Paul Auster – Yükseklik Korkusu (Mr. Vertigo)

"Bu konuşmamızı izleyen bir saat boyunca bir önceki rekorumu ikiye katlamayı başardım, otuz-otuz beş santim kadar yükselebildim. Karanlık çöktüğünde yerden yetmiş beş santim kadar yükseğe çıkabiliyordum artık; böylece Yehudi Usta'nın önsezileri doğrulanmış oluyordu, havaya yükselme sanatının nedenlerinin ve sonuçlarının içyüzünü kahin gibi görmüştü. Heyecanım görülecek gibiydi -yerden bu kadar yüksekte havada asılı durduğumu hissediyordum, sözcüğün... Okumaya Devam et →

İbrahim, Üç Melek ve İshak’ın Kurban Edilişi

İbrahim, Üç Melek ve İshak'ın Kurban Edilişini gösteren bir mozaik, 6. yüzyıl, Ravenna "İbrahim bir gün Mamre meşeliğinde, gündüz sıcağında, çadırın önünde oturmaktaydı. Tanrı göründü. İbrahim başını kaldırdı, baktı ki üç adam duruyor ayakta. Onlara doğru koşup secdeye geldi. Sonra çadıra koşup, körpe bir buzağıyı getirdi; çabucak pişirmesi için hizmetçiye verdi. Konukların önüne ayran, taze... Okumaya Devam et →

17 Ağustos Akşamı Venüs Doğu Uzamında En Büyük!

  Botticelli, Venüs'ün Doğuşu   "Venüs çok eski bir Latin tanrıçasının adıdır. Meyve bahçelerinin koruyucusu olarak saygı gören Venüs sonradan Yunan etkisi altında Aphrodite ile bir tutulmuştur. Aeneas'ın anası sayılan Venüs İmparatorluk çağında Gens îulia'nın atası sayılmıştır (Aeneas)." (s. 290). "APHRODİTE'NİN DOĞUŞU: Aşk ve güzellik tanrıçası Aphrodite'nin doğuşu üzerine iki ayrı kaynağımız vardır: Biri Hesiodos,... Okumaya Devam et →

R. G. Collingwood – Kısaca Sanat Felsefesi

  Yaratıcı Sanat "Bu noktada sanata ilişkin doğaya uygunluk düşüncesi kendi kendisini çürütür ve doğacılığın hiç hesap vermediği bir ilkeye bağlı olduğu, diğer bir deyişle imgelemin o saf a priori edimiyle doğanın idealleştirdiği keşfedilir. Bu hakikatin kabul görmesi bizleri sanatsal yaratıcılığın en son safhasına taşır ve bu safha daha iyi bir isim bulunamadığı için yaratıcı sanat... Okumaya Devam et →

Turgut Uyar – Göğe Bakma Durağı

  DURMUŞ, SÜT MAVİ GECESİNE "Benim savaşım yıllarca sonra Dilden dile gezecek. Şen olsun, karanlık gerdeğinde Dişisinde erkekçe tad alan böcek… Bir tohum atılmış toprağa Âdem’den Sabırsız ve ürkek Durmuş, süt mavi gecesine yazların Bağlı karaların en kabasına En incesine beyazların Bir nemli sevda içinde sevinçli Ergeç boy verecek. Bir şarkı söyleyin ne olur, kızlar... Okumaya Devam et →

Alice K. Turner – Cehennemin Tarihi

"Viking cehennemi de Niflheim diye adlandırılıyordu. Buranın, Dünya Ağacı’nın, Yggdrasil’in köklerinin altında, en kuzeydeki yer olduğu düşünülüyordu. Doğusu devlerin ülkesi Jotunheim, güneyi büyük boşluk Ginnugagap’ın ötesinde dev Surl'un yönettiği ateşli bir bölge olan Muspell’di. Midgard, ya da Orta Yer bizim dünyamızdı. XII. yüzyılda İzlandalı şair Snorri Sturluson’un yazdığı Prose Edda da, Tartaros’un Erebus ya da... Okumaya Devam et →

