Richard S. Westfall – Modern Bilimin Oluşumu

  Bilimsel Girişimciliğin Örgütlenmesi   “17. yüzyılda, bilim alanındaki gelişmeler bilimsel kavramları basit bir yeniden formüllendirmenin çok ötesindedir. Kaldı ki, kavramların yeniden formüllendirilmesi bile örneklerini sık sık gördüğümüz gibi ‘devrim’ nitelenmesini hak edecek ölçüde radikaldir. Bu dönemde bilim aynı zamanda örgütlü bir toplumsal etkinlik olarak da kendisini gösterdi. Daha önceki dönemlerde de kuşkusuz büyük bilimsel... Okumaya Devam et →

Heinrich von Kleist – Amphitryon

  KLEIST VE AMPHİTRYON ÜZERİNE   "Alman edebiyatında, klasik ve romantik dönemler arasındaki geçiş sürecinde kendine özgü bir yeri bulunan Heinrich von Kleist (1777-1811), klişeleşmiş insan tasarımlarına karşı çıkan bütün sanatçıların kaçınılmaz denebilecek ortak yazgısını yaşayanlardan biri oldu. Avrupa tiyatro yöneticilerinin Byron, Shelly, de Musset, Grabbe, Büchner ve Kleist'ın eserlerine karşı direnmelerinin temel nedeni, bu yazarların kaleme... Okumaya Devam et →

A.M. Celal Şengör – Newton Neden Türk Değildi?

  Newton Neden Çinli Değildi? (ve Neden Türk Değildi?)* "Dünyanın yaşayan en büyük jeologlarından biri olan dostum Prof. Dr. Kenneth Jinghwa Hsü 1994 yılında Zürih'in meşhur Federal Politeknik'inden (Eidgenössiche Technische Hoschschule) yaş haddi nedeniyle emekli oldu. Adet olduğu üzere bir veda konuşması yapması gerekiyordu. Ben de bu konuşmayı dinlemek ve Ken'in emeklilik törenine iştirak etmek... Okumaya Devam et →

William Golding – Sineklerin Tanrısı

“Şaşılacak bir sessizlik oldu: Kabile, Domuzcuk’un söyleyebileceği tuhaf şeyleri merakla bekliyordu. Bir sessizlik ve bir duraklama oldu ama Ralph, bu sessizliğin içinde, havadan gelen garip bir ses duydu kulağının dibinde. Tüm dikkatini ona vermediği halde, ‘tak’ diye bu hafif sesi yeniden duydu: Biri taş atıyordu. Bir elini kaldıraçtan hala ayıramayan Roger’di taşı atan. Yukarıdan bakınca... Okumaya Devam et →

Charles Darwin – Türlerin Kökeni

  “Ayrıklanma, yeni türlerin türemesine güçlü bir katkıda bulunur, buna karşı çıkılamaz; bununla birlikte, uzun dönemler boyunca süregitme ve büyük bir yayılım gösterme yeteneğindeki türlerin oluşumu sözkonusu olduğunda, ben, açık ve geniş bir yörenin, çok daha elverişli olduğuna inanmaya yatkınım. Büyük açık bir yöre, yalnız orada yaşayan aynı türden bireylerin sayısının büyük olması nedeniyle değil,... Okumaya Devam et →

Gündüz Vassaf – Cehenneme Övgü (Gündelik Hayatta Totalitarizm)

  BURADA YER, ŞURADA UYURUZ 2 "Mekanın en etkili kullanıldığı apartman dairesi modeli, totaliter bir düzenlemeyi yansıtır. Bu plan, milyonlarca insanın tıpatıp aynı hareketleri yapıp, tıpatıp aynı çevreye tabi olarak yaşaması sonucunu doğurur. Mekanın bu özel düzenlemesi neyin nerede yapılacağını dikte ettiğinden, aynı çatı altında yaşayanların birliktelik duygusunu da ortadan kaldırır. Mekan kullanımını değiştirmeye yönelik... Okumaya Devam et →

