Tolstoy – Diriliş

    "<<Millet ölüyor,>>  diye düşündü. <<Çocuklar beslenemedikleri için ölüyorlar. Kadınlar ölesiye çalışıyorlar. Herkes, hele yaşlılar doğru dürüst beslenemiyorlar. Böylece de millet, korkunçluğunu kavrayamadığı bir duruma doğru adım adım ilerliyor; bundan şikayetçi de değil üstelik. Biz de sonunda bu hali olağan, doğal bir şeymiş gibi karşılıyoruz.>> İşler gün gibi açıktı oysa: Çocuklarla yaşlılar süt bulamadıkları... Okumaya Devam et →

Henry David Thoreau – Doğal Yaşam ve Başkaldırı

YALNIZLIK   "Zamanın büyük çoğunluğunda yalnız olmanın sağlıklı olduğunu düşünüyorum. Biriyle beraber olmak, en iyisiyle bile olsa bir süre sonra yorucu ve zihin dağıtıcıdır. Yalnız olmayı seviyorum. Yalnızlıktan daha samimi ve sıcakkanlı bir arkadaş tanımadım. Dışarı çıkıp insanların arasına karıştığımızda, odamızda olduğumuzdan çok daha yalnız oluruz. Düşünen ve çalışan bir adam nerede olursa, olsun her... Okumaya Devam et →

Tolstoy – İtiraflarım

  "Bilgeliğimiz ne kadar kesin olsa da, yine de hayatın anlamını öğrenmeyi bahşetmedi bize. Hayatı yaşayan bütün insanlar, milyonlarca insan, hayatın anlamından hiç şüphe etmiyor. Gerçekten en karanlık çağlardan beri, hakkında birşeyler bildiğim hayat var olduğundan beri, hayatın boş olduğu hakkında bana da hayatın anlamsızlığını ispat eden o görüşleri tanıyan insanlar, yine de yaşamış ve... Okumaya Devam et →

Murray Bookchin – Özgürlüğün Ekolojisi (Hiyerarşinin Ortaya Çıkışı ve Çözülüşü)

  "Bitki-hayvan ilişkileri tanımlarken, neden insana özgü toplumsal hiyerarşilerden ödünç alınan terimler bu kadar büyük bir ağırlık kazanıyor? Gerçekten ekosistemlerde bir "hayvan kralı" ve onun "aşağı kulları" var mı? Bazı böcekler diğerlerini "köleleştiriyor" mu? Bir tür başka bir türü "sömürüyor" mu? Bu terimlerin ekolojide rastgele kullanılması geniş kapsamlı bir çok konuyu gündeme getiriyor. Terimlerin toplumsal... Okumaya Devam et →

Friedrich Nietzsche – Ecce Homo

"Burada artık kişi nasıl kendisi olur sorusuna asıl yanıtı vermeden geçemem. Kendini saklama ve bencillik sanatının baş yapıtına değiniyorum böylelikle... Varsayalım ki ödev, ödevin amacı, yazgısı ortalamanın hayli üzerindedir; bu durumda kendini de ödeviyle aynı zamanda fark etmek en büyüğü olur tehlikelerin. Kişinin kendisi olmasının koşulu, kim olduğunu hiç mi hiç bilmemesidir. Bu açıdan bakınca,... Okumaya Devam et →

Gilles Deleuze – Claire Parnet Diyaloglar

  "Gitmek, kaçıp kurtulmak, bir çizgi çizmektir. Lawrence'a göre, edebiyatın en üstün nesnesi: <<gitmek, gitmek, kaçıp kurtulmak... ufuğu geçmek, başka bir hayata girmek...>> İşte Melville pasifiğin ortasında kendini böyle bulur. O gerçekten ufuğun çizgisini geçti. Kaçış çizgisi yersizyurdsuzlaşmaktır. Fransızlar bunun tam olarak ne olduğunu bilmezler. Tabii ki onlar da herkes gibi kaçar giderler, ama yalnızca... Okumaya Devam et →