Julian Baldick – Hayvan ve Şaman Orta Asya’nın Antik Dinleri

"Çinli tarihçiler kehanet ve sağaltıcılıktaki Hun uzmanlarına atıfta bulunur ve bize Hunların "dokuz göğe kurban edilmiş dokuz göğün büyücülerinden'' söz eder. Tarihçiler şamanlardan bahsediyor gibiler. Hastalıkları tedavi etmek için insan kurban etme yoluna başvurulduğunu öğreniyoruz: Roux Ortaçağ Moğollarının ölüme razı olarak bir hastayı ölümden kurtarabildiğine işaret eder. "Dokuz gök"e dayanarak, Çinli tarihçiler Hunlarda her göğün... Okumaya Devam et →

Şefik Can – Klâsik Yunan Mitolojisi

İKARİOS'UN ÖLÜMÜ "Bir gün, bu uzun ve bitmez seyahatleri sırasında Dionysos, İkarios'un evine geldi, oraya misafir oldu. Kendisini çok iyi karşıladılar, izzet ikramda bulundular, gitmeden evvel Dionysos kendisine gösterilen misafirperverliğe karşılık olarak ev sahibine üzüm yetiştirmenin usulünü, bağcılık fennini ve şarap yapmayı öğretti. Bağbozumu gelince, İkarios, bu esrarlı içkiden yalnız kendisinin faydalanmasını düşünmedi, üzümün faydasını, şarabın... Okumaya Devam et →

27 Temmuz Tam Ay Tutulması

"Bu geceki dolunay Antilop Dolunayı olarak bilinir çünkü yılın bu zamanı erkek antilopların boynuzlarının çıktığı aydır. Ayrıca Gök Gürültüsü Dolunayı ve Saman Dolunayı olarak da adlandırılır. Türk Mitolojisindeki Yelbegen gökyüzünde yaşayan yıldızlara ve Aya musallat olan yedi başlı bir devdir. Zaman zaman bu kötücül varlık yıldızların peşine düşer, onları ısırır ve ağzındaki parçaları aşağıya tükürürmüş.... Okumaya Devam et →

Martin Heidegger – Sanat Eserinin Kökeni

"Eserler müzelerde ve sergilerde böyle durur. Acaba bunlar kendisinde, kendisi oldukları eserler midir veya sanat ticaretinin malları mıdırlar? Eser, kamusal ve bireysel sanat zevklerini tatmin için sunulmuştur. Resmi makamlar eserlerin bakımı ve saklanması görevini üstlenirler. Sanat uzmanları ve görevlileri sanatla uğraşırlar. Sanat ticareti ise bunları pazarlamaya uğraşır. Sanat tarihi araştırmaları eserleri bir bilim dalının konusu kılar. Acaba bu zengin uğraşta eserlerle karşılaşabilir miyiz? Münih... Okumaya Devam et →

Walter Benjamin – Pasajlar

  "Gerek malın, gerekse onu çevreleyen eğlence atmosferinin görkeminin baş tacı edilmesi, Grandville'in sanatının gizli temasıdır.* Bu sanatın ütopik ve kinik öğeleri arasındaki ayrılık, bu temadan kaynaklanan bir durumdur. Grandville'in sanatında cansız nesneler betimlenirken kılı kırk yararcasına ayrıntıya inilmesi, Marx'ın malın "tanrıbilimsel kökenli olumsuz özellikleri" diye adlandırdığı olguya uygun düşer. Bu özellikler, "spécialité"de açık seçik... Okumaya Devam et →

İbrahim Çallı 136 Yaşında!

