1- Terimin yaratıcısı Destutt de Tracy'ye göre ideolji, 'ideler bilimi'dir, ideleri (geniş anlamıyla bilinç olaylarını), idelerin niteliklerini, yasalarını, gösterdikleri anlamlarla bağlantılarını ve kökenlerini inceler. 2- (Küçültücü anlamda) Gerçekliği olmayan, soyut düşüncelere dayanan kuram. 3- Kendine özgü verilere dayanarak geliştiğini sanan, gerçekte ise toplumsal ve ekonomik... Okumaya Devam et →
Henrietta Mccall – Mezopotamya Mitleri
"Atrahasis Miti ...Sümerlerin krallar listesinin bir uyarlamasına göre Atrahasis, Gılgamış Destanı'nın XI. Tableti'nde Utnapiştim'in babası olarak bahsedilen Şuruppak (şu nada Orta Mezopotamya'daki Tell Fara) kralı Ubara-Tutu'nun oğludur. Aslında Atrahasis (Çok Bilge) ve Utnapiştim (Yaşamı Buldu) İncil'de bahsedilen Nuh'un eşdeğerleridir. Ayrıca Sümerlerde bir eşdeğeri de vardır, Ziusudra (Uzun Yaşam). Yani Atrahasis eski çağların evrensel bir figürüdür.... Okumaya Devam et →
Şevki Balmumcu ve Ankara Sergievi (Büyük Tiyatro ve Opera Binası)
"Türkiye'de 1930'larda ağırlık kazanan Akılcı-İşlevci Mimarlık eğiliminin başarılı temsilcilerinden biri olan Balmumcu, Bonatz tarafından Büyük Tiyatro Binası'na (1948) dönüştürülen Ankara Sergievi tasarımıyla tanınır. 1928'de GSA (MSGSÜ) Mimarlık Bölümü'nden mezun olmuş, 1928-30 arasında Yalova Kaplıcası'nın onarımında ve Seyr-i Sefain Umum Müdürlüğü'nde çalışmıştır. 1930-32 arasında Bursa'da Tayyare Cemiyeti (Türk Hava Kurumu) Tiyatro ve Sinemasının inşaatında kontrol mimarı... Okumaya Devam et →
Anlak Ne Demek?
"[Alm. Intelligenz] [Fr. İng. intelligence] [Lat. intelligentia] [Es. T. zeka]: Kavrayış; anlayış; kavrama ve yargılama yetisi. Buna göre: 1- Karışık şeyleri, olayları çabuk kavrama ve kolaylıkla onlara uyma yeteneği. 2- Bilmeye yönelen yeti ve yeteneklerin toplamı (algılama, kavrama, soyutlama, kavram kurma , genelleştirme, birleştirme, sonuç çıkarma, eleştirme, yargılama, çözümleme]. a. (Duyuma karşıt olarak) Anlıkla eşanlamlı,... Okumaya Devam et →
Açık ve Seçik Ne Demek?
"[Alm. kier und deutlich] [Fr. clair et disttinc] [İng. clear end distinct] [Lat. clarus et distinctus, clare et distincte] [Es. T . vazıh ve mütemeyyiz]: (Descartes'ta) Bir bilginin doğruluğunu belirleyen ölçütler: Konusu bize doğrudan doğruya, araçsız olarak verilmiş bilgi açık; konusu başka, şeylerden ayrı, onlarla karışmamış olan bilgi de seçiktir" (s. 13) Akarsu, Bedia... Okumaya Devam et →
Georges Perec – Uyuyan Adam
"İnsan ne harikulade bir buluş! Isınsın diye ellerine, soğusun diye de çorbasına üfleyebilir. Çok tiksindirmiyorsa bir kınkanatlıyı başparmağıyla işaretparmağı arasında hafifçe tutabilir. Bitki yetiştirebilir, besinini, giyimini, kimi ilaçları, hatta kötü kokusunu gizlemeye yarayacak parfümleri onlardan sağlayabilir. Madenleri dövüp kap kacak yapabilir (bir maymunun yapamayacağı bir şeydir bu). Büyüklüğün, çektiğin acı nice örnek hikayede yüceltiliyor.... Okumaya Devam et →
J. K. Rowling – Harry Potter ve Azkaban Tutsağı
"Sirius masum bir adam gibi hareket etmedi. Şişman Hanım'a yönelik saldırı -Gryffindor Kulesi'ne bıçakla girmek- Ölü ya da diri, Pettigrew olmadan Profesör Snape'in ifadesini geçersiz kılma şansımız sıfır.' 'Ama siz bize inanıyorsunuz.' 'Evet, inanıyorum,' dedi Dumbledore sakin sakin. 'ama başkalarının hakikati görmesini sağlayacak ya da Sihir Bakanı'nı aşacak gücüm yok...' Harry onun ağırbaşlı yüzüne... Okumaya Devam et →
Gidimli Ne Demek?