Caspar David Friedrich 244 Yaşında! (5 Eylül 1774- 7 Mayıs 1840)

Wanderer above a Sea of Fog (1818) "1800 yıllarından itibaren, mimari ve heykelde anti-klasisist akım, kuvvetli bir hayranlıkla izlenirken, öncelikle manzara resminde doğacı bir eğilim Avrupa'ya yayıldı. Ancak kişinin yalnızlık zevkine uygun gelen bu doğa hayranlığı, bir romantik duygu ile bağımlıydı. Schelling: 'Doğa kendini insanda, insan da kendini doğada bulur' diyordu. O dönemden kalan mektuplarda,... Okumaya Devam et →

Carl Sagan – Milyarlarca ve Milyarlarca

  “Küresel çevreye karşı girişilen bu topyekün saldırının sorumlusu, sadece kar etme hırsı içindeki sanayiciler ya da öngörüsüz ve yoz politikacılar değil. Paylaşılacak yeterince suç var. Bu bağlamda bilim adamları topluluğu önemli sorumluluk taşıyor. Çoğumuz buluşlarımızın uzun vadeli sonuçları üzerinde düşünme zahmetine bile katlanmadık. Bulunduğumuz mahvedici güçleri en yüksek bedeli ödeyenlerin ellerine ve rastlantı eseri... Okumaya Devam et →

Homeric – Moğol Kurdu

"Öküz Yılı'nda Börte dördüncü çocuğunu, sonradan Toluy olarak adlandırılacak oğlunu doğurdu. İşte o sıralarda, Toğrıl kendi oğlunun nerede olduğunu öğrendi. Nilka yanında bin Karaim atlısıyla Camuka'nın ordusuna sığınmayı başarmıştı. Toğrıl yazı oğlunun yanında geçirdi, sonra Temuçin'in obasına döndü. Nilka, Camuka'nın da yardımıyla Orhun'un kıyılarını geri almak umudundaydı. Bu umut Toğrıl'ı sevince boğsa da, Camuka'yı tasarılarının... Okumaya Devam et →

A.M. Celal Şengör – Aptalı Tanımak

  Yobazlar Gezegeninde Üniversite? 19 Mart 2005, Cumhuriyet Bilim Teknik’te Yayımlanmıştır* “Bugün, tüm dünyanın akılcı düşünceden tamamen uzaklaşmış, kendini inanca ve onun ürünü olan dinsel düşünceye vermiş sistemlerin egemenliğinde olduğu varsayılan bir durumda, şimdi anladığımız anlamda bir üniversitenin mümkün olup olmadağını tartışacağım. Böyle bir durum 4. Yüzyıl’la 10. Yüzyıl Avrupası için geçerliydi. İslam alemi benzer... Okumaya Devam et →

Patrick Moore – Gezegenler Kılavuzu

  Gezegenlere Gönderilen Roketler   “İlk olarak belirtmem gerekir ki bir roket sadece kendini ‘ittirir’, başka hiçbir şeyi değil. Bir havai fişekte, içi barut dolu ince bir tüp ve roketin uçuş kararlılığını sağlayan bir çubuk vardır. Barut yandığında oluşan sıcak gazlar egzozdan dışarı atılır ve bu da roketin gökyüzünde ilerlemesini sağlar. Roket, Sir Isaac Newton’un... Okumaya Devam et →

Thomas Mann – Tonio Kröger

  "Bazen içinden şuna yakın bir şeyler düşünüyordu: bu yaşama tarzına bir nihayet vermeliyim; böyle dikkatsiz, serkeş, kimsenin aklına gelmeyen, benim de ne değiştirebileceğim ne de değiştirmek istediğim şeylerle meşgul olmak... Bu yeter artık. Beni öpücük ve ninnilerle avutacak yerde, hiç olmazsa kusurlarımı göstermek ve adam akıllı cezalandırmak daha yerinde olacak. Ne de olsa biz... Okumaya Devam et →