Charles Bukowski – Ölüler Böyle Sever

  "Adın ne?" diye sordum. "Jeannie." "Bardakların nerede Jeannie?" Duvardaki rafı işaret etti. Gidip iki su bardağı aldım. Lavabo vardı. Bardaklara birer parmak su koyup yanına gittim, bardakları masaya koydum, şişeyi açtım ve bardaklara viski doldurdum. Yatağın kenarına oturmuş içiyorduk. Nevrolojik bir patlama bekliyordum, psikopati. Oysa normal görünüyordu Jeannie, sağlıklı hatta. Viskiyi seviyordu ama. Benden... Okumaya Devam et →

Chuck Palahniuk – Dövüş Kulübü

  "Paper Street'teki evde bir dedektif dairemdeki patlamayla ilgili telefonlar etmeye başlamıştı. Tyler göğsünü omzuma dayayıp yanında durur, ben kulağımı telefona yapıştırmışken öbür kulağıma bir şeyler fısıldardı. Dedektif bana ev yapımı dinamit üretebilecek birini tanıyıp tanımadığımı sorduğunda, "Felaket benim dönüşüm çizgimin doğal bir parçasıdır" diye fısıldadı Tyler. "Trajediye ve yok oluşa doğru bir dönüşüm." Dedektife... Okumaya Devam et →

Albert Camus – Sisifos Söyleni

  "Tanrılar Sisifos'u bir kayayı durmamacasına bir dağın tepesine kadar yuvarlayıp çıkarmaya mahkum etmişlerdi; Sisifos kayayı tepeye kadar getirecek, kaya tepeye gelince kendi ağırlığıyla yeniden aşağı düşecekti hep. Yararsız ve umutsuz çabadan daha korkunç bir ceza olmadığını düşünmüşlerdi, o kadar haksız da sayılmazlardı. ...Sisifos'un uyumsuz bir kahraman olduğu şimdiden anlaşılmıştır. Tutkularıyla olduğu kadar sıkıntısıyla da... Okumaya Devam et →

Ernest Mandel – Marx’ın İktisadi Düşüncesinin Oluşumu

  "Marx'da kapitalizm asla sadece artık değerin özel mülk edinilmesi ile tanımlanmamıştır; hatta Engels, devletin, artık değeri bir bütün olarak burjuvazinin yararına mülk edindiği bir durumu imgeler; ama bu kapitalizmin ortadan kalktığı anlamına gelmez.* Sermayenin Marxist teorisi kapitalizmi, üretim araçlarının sermayeye ve iş gücünün metaya dönüşmesiyle, yani meta üretiminin genelleşmesiyle tanımlar. Üretim araçlarının meta olmaya... Okumaya Devam et →

Jean Baudrillard – Simülakrlar ve Simülasyon

  "Simülasyon her zaman gerçekten daha etkilidir. Nükleer bir felaket simülasyonu bu evrensel ve bildik caydırma girişiminin gizli stratejik nedenidir. Amacı halkları salt bir güvenlik ideolojisi ve disiplini doğrultusunda yönlendirebilmek, onları çatlak ve kaçak metafiziğine uygun hale getirmektir. Bunun için çatlağın bir kurmacaya dönüştürülmesi gerekmektedir. Çünkü gerçek bir felaket şeylerde gecikmeye neden olabilir. Dışa dönük... Okumaya Devam et →

Charles Bukowski – Ekmek Arası

"Hayatım boyunca örümcek ağlarına takılmıştım o semtte. Karatavukların saldırısına uğramış, babamla yaşamıştım. Her şey biteviye kasvetli, hüzünlü ve lanetliydi. Hava bile küstah ve kancıktı. Ya haftalarca dayanılmaz sıcak olurdu, ya da yağmur yağardı, beş altı gün, kesintisiz. Bahçe suları taşıp evlere girerdi. Kanalizasyon sistemini planlayan bu konudaki bilgisizliği için hatırı sayılır bir para almış olmalıydı.... Okumaya Devam et →