"(lat. discursus; fr. discursif, alm. diskursiv, ing. discursive). Bir önermeyi bir başka önermeden usavurma yoluyla çıkaran düşünce. Sezgisel düşüncenin tersine, önermeden önermeye geçerek yani aracı önermeler kullanarak ya da bir başka deyişle dolaylı çıkarımlar yaparak sonuca ulaşan düşünce. Gidimli düşünce adım adım, usavurmalarla ilerleyen düşüncedir" (s. 235). Timuçin, Afşar (2004). Felsefe Sözlüğü, Bulut Yayınları, İstanbul.
Walter Benjamin – Esrar Üzerine
"Marsilya, 29 Temmuz. Uzun bir tereddütten sonra, akşam yedide esrar içtim. Gün boyu Aix'teydim. Yüz binlerce insanın yaşadığı ama kimsenin beni tanımadığı bu şehirde, rahatsız edilmeyeceğimi bilmenin mutlak kesinliğiyle yatağımda uzanmış yatıyordum. Gene de küçük bir çocuğun ağlaması huzurumu kaçırıyor. Üç çeyrek saat geçmiştir diye düşünüyorum. Ama sadece yirmi dakika geçmiş. (...) Yatağımda öylece... Okumaya Devam et →
Michel Foucault – Entelektüelin Siyasi İşlevi (Seçme Yazılar 1)
"İktidar, hukuk ve hakikat arasındaki ilişkinin mekanizmasının kendisini değil, bu ilişkinin yoğunluğunu belirtmek için yalnızca şunu diyelim: Hakikati talep eden ve işlev görmek için ona ihtiyaç duyan iktidar tarafından hakikati üretmeye zorlanıyoruz; hakikati söylemek zorundayız, hakikati itiraf etmeye ya da bulmaya mahkumuz. İktidar sorgulamaktan, bizi sorgulamaktan vazgeçmez; araştırmaktan, kaydetmekten vazgeçmez; iktidar hakikat arayışını kurumsallaştırır,... Okumaya Devam et →
J. K. Rowling – Harry Potter ve Sırlar Odası
"Harry ısrarla, 'Dinleyin!' dedi. Ron ve Hermione donup kalarak onu gözlediler. '.... öldür... öldürme vakti...' Ses giderek uzaklaşıyordu. Harry onun hareket edip gittiğinden, yukarı çıktığından emindi. Karanlık tavana bakarken korku ve heyecan karışımı bir duyguya kapıldı: Nasıl olur da yukarı çıkardı? Taş tavanların etkilemediği bir hortlak mıydı? 'Buradan,' diye bağırdı ve merdivenlerden yukarı, Giriş Salonu'na... Okumaya Devam et →
Hannah Arendt – İnsanlık Durumu
1 VITA ACTIVA VE İNSANLIK DURUMU "Vita Activa terimini, üç temel insani etkinliği, emek, iş ve eylemi ifade etmek amacıyla öneriyorum. Bunların her biri, yeryüzündeki hayatın insana içinde [o şartla] verildiği temel durumlardan birine karşılık geldiği için aslidirler. Emek; büyümesi, metabolizması ve mukadder çöküşü, yaşam süreci içerisinde emek yoluyla aynı anda üretilen ve beslenen hayati... Okumaya Devam et →
Teodise Ne Demek?
"(theodicy) Yunanca theos (Tanrı) ve dike (adalet) sözcüklerinden türetilen bir terim. Metafizikte, dünyanın Tann'nın yarattığı şekliyle temsil edilmesi, dünyanın bazı karakteristik özelliklerinin, genellikle ortakduyusal deneyimle çelişen özellikleri olması gerektiğini kanıtlamanın bir yöntemini sunuyordu. Bunun için, Tanrı'nın iyiliği ve her şeye kadir olmasına bakarak, görünen kötülüklere ve çekilen acılara rağmen dünyanın kendisinin de iyi olması gerektiği sonucuna... Okumaya Devam et →
İoanna Kuçuradi – İnsan ve Değerleri
"Felsefi bilginin tarihinde rastlanan belli başlı sorulardan üçü, birer 'değerlendirme açısı'yla ilgili sorulardır. Bunlardan biri 'moral' değerlendirmeyle ilgili soru; diğeri 'estetik' değerlendirmeyle ilgili soru; üçüncüsü ise epistemolojik değerlendirmeyle ilgili sorudur: yani 'iyi- kötü nedir?', 'güzel çirkin nedir?', 'doğru - yanlış (doğru bilgi – yanlış bilgi) nedir?' sorularıdır. Bir alternatif şeklinde ortaya konan bu sorulara... Okumaya Devam et →
Dino Buzzati – Tatar Çölü
"Tıpkı bir yabancı gibi, şehirde dolaşıp eski arkadaşlarını aradı, her birinin iş yerlerinde, büyük şirketlerde ya da siyaset alanında çok meşgul olduğunu öğrendi. Ona, ciddi ve önemli şeylerden, fabrikalardan, tren yollarından, hastahanelerden söz ettiler. İçlerinden biri kendisini akşam yemeğine davet etti, bir başkası evlenmişti, her biri ayrı bir yola koşulmuş ve dört yıl içinde... Okumaya Devam et →
Tahakküm Ne Demek?