İbrahim Çallı, Zeybekler, 1923   (1882 Çal-Denizli, 1960 İstanbul) "Türk İzlenimcileri'nin önde gelen temsilcilerinden olan Çallı, bir sanatçı kuşağına (1914 Kuşağı) adını vermiştir. Genç yaşta İstanbul'a gelmiş, çok küçük memuriyetlerde çalıştıktan sonra Şeker Ahmed Paşa aracılığıyla 1906'da Sanayi-i Nefise Mektebi'ne girmiştir. 1910'da bu okulu bitiren Çallı, ertesi yıl devlet tarafından Paris'e yollanmış ve 1914'e değin... Okumaya Devam et →

Şevki Balmumcu ve Ankara Sergievi (Büyük Tiyatro ve Opera Binası)

"Türkiye'de 1930'larda ağırlık kazanan Akılcı-İşlevci Mimarlık eğiliminin başarılı temsilcilerinden biri olan Balmumcu, Bonatz tarafından Büyük Tiyatro Binası'na (1948) dönüştürülen Ankara Sergievi tasarımıyla tanınır. 1928'de GSA (MSGSÜ) Mimarlık Bölümü'nden mezun olmuş, 1928-30 arasında Yalova Kaplıcası'nın onarımında ve Seyr-i Sefain Umum Müdürlüğü'nde çalışmıştır. 1930-32 arasında Bursa'da Tayyare Cemiyeti (Türk Hava Kurumu) Tiyatro ve Sinemasının inşaatında kontrol mimarı... Okumaya Devam et →

Frida Kahlo 111 Yaşında! (1907-1954)

Self Portrait, Dedicated to Dr Eloesser, 1940 by Frida Kahlo   "Meksika sanatına ve kültürüne özgü öğelere yer verdiği kendi portreleriyle metaforlar dolu görsel bir yaşamöyküsü dile getirmiştir. Tam adı Magdalena Carmen Frieda Kahlo Calderon olan sanatçı, ileride tıp eğitimi görmek amacıyla Mexico'daki Üniversiteye Hazırlık Ulusal Okulu'na girmiş, ama 1925'te okuldan eve dönerken geçirdiği bir... Okumaya Devam et →

Hayat Ağacı Ne Demek?

Filistin'in Eriha kentinde bulunan Emevi Halifesi Hişam Bin Abdülmelik’in yaptırdığı ve sarayın zemininde yer alan "Hayat Ağacı"  mozaiği   "Doğa dinlerinden tek tanrılı dinlere kadar pek çok inançta, hayat ağacı kavramı yer almaktadır. Bu ağaç yaşamın ve var olma bilincinin bir sembolüdür. İskandinav mitolojisinde dünyanın merkezinde yer alan kader ağacı, Yggdrassil bulunmaktadır. İnsanların kaderleri bu ağaçta... Okumaya Devam et →

T. Adorno, G. Lukacs, W. Benjamin, B. Brecht – Estetik ve Politika

ANGAJMAN THEODOR ADORNO "Bugün, çoktandır yozlaşıp fikir teatilerine dönüşmüş olan o metafiziğin taraftarları, 1933'ten önce yaptıkları gibi hayatın çirkinleştirilmesine, biçimsizleştirilmesine ve sanatsal olarak sapkınlaştırılmasına ateş püskürüyorlar -sanki yazarlar, yazdıkları şey dehşeti yansıttığı için, isyan ettikleri o sınır durumuyla eşitlenip ondan sorumlu oluyorlarmış gibi. Almanya'daki sessiz yüzeyin altında hala içten içe serpilen bu tutumun en iyi... Okumaya Devam et →

Sait Faik – Bütün Eserleri (Tüneldeki Çocuk)

"Öyle sanıyorum ki bugün <d> grubu diye bir şey yoktur. Türk ressamları vardır. Bir aralık birkaç tanesi birleşmek, o gün için önlerine çıkan pek orta halli yaşlıları alaşağı etmek, hem de resmi bid'at değilse bile, lüzumsuz sayanlara, olmazsa gençliğe, münevver kısma sevdirmek gayesiyle sırt sırta vermek lüzumunu duymuşlar. Sonra, bu artık anane halini almış... Başka... Okumaya Devam et →