Walter Benjamin – Pasajlar

  "Gerek malın, gerekse onu çevreleyen eğlence atmosferinin görkeminin baş tacı edilmesi, Grandville'in sanatının gizli temasıdır.* Bu sanatın ütopik ve kinik öğeleri arasındaki ayrılık, bu temadan kaynaklanan bir durumdur. Grandville'in sanatında cansız nesneler betimlenirken kılı kırk yararcasına ayrıntıya inilmesi, Marx'ın malın "tanrıbilimsel kökenli olumsuz özellikleri" diye adlandırdığı olguya uygun düşer. Bu özellikler, "spécialité"de açık seçik... Okumaya Devam et →

Goethe – Genç Werther’in Acıları

  18 Ağustos "Nasıl oluyor da insanı mutlu eden bir şey, aynı zamanda yıkımının da nedeni oluyor? Önüme lanetli bir perde çekildi ve bitimsiz hayat manzarası gözümün önünde engin, açık bir mezara döndü. Her şey böyle yıldırım hızıyla olup bitince... Kişisel varlığına bu kadar kısa sürede sahip olan her beden girdaba kapılarak sonunda kayalara bindirip... Okumaya Devam et →

Michel Foucault – Büyük Kapatılma (Seçme Yazılar 3)

  "Bentham'ın düşü olan ve bir kişinin herkesi gözleyebildiği Panopticon, özünde, burjuvazinin düşü veya düşlerinden biridir (çünkü burjuvazi çok düş kurmuştur). Bu düşü gerçekleştirdi. Belki Bentham'ın önerdiği mimari yapı biçiminde gerçekleştirmedi, fakat Bentham'ın Panopticon konusunda söylediğini hatırlamak gerekir: Bu, elbette, mimari bir biçimdir, fakat özellikle de yönetim biçimidir; zihin için zihin üzerine iktidar uygulama biçimidir. Bentham Panopticon'da iktidarın... Okumaya Devam et →

Georges Perec – Uyuyan Adam

  "İnsan ne harikulade bir buluş! Isınsın diye ellerine, soğusun diye de çorbasına üfleyebilir. Çok tiksindirmiyorsa bir kınkanatlıyı başparmağıyla işaretparmağı arasında hafifçe tutabilir. Bitki yetiştirebilir, besinini, giyimini, kimi ilaçları, hatta kötü kokusunu gizlemeye yarayacak parfümleri onlardan sağlayabilir. Madenleri dövüp kap kacak yapabilir (bir maymunun yapamayacağı bir şeydir bu). Büyüklüğün, çektiğin acı nice örnek hikayede yüceltiliyor.... Okumaya Devam et →

Michel Foucault – Entelektüelin Siyasi İşlevi (Seçme Yazılar 1)

  "İktidar, hukuk ve hakikat arasındaki ilişkinin mekanizmasının kendisini değil, bu ilişkinin yoğunluğunu belirtmek için yalnızca şunu diyelim: Hakikati talep eden ve işlev görmek için ona ihtiyaç duyan iktidar tarafından hakikati üretmeye zorlanıyoruz; hakikati söylemek zorundayız, hakikati itiraf etmeye ya da bulmaya mahkumuz. İktidar sorgulamaktan, bizi sorgulamaktan vazgeçmez; araştırmaktan, kaydetmekten vazgeçmez; iktidar hakikat arayışını kurumsallaştırır,... Okumaya Devam et →

Dino Buzzati – Tatar Çölü

  "Tıpkı bir yabancı gibi, şehirde dolaşıp eski arkadaşlarını aradı, her birinin iş yerlerinde, büyük şirketlerde ya da siyaset alanında çok meşgul olduğunu öğrendi. Ona, ciddi ve önemli şeylerden, fabrikalardan, tren yollarından, hastahanelerden söz ettiler. İçlerinden biri kendisini akşam yemeğine davet etti, bir başkası evlenmişti, her biri ayrı bir yola koşulmuş ve dört yıl içinde... Okumaya Devam et →