"(domination) Baskıyla ya da baskıya dayanmayan rızayla kurulan egemenlik. Tek tek kişiler veya gruplar, ya kaba kuvvetle ya da iktidarlarını başkaları meşru kılarak üzerinde güç kullanabilirler. Max Weber üç saf 'meşru tahakküm' tipi saptamıştı (bunlar bugün herhalde, kendi meşruiyet iddialarının dayandırıldığı gerekçelere göre sınıflandırılmış otorite tipleri olarak düşünülebilir). Bu üç tahakküm tipi şunlardır: akılcı-hukuksal (genel kabul... Okumaya Devam et →
Sivil İtaatsizlik Ne Demek?
"(civil disobedience) Sivil itaatsizlik terimi, dar anlamıyla, bir topluluğun tümünün veya bir kısmının, hükümet politikalarını şiddete dayanmayan yollarla değiştirme çabası içinde, devletin yasaları ve düzenlemelerine uymayı ya da vergi ödemeyi reddetmesi için kullanılır. Hindistan'da Britanya egemenliğine karşı yapılan Gandhici protestolar bu yöntemin açık bir örneğidir. Daha yakın zamanlara ilişkin bir örnek verirsek, Britanya'da seçmenlerin... Okumaya Devam et →
Frida Kahlo 111 Yaşında! (1907-1954)
Self Portrait, Dedicated to Dr Eloesser, 1940 by Frida Kahlo "Meksika sanatına ve kültürüne özgü öğelere yer verdiği kendi portreleriyle metaforlar dolu görsel bir yaşamöyküsü dile getirmiştir. Tam adı Magdalena Carmen Frieda Kahlo Calderon olan sanatçı, ileride tıp eğitimi görmek amacıyla Mexico'daki Üniversiteye Hazırlık Ulusal Okulu'na girmiş, ama 1925'te okuldan eve dönerken geçirdiği bir... Okumaya Devam et →
Hayat Ağacı Ne Demek?
Filistin'in Eriha kentinde bulunan Emevi Halifesi Hişam Bin Abdülmelik’in yaptırdığı ve sarayın zemininde yer alan "Hayat Ağacı" mozaiği "Doğa dinlerinden tek tanrılı dinlere kadar pek çok inançta, hayat ağacı kavramı yer almaktadır. Bu ağaç yaşamın ve var olma bilincinin bir sembolüdür. İskandinav mitolojisinde dünyanın merkezinde yer alan kader ağacı, Yggdrassil bulunmaktadır. İnsanların kaderleri bu ağaçta... Okumaya Devam et →
Serflik Ne Demek?
"(serfdom) Köleliğe benzeyen, ama esas olarak Ortaçağ Avrupası'nda feodalizmle birlikte anılan bir özgür olmama (bir nevi yarı esaret) biçimi. Yaşadıkları süre boyunca, belirli kullanıcılarla onların varislerine bağlı olan serflerin, derebeyine bağlılık aracılığıyla toprak sahibi efendilerine hizmet etmelerini anlatan bu sistem, aynı zamanda bir otorite ve iktisadi adaptasyon sistemini yansıtmaktaydı" (s. 650). Marshall, Gordon (1999). Sosyoloji... Okumaya Devam et →
Copernicus – Göksel Kürelerin Devinimleri Üzerine
"Zaten bu güzeller güzeli tapınaktaki ışığı, her yeri aynı anda böylesine aydınlatabilen buradan başka ve daha iyi bir yere kim yerleştirebilir ki? Gerçekten de evrenin bu aydınlatıcısına kimisinin akıl, kimisinin de kılavuz demesi boşa değildir. Trimegistus* onu görünen Tanrı, Sophocles'in Electra'sı ise her şeyi gözetleyen** olarak betimlemiştir. Güneş sanki kral tahtında oturuyormuş gibi etrafında... Okumaya Devam et →
Popüler Kültür Ne Demek?
"(popular culture) Kültür, antropolojinin merkezi kavramıdır ve insanların tüm ortak bilgisini, teknolojileri, değerleri, inançları, adetleri ve davranışlarını kapsar. Basit toplumlar, herkesçe paylaşılan, tek bir bütünleştirilmiş kültüre sahipken; karmaşık toplumlar, çok sayıda kültür ve alt-kültür tabakaları ile düzeylerini barındırabilir. Popüler kültür ile genellikle 'yüksek' diye adlandırılan kültür arasındaki ayrım oldukça önemlidir. Yüksek kültür, klasik müzik,... Okumaya Devam et →
J. K. Rowling – Harry Potter ve Felsefe Taşı
"Demek hiç söylemediniz ona? Dumbledore'un bıraktığı mektupta yazılanları anlatmadınız? Oradaydım ben! Dumbledore'un bıraktığını kendi gözlerimle gördüm, Dursley! Demek bunca yıl ondan sakladınız? Harry, 'Ne sakladılar benden?' diye sordu merakla. Vernon Enişte, telaşla, 'DUR! YASAKLIYORUM SANA!' diye bağırdı. Petunia Teyze'nin korkudan nefesi tıkandı. 'Ne halt ederseniz edin, ikiniz de,' dedi Hagrid. 'Harry sen bir büyücüsün.' Kulübeye... Okumaya Devam et →