Annie Pralong – Bizans Yapılar, Meydanlar, Yaşamlar

"...Ayasofya, İmparator İustinianos tarafından 532 Nika ayaklanmasında yanan ve arkeolojik kazılarda birkaç kalıntısı ortaya çıkarılan bazilikanın yerine yapılmıştı. Kilise, benzeri olmayan genişlikte bir alanı kaplayan 30 metre çapındaki kubbesi ile 537'de açıldı. İkinci açılışı yine İustinianos döneminde 562'nin İsa'nın doğum gününe denk gelir, zira kubbenin bir kısmı, doğu kemeri ve doğu kesimindeki yarım kubbe 553-557... Okumaya Devam et →

René Magritte 1898-1967

René Magritte, The Treachery of Images, 1929, Los Angeles County Museum of Art   "Magritte, adlandırılması gerekmeyen bir şeye, o şeyin gerçekteki varlığını yadsıyan saçma bir ad vererek gerçeklikle çatışma yaratır. Bir pipo resminin altına 'Bu bir pipo değildir' yazarak nesnenin imgesinin gerçek ve dokunulabilir bir şeyle karşılaştırılmaması gerektiğini belirtir.  Magritte'in en ünlü imgelerinden biri... Okumaya Devam et →

Michel Foucault – Bu Bir Pipo Değildir

  "Birinci çizimin, 1926 tarihli olduğunu sanıyorum: titizlikle çizilmiş bir pipo bu ve altında, öğrenci defterlerinin başında ya da bir hayatbilgisi dersinden sonra karatahta üzerinde rastlanabilene benzeyen muntazam, özenli, yapay bir elyazısıyla, bir manastır yazısıyla yazılmış şu açıklama var: 'Bu bir pipo değildir'.    İkinci çizim -sanırım sonuncudur bu- Aube a l'Antipode'da (Dünyanın Öte Yüzünde... Okumaya Devam et →

Vincent van Gogh – Patates Yiyenler ve İlk Dönem Eserlerinden Örnekler

The Potato Eaters (1885) by Vincent van Gogh (1853- 1890)   "Modern sanatın oluşmasında önemli etkileri olan ARD-İZLENİMCİLİK akımının en önemli temsilcilerindendir. Bir Protestan papazın oğlu olan Van Gogh, Zevenbergen ve Tilburg'daki yatılı okullarda okumuş, 1869'da sanat yapıtları alıp satan Goupil firmasına girerek işten çıkarıldığı 1876'ya değin firmanın Lahey, Brüksel ve Londra şubelerinde çalışmıştır. Bir... Okumaya Devam et →

Mehmet Nurettin Karaoğuz tarafından Ankara İl Özel İdaresine bağışlanan bina 1977 yılında müze olarak açılmıştır. Klasik Osmanlı mimari özelliklerini taşıyan müze binası 1850 yılı yapımıdır ve 3 katlıdır. Giriş katı taş duvar olup, ahır ve avlu bölmesi olarak kullanılmıştır. Üst katlarise ahşaptan yapılmış olup, duvarların iç ve dış sıvaları yöresel tatlı kireç ile kaplıdır. Bütün... Okumaya Devam et →

Mihail Bahtin – Sanat ve Sorumluluk İlk Felsefi Denemeler

"Bir hayata dışarıdan beden kazandıran veya onu bedenselleştiren tüm güçler, özsel olmayan ve tesadüfi güçler olarak görülür ve her türlü dışarıdalığa derin bir güvensizlik doğar (dinde bu, Tanrı'nın "içkinleştirilmesi" ile, hem Tanrı'nın hem de dinin "psikolojikleştirilmesi" ile, kiliseyi dışsal bir kurum olarak anlayamama ile ve içeride-içsel-olan her şeyin genel bir yeniden değerlendirilmesiyle ilişkilendirilir). Yaşanmış hayat,... Okumaya Devam et →

Peter Burke – Kültür Tarihi

"Temsil-etmeler tarihinden bir başka örnek-olay incelemesi görmek için müzikolojiye bakabiliriz: bu da, uygulayıcılarından bazılarının kendilerini kültür tarihçisi diye gördükleri bir disiplindir. Kimi müzikologların, bir edebiyat eleştirmeni tarafından yapılmış ve bir filozof tarafından esinlendirilmiş bir inceleme olan Said'in Orientalism'ine verdikleri karşılıklar, geniş kültür tarihi şemsiyesi altında yer alan disiplinler-arası ilişkilerin ya da "alışverişler"in canlı bir tablosunu... Okumaya Devam et →