Charles Bukowski – Pis Moruğun Notları

  "tek istediğim bir oda, dedim. çok soğuk. ücretini öderim. bir haftalık ödeyemem ama şu anda soğuktan korunmak istiyorum. ölüyor olmak değil sorun, kaybolmak. s.ktir git, dedi.kapı kapandı. adını bilmediğim sokaklarda yürümeye başladım. ne tarafa gideceğimi bilmeden. bir sorun vardı ve ben adını koyamıyordum, bu yüzdendi bu kadar hüzün. incil gibi takılıp kalmıştı kafama. ne... Okumaya Devam et →

Michel Foucault – Özne ve İktidar (Seçme Yazılar – 2)

  "Soru: Şimdi başka bir konuya geçmek istiyoruz. Collége de France'da verdiğiniz derslerde, iktidar ile bilgi arasındaki ilişkiler üzerine durdunuz hep. Şimdiyse özne ile hakikat arasındaki ilişkileri konu alıyorsunuz. Bu iki nosyon çifti, iktidar-bilgi ile özne-hakikat ilişkileri birbirlerini tamamlamakta mıdır? Foucault: Benim sorunum her zaman için, başlarken de belirtmiş olduğum gibi, özne ile hakikat arasındaki... Okumaya Devam et →

Antoine de Saint-Exupéry – Küçük Prens

  "Günaydın," dedi Küçük Prens. "Günaydın," dedi satıcı. Susuzluk giderici haplar satan bir adamdı bu.Haftada bir hap içtiniz mi artık içecek bir şey aramıyordunuz. "Bunları neden satıyorsun?" diye sordu Küçük Prens. "Zamanın boş yere harcanmasını önlemek için. Uzmanların hesabına göre bu haplar alınınca haftada elli üç dakika kazanılıyor." "Peki, bu elli üç dakikada ne yapacağız?"... Okumaya Devam et →

Gilles Deleuze – Felix Guattari – Felsefe Nedir?

"Bir düzlemin bir ötekinden "daha iyi" olduğu, ya da en azından dönemin zorluklarına yanıt verip vermediği söylenebilir mi? Zorluklara yanıt vermek ne demektir ve bir düşünce imgesinin devinimleri ya da diyagramsal belirticileriyle, bir dönemin devinimleri ya da toplumsal-tarihsel belirticileri arasında ne tür bir bağlantı vardır? Bu sorular, ancak, felsefenin tarihi yerine felsefenin zamanı dikkate alınarak,... Okumaya Devam et →

William Faulkner – Ses ve Öfke

  "Pencerenin gölgesi perdelerin üstüne vurduğu zaman yedi ile sekiz arası idi, sonra zaman içinde yeniden buldum kendimi, saati işitince. Büyükbabamındı ve babam bana verdiği zaman, Quentin, sana bütün umutların ve özlemlerin mezarını veriyorum demişti; o daha çok insan yaşantılarının saçmalığına varman için acıta acıta kullanılmaya elverişlidir, böylece senin kişisel ihtiyaçlarını babanın ve onun da... Okumaya Devam et →

Roland Barthes – Camera Lucida (Fotoğraf Üzerine Düşünceler)

  "Eninde sonunda - ya da sınırda - bir fotoğrafı iyice görebilmek için en iyisi başka bir yana bakmak, ya da gözleri kapamaktır. "Görüntü için gerekli koşul, görmedir" demiş Janouch, Kafka'ya; Kafka da gülümseyerek yanıtlamış: "Biz nesneleri aklımızdan çıkarmak için fotoğraflarız. Öykülerim gözlerimi kapamamın bir yoludur." Fotoğraf sessiz olmalıdır (yaygaracı fotoğraflar vardır, onları sevmem): bu... Okumaya Devam et →