Edgar Allan Poe – Bütün Hikayeleri

  Balon Şakası “GÜNLÜK       “6 Nisan Cumartesi.- Karşılaşabileceğimiz her güçlüğün önlemini geceden aldıktan sonra, bu sabah şafakta balonu şişirmeye başladık. Ama yoğun bir sis katlı ipeğin yapış yapış olmasına yol açmıştı, bu yüzden işimiz on bire kadar bitmedi. Sonra büyük bir sevinçle, yavaşça ama sabit bir hızla havalandık. Kuzeyden esen hafif rüzgar bizi İngiliz... Okumaya Devam et →

Saul Frampton – Montaigne’in Kedisi (Ben Kedimle Oynarken Onun Benimle Oynamadığını Nereden Bileyim?)

   "...her şeyin yanlış olduğunu düşünmek isterken, düşünen biri olarak kendimin bir şey olmam gerektiğini fark ettim; ve şu gerçeği fark ettim 'Düşünüyorum, o halde varım.' Bu öylesine kesin bir fikirdi ki, şüphecilerin en mantıksız şüpheleri bile bu fikri sarsamadı.' Burada açık olan, sadece talihsizliğe değil, şüpheye de kapalı bir düşünce konusu olan Kartezyen cogitoya... Okumaya Devam et →

Edgar Allan Poe – Bütün Hikayeleri

    Morgue Sokağı Cinayetleri   “SIRADIŞI CİNAYETLER. - Bu sabah üç civarında Quartier St. Roch sakinleri ardı ardına gelen korkunç çığlıklarla uyandı. Seslerin Morgue Sokağı’nda Madam L’Espanaye ile kızı Matmazel Camille L’Espanaye’ye ait olduğu bilinen bir evin dördüncü katından geldiği anlaşıldı. Evin içine normal yoldan girme girişimleri sonuçsuz kaldıktan -geç kalınmasına yol açmıştı bu... Okumaya Devam et →

Vladimir Propp – Masalın Biçimbilimi

    "Olağanüstü masalların yapısının değişmezliği, bu masalların varsayımsal bir tanımını yapmamızı sağlar, bu tanım da şöyle dile getirilebilir: Olağanüstü masal, değişik biçimleriyle belirtilen işlevlerin birbirini düzenli bir biçimde izlemesine göre oluşmuş bir anlatıdır. Bu işlevlerin bazıları bazı anlatılarda yoktur, bazılarınınsa bir başka anlatıda yinelendikleri görülür. Söz konusu tanım, olağanüstü sözcüğünün anlamını yitirmesine yol açar... Okumaya Devam et →

Knut Hamsun – Açlık

  "Sallanarak yürüdüm. İnsanın biraz ekmeği olsa! Sokaklarda ısıra ısıra gidebileceği, bir küçük nefis çavdar ekmeği! Hem yürüyor hem de bu en iyisinden çavdar ekmeğini hayal ediyordum; şimdi yemesi ne hoş olurdu! Açlık iflahımı kesiyordu; ölmeyi yok olmayı özledim, duygulandım, ağladım. Sefaletim bitip tükenmek bilmiyordu! Ansızın sokağın ortasında durdum, vurdum ayağımı yere, bastım küfürü. Ne... Okumaya Devam et →

Moritz Winternitz – Hint Destanları (Ramayana, Mahabharata, Harivamşa)

  Destanlarla İlgili Kısa Bilgiler “Destanların çekirdek konularına bakıldığında, Mahabharata Ramayana’dan daha eski gözükmektedir. Ancak Ramayana’nın yazıya geçirilip, bitirilişi (yaklaşık MÖ 2. Yüzyıl) Mahabharata’dan daha önce olduğu için, daha eski bir destan olarak kabul edilir. RAMAYANA, öncelikle Buddhist inançtan etkilenmiştir ve halk arasında yaşayan baladlar, destan bitirilmeden önceki zaman içinde, sık sık destan anlatımlarında kullanılmıştır.... Okumaya Devam et →