Sanatçı Babalar ve Sanatçı Oğullar

The Painter's Father, Albrecht Dürer (1497)   Portrait of Clara Serena Rubens, Peter Paul Rubens (1616)   Portrait of the Artist with his Family, Cornelis de Vos (1621)   Family Portrait, Cornelis de Vos (1631)   The Artist's Son Titus at His Desk, Rembrandt (1655)   The Painter's Father, Louis-Auguste Cézanne (1865)   The Artist's... Okumaya Devam et →

Bedrettin Cömert – Giotto’nun Sanatı

"Kimi yapıtlar vardır. Üzerinde, yüzyıllar boyunca, pek çok söz edilmiştir. Her gelen kuşak, yeni bir görüş, yeni bir duyarlıkla, yeni bir şey eklemiştir bu yapıtların anlamına. Görüş ve duyarlıkların ayrı olmasına karşılık, her yorumda ortak bir taban belirtmiştir. O yapıt, birbirini izleyen kuşaklarca, değişik yollar ve gerekçelerle de olsa, aynı derinlikle yaşanmıştır. İşte Giotto'nun Ölü... Okumaya Devam et →

Jeannie Labno – Rönesans Ayrıntıda Sanat

"Raffaello, Raffaello Sanzio ya da Santi olarak doğdu, Yüksek Rönesans'ın üslubunu oluşturan üç büyük sanatçının en genciydi. Raffaello, Dük Guidobaldo da Montefeltro'nun bu sanat yüzyılı boyunca İtalya çapında ressam olarak çalışan babasının yaşadığı Urbino'da doğmuştu. Zarif ve nazik üslubu üzerinde derin etkiler bırakan Perugino'dan eğitim aldı. 1504'te, yeni Floransa üslubuyla, özellikle de Leonardo da Vinci'nin... Okumaya Devam et →

Nikos Kazancakis- Aleksi Zorba

Okurken dinlemek için "Gözlerimi yumarak mırıldadım: 'Eee Zorba, diri diri Cennet'e girdin; iyi burası kıpırdama!" Sana başka zaman da söyledim patron, her insanın bir Cennet'i vardır; senin Cennet'in kitaplar ve büyük mürekkep damacanalariyle dolu olacak; bir başkasının ki konyak, uzo ve şarap varilleriyle dolu olsa gerek; bir diğerininki yığınla İngiliz lirası; benim Cennet'im ise şu:... Okumaya Devam et →

Samuel Beckett- Godot’yu Beklerken

"VLADIMIR- Başkaları acı çekerken, acaba uyuyor muydum ben? Acaba şu an da uyuyor muyum? Yarın, uyandığımı sandığım zaman, bugün için ne diyeceğim acaba? Dostum Estragon'la burada gece oluncaya kadar Godot'yu beklediğimi mi? Pozzo'nun hamalıyla geçtiğini,   bizimle konuştuğunu mu? Kuşkusuz. Ama bütün bunların içinde doğru olan ne? (Estragon boşyere ayakkabılarını çıkarmaya uğraştıktan sonra yeniden uyuyakalmıştır. Vladimir ona... Okumaya Devam et →

Sun Zi (Sun Tzu) – Savaş Sanatı

Güç ( Vaziyet ) "Ordunun tüm birlikleri düşman saldırısına uğrasa bile, onu yenilmez kılacak olan, yapacağı cepheden ve sürpriz manevralarıdır. Ordunun üstüne yürüdüğü yerde yumurtayı kıran bir taş gibi olabilmesi, kofluk ve güçlülük sorunudur. Savaşanlar [hep] cepheden kapışır, [ama] sürpriz manevralar zaferi tayin eder. O nedenle iyi sürpriz manevra yapanlar gök ve yer gibi sonsuz... Okumaya Devam et →

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