Herman Melville – Katip Bartleby

  "Düşünceler içinde evime doğru yürürken, kendimi beğenmişliğim merhametimi bastırdı. Bartleby'den kurtulmayı ustalıkla başardığım için kendimi kutluyordum. Ustalıkla diyorum, tarafsız okurlara da böyle görünüyor olmalı. İzlediğim yolun güzelliği kuşkusuz sakinliğinde yatıyor gibiydi. Ne hoyratça zorbalık yapmıştım, ne harhangi bir kabadayılık ne de öfkelenip gözünü korkutmuştum; büroda dört dönüp o dilenci numaralarını da alıp da gitmesi... Okumaya Devam et →

Franz Kafka – Çin Seddi’nin İnşası

  "Sanırım seddin inşasına karşı çıkan düşünceler yöneticilerce dikkate alınmış, parçalar halinde inşa yöntemine karar verilirken göz önünde bulundurulmuştur. Benim gibi pek çok kişi adına konuşarak bizler diyebilirim, bizler, aslında üst dereceden yöneticilerin buyruklarını okuyup incelerken kendi kendimizi de tanıdık ve bizi yöneten kişiler olmasa gerek okulda öğrendiklerimiz gerekse aklımızın,o devasa bütünlükteki zerre kadar görevimiz... Okumaya Devam et →

Gilles Deleuze – Leibniz Üzerine Beş Ders

  "Ne demektir günümüzde Leibnizcı olmak? Bu iki şey olabilir; biri pek ilginç değil, öteki çok ama çok ilginç... Daha önce kavramın çığlıkla özel bir ilişkisi olduğunu söylemiştim. Günümüzde Leibnizcı ya da Spinozacı olmanın ilginç olmayan bir tarzı var - meslek icabı bu tipler belli bir yazar üzerine çalışırlar; ama filozofa talip olmanın başka bir... Okumaya Devam et →

Michel Foucault – Ders Özetleri (1970-1982)

"İktidar bağıntılarının somut çözümlenmesini gerçekleştirmek için, hükümranlığın hukuksal modelini bir yana bırakmak gerekir. Gerçekten de bu model, bireyi, doğal hakların ya da ilkel iktidarların öznesi olarak ele alır ve devletin ideal oluşumunu irdelemeyi amaçlar. Ayrıca, yasayı, iktidarın temel belirlenimi olarak görür. İktidarı, ilişkinin temel terimlerinden yola çıkarak değil de, etkilediği öğeleri belirleyen olması bakımından, bu... Okumaya Devam et →

Gilles Deleuze – Proust ve Göstergeler

  "Proust, felsefenin sunduğu düşünce imgesine karşıt bir düşünce imgesi kurar. Rasyonalist tarzda klasik bir felsefede en temel olan şeye saldırır. Bu felsefenin ön varsayımlarına saldırıdır. Filozof, zihnin zihin olarak, düşünürün düşünür olarak doğruyu istediğini, doğruyu sevdiğini ve arzuladığını, doğal olarak doğruyu aradığını varsayar. Düşünmenin iyi niyetini baştan kabul eder; bütün araştırmasını "önceden planlanmış bir... Okumaya Devam et →

Marcel Proust – Kayıp Zamanın İzinde (Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde)

  "Bergotte'un konuşma üslubuyla çalışma ve hareket halindeki düşüncesi arasında, kulağın ilk anda bulup çıkaramadığı hayati bağlar vardı, oysa konuşan, sözümona Bergotte'un amatör bir seslendiricisi olsaydı, bu ifade tarzı, hiç şüphesiz büyüleyici olurdu; aynı şekilde, Bergotte bu düşüncesini istediği gerçekliğe uyguladığı içindir ki, dilinde yapıcı, fazla besleyici olan, onun sadece " görünümlerin bitmek bilmez tükenmez... Okumaya Devam et →

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