Richard Bach – Martı Jonathan Livingston

"Martı Jonathan, kumsaldaki sürüye katıldığında neredeyse gece yarısı olmuştu. Yorgunluktan perişan bir haldeydi ama yine de bir takla atarak inişe geçti ve bir tüy gibi süzülerek keyifle kumsala indi... 'Diğer martılar başardığım şeyleri duyduklarında zevkten çılgına dönecekler,' diye düşündü. 'Yaşamak için ne çok neden var! Balıkçı teknelerinin etrafında o rutin, sıkıcı dönüp dolaşmadan başka nedenler... Okumaya Devam et →

G. Deleuze – F. Guattari – Felsefe Nedir?

  " Felsefe, bilim ve sanat gökkubbeyi yırtmamızı ve de doğruca kaosun içine dalmamızı isterler. Kaosu ancak bu bedel karşısında yenebileceğizdir. Ve ben üç kez utkuyla katettim Akheron ırmağını. Filozof, bilgin, sanatçı ölüler aleminden dönmüş gibidirler. Filozofun kaostan beraberinde getirdiği, sonsuz olarak kalan, ama kesitsel bir içkinlik düzlemi çizen yüzeylerin üzerinde ya da mutlak oylumların... Okumaya Devam et →

Grimm Kardeşler – Grimm Masalları Cilt 2

  Akıllı Gretel   “Bir zamanlar Gretel adında bir aşçı kadın vardı. Yüksek topuklu pabuç giyerdi hep ve sallana sallana yürürken ‘Sen güzel bir kızsın’ diye mırıldanırdı. Eve neşeli geldiğinde de bir yudum şarap içerdi. O şarap iştahını açtığı için o gün ne pişirmişse karnı doyana kadar atıştırdıktan sonra, ‘Bir aşçı daima yemeğin tadına bakmalı’... Okumaya Devam et →

Orhan Kemal – Grev

"Kadıncağız anlatmaya çalışsa da, hükümdar bu, dertlinin derdinden ne anlar? Gürlemiş: ‘Yıkıl karşımdan!’ Çok açık bir haksızlıktır bu. Arap karısı yıkılmış karşısından, fakat yılmamış, vazgeçmemiş davasından. Hükümdarı Allah’a havale etmiş. İddiasına göre, Mısır medeniyetinin yıkılması, hükümdarın bu haksızlığındandır. Günün birinde Tutankamon’un anasından emdiği süt burnundan fitil fitil gelecek. Kadın hep bu yüzden Musa’yı beklemiştir. Musa’ya... Okumaya Devam et →

Michel Foucault – Ders Özetleri

"Egzomolojez, 'inanç belgesi' olarak Hıristiyanın onsuz edemeyeceği bir şeydir ve Hıristiyan için vahiy ile açıklanmış hakikatler, sadece bir inanç konusu değil, aynı zamanda kendini bağımlamanın temelindeki yükümlülüklerdir; yani inançlarını sürdürme ve koruma yükümlülüğüdür, bunları gerçekleyen otoriteyi kabullenmedir; bunları, kamu önünde itiraf etmektir; bunlarla uyum halinde yaşamaktır vb. Ama, çok geçmeden bir başka çeşit egzomolojez ortaya... Okumaya Devam et →

Grimm Kardeşler – Grimm Masalları Cilt 1

  Ay “Çok eski zamanlarda bir ülke vardı; orada geceler sanki üzerine tül çekilmiş gibi kapkaranlıktı. Çünkü orada hiç ay doğmuyordu. Gökte hiç yıldız görünmüyordu. Dünyanın yaratılışında gece ışığı yeterli geliyordu. Bir gün bu ülkeden dört çocuk seyahate çıktı; yolları başka bir ülkeye çıktı. Orada güneş dağları ardında kayboluyor, sonra da parlak bir küre bir... Okumaya Devam et →

Fernando Pessoa – Huzursuzluğun Kitabı

  "Okuyarak, düşlere dalarak, yazmayı düşünerek, düşüncelerin kaprisli rüzgarına göre akan, tutkulardan arınmış, kültürlü bir hayat sürsem, sıkıntının kıyılarında dolaşacak kadar yavaş, sıkıntıya hiç düşmeyecek kadar iyi kurulmuş bir hayat. Heyecanlardan ve düşüncelerden uzak o hayatı, heyecanların düşüncesiyle ve düşüncelerin heyecanıyla yaşasam. Çiçeklerle çevrili, karanlık bir göl gibi güneşin altına uzansam, altın rengine boyansam. Gölgelerin... Okumaya Devam et →

Grimm Kardeşler – Grimm Masalları Cilt 1

  Köylü ile Şeytan   “Bir zamanlar çok kurnaz bir köylü kadın vardı. Onun yaptıkları hakkında çok şey anlatıldı. Ama en güzel öyküsü şeytanı nasıl faka bastırdığını anlatandı. Kadın tarlasında bütün gün çalıştıktan sonra eve dönmeye karar verdi. Ama akşam karanlığı basmıştı bile. Tarlanın ortasında bir yığın mangal kömürü görünce çok şaşırdı ve oraya yaklaştı.... Okumaya Devam et →

Paul Auster – Yükseklik Korkusu (Mr. Vertigo)

"Bu konuşmamızı izleyen bir saat boyunca bir önceki rekorumu ikiye katlamayı başardım, otuz-otuz beş santim kadar yükselebildim. Karanlık çöktüğünde yerden yetmiş beş santim kadar yükseğe çıkabiliyordum artık; böylece Yehudi Usta'nın önsezileri doğrulanmış oluyordu, havaya yükselme sanatının nedenlerinin ve sonuçlarının içyüzünü kahin gibi görmüştü. Heyecanım görülecek gibiydi -yerden bu kadar yüksekte havada asılı durduğumu hissediyordum, sözcüğün... Okumaya Devam et →

Erasmus – Deliliğe Övgü

  "İnsanlar, aldatılmış olmanın acınası bir durum olduğunu söylerler. Tam aksine, aldatılmış olmak çok daha acınası bir durumdur. Eğer insanın mutluluğunun tamamıyla gerçeklere dayandığını düşünürlerse, bunun oldukça yanlış bir düşünce olduğunu söyleyebilirim; çünkü mutluluk kişinin düşüncelerine dayanır. İnsan ilişkileri o kadar çapraşık ve karışıktır ki, bu ilişkiler doğrultusunda, benim Akademisyenlerim'in de haklı olarak vurguladıkları gibi,... Okumaya Devam et →

Maksim Gorki – Çocukluğum

"Büyükannem cumartesileri ve bayram günleri akşam ayinleri için beni kiliseye götürürdü. Orada, kimin hangi Tanrıya dua ettiğini anlardım hemen: rahibin ve zangoçun sözleri büyükbabamın Tanrısına, ahalinin sözleriyse büyükannemin Tanrısına yönelikmiş gibi gelirdi bana. O zamanlar bana acı veren bu birbirinden ayrı Tanrıların bulunduğu şeklindeki çocukça düşünceyi, şimdi ancak kaba çizgileriyle açıklayabiliyorum. Yalnız kesin olarak o... Okumaya Devam et →

Jerzy Kosinski – Boyalı Kuş

"Gavrila'nın yardımıyla ilk kitabımı okudum. Önce annesini, sonra da babasını yitirip, benim gibi yeryüzünde tek başına kalan bir çocuğun karşılaştığı çeşitli güçlükleri anlatıyordu. Kitabın adı 'Çocukluğum'du. Gavrila, bunu yazan Maksim Gorki'nin Sovyet yazarlarının en büyüklerinden biri olduğunu anlattı bana. Eserleri, kitaplığın birkaç rafını dolduruyor, kendisi bütün dünyada tanınıyordu. Gorki'nin kitabını birkaç kere okudum. Onu okudukça... Okumaya Devam et →

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