Theodor W. Adorno – Rüya Kayıtları

"Los Angeles, Kasım 1942 Babamla Londra'dayız; hava saldırısı alarmları çalmaya başlıyor. W 2 metro hattıyla kent merkezine gidiyoruz ve her şey metro treninin Lancaster Gate'ten Tottenham Court Road'a hiç durmadan, çok hızlı gitmesi yüzünden oluyor. Tottenham Court Road'da bütün yolcular trenden iniyor. Her tarafta üzerinde PANİK yazan büyük kağıtlar, daha doğrusu pankartlar dağıtılıyor. Sanki insanlardan paniğe... Okumaya Devam et →

George Orwell – Bin Dokuz Yüz Seksen Dört

"Aşağıdaki ucu yırtık afiş, rüzgardan dolayı sallandıkça INGSOS yazısı bir görünüp bir kayboluyordu. Ingsos, Ingsos'un kutsal ilkeleri. Yenikonuş, çiftdüşün, geçmişin değiştirilebilir olması. Deniz dibinin ormanlarında amaçsızca dolaşıyormuş gibi, canavarın kendisinin olduğu canavarca bir dünyada yitip gitmiş gibi hissetti kendisini. Yapayalnızdı. Geçmiş ölmüştü, geleceği düşleyebilmek ise olası değildi. Halen yaşamakta olan tek bir insanın bile onun... Okumaya Devam et →

Theodore Sturgeon – İnsandan Öte

  "Bu tahrik değildi, birlikte yenilen yemeklerin yakınlığı, yürüyüşler, paylaşılan uzun sessizlikler, dokunmadan, cezbetmeye çalışan bir kelime olmadan. Bastırılmış ve sessiz sevişme bile özen isteyen, aç ve susuz bir şeydi. Janie bir şey istemedi. O sadece... sadece bekledi. Eğer ilgisi adamın karanlık geçmişine yönelikse pasif bir tavır içindeydi, adamın verebileceği şeylere açık değildi. Eğer istediği... Okumaya Devam et →

İbrahim Çallı 136 Yaşında!

İbrahim Çallı, Zeybekler, 1923   (1882 Çal-Denizli, 1960 İstanbul) "Türk İzlenimcileri'nin önde gelen temsilcilerinden olan Çallı, bir sanatçı kuşağına (1914 Kuşağı) adını vermiştir. Genç yaşta İstanbul'a gelmiş, çok küçük memuriyetlerde çalıştıktan sonra Şeker Ahmed Paşa aracılığıyla 1906'da Sanayi-i Nefise Mektebi'ne girmiştir. 1910'da bu okulu bitiren Çallı, ertesi yıl devlet tarafından Paris'e yollanmış ve 1914'e değin... Okumaya Devam et →

Henrietta Mccall – Mezopotamya Mitleri

"Atrahasis Miti ...Sümerlerin krallar listesinin bir uyarlamasına göre Atrahasis, Gılgamış Destanı'nın XI. Tableti'nde Utnapiştim'in babası olarak bahsedilen Şuruppak (şu nada Orta Mezopotamya'daki Tell Fara) kralı Ubara-Tutu'nun oğludur. Aslında Atrahasis (Çok Bilge) ve Utnapiştim (Yaşamı Buldu) İncil'de bahsedilen Nuh'un eşdeğerleridir. Ayrıca Sümerlerde bir eşdeğeri de vardır, Ziusudra (Uzun Yaşam). Yani Atrahasis eski çağların evrensel bir figürüdür.... Okumaya Devam et →

Şevki Balmumcu ve Ankara Sergievi (Büyük Tiyatro ve Opera Binası)

"Türkiye'de 1930'larda ağırlık kazanan Akılcı-İşlevci Mimarlık eğiliminin başarılı temsilcilerinden biri olan Balmumcu, Bonatz tarafından Büyük Tiyatro Binası'na (1948) dönüştürülen Ankara Sergievi tasarımıyla tanınır. 1928'de GSA (MSGSÜ) Mimarlık Bölümü'nden mezun olmuş, 1928-30 arasında Yalova Kaplıcası'nın onarımında ve Seyr-i Sefain Umum Müdürlüğü'nde çalışmıştır. 1930-32 arasında Bursa'da Tayyare Cemiyeti (Türk Hava Kurumu) Tiyatro ve Sinemasının inşaatında kontrol mimarı... Okumaya Devam et →

J. K. Rowling – Harry Potter ve Azkaban Tutsağı

  "Sirius masum bir adam gibi hareket etmedi. Şişman Hanım'a yönelik saldırı -Gryffindor Kulesi'ne bıçakla girmek- Ölü ya da diri, Pettigrew olmadan Profesör Snape'in ifadesini geçersiz kılma şansımız sıfır.' 'Ama siz bize inanıyorsunuz.' 'Evet, inanıyorum,' dedi Dumbledore sakin sakin. 'ama başkalarının hakikati görmesini sağlayacak ya da Sihir Bakanı'nı aşacak gücüm yok...' Harry onun ağırbaşlı yüzüne... Okumaya Devam et →

J. K. Rowling – Harry Potter ve Sırlar Odası

"Harry ısrarla, 'Dinleyin!' dedi. Ron ve Hermione donup kalarak onu gözlediler. '.... öldür... öldürme vakti...' Ses giderek uzaklaşıyordu. Harry onun hareket edip gittiğinden, yukarı çıktığından emindi. Karanlık tavana bakarken korku ve heyecan karışımı bir duyguya kapıldı: Nasıl olur da yukarı çıkardı? Taş tavanların etkilemediği bir hortlak mıydı? 'Buradan,' diye bağırdı ve merdivenlerden yukarı, Giriş Salonu'na... Okumaya Devam et →

Frida Kahlo 111 Yaşında! (1907-1954)

Self Portrait, Dedicated to Dr Eloesser, 1940 by Frida Kahlo   "Meksika sanatına ve kültürüne özgü öğelere yer verdiği kendi portreleriyle metaforlar dolu görsel bir yaşamöyküsü dile getirmiştir. Tam adı Magdalena Carmen Frieda Kahlo Calderon olan sanatçı, ileride tıp eğitimi görmek amacıyla Mexico'daki Üniversiteye Hazırlık Ulusal Okulu'na girmiş, ama 1925'te okuldan eve dönerken geçirdiği bir... Okumaya Devam et →

Hayat Ağacı Ne Demek?

Filistin'in Eriha kentinde bulunan Emevi Halifesi Hişam Bin Abdülmelik’in yaptırdığı ve sarayın zemininde yer alan "Hayat Ağacı"  mozaiği   "Doğa dinlerinden tek tanrılı dinlere kadar pek çok inançta, hayat ağacı kavramı yer almaktadır. Bu ağaç yaşamın ve var olma bilincinin bir sembolüdür. İskandinav mitolojisinde dünyanın merkezinde yer alan kader ağacı, Yggdrassil bulunmaktadır. İnsanların kaderleri bu ağaçta... Okumaya Devam et →

J. K. Rowling – Harry Potter ve Felsefe Taşı

"Demek hiç söylemediniz ona? Dumbledore'un bıraktığı mektupta yazılanları anlatmadınız? Oradaydım ben! Dumbledore'un bıraktığını kendi gözlerimle gördüm, Dursley! Demek bunca yıl ondan sakladınız? Harry, 'Ne sakladılar benden?' diye sordu merakla. Vernon Enişte, telaşla, 'DUR! YASAKLIYORUM SANA!' diye bağırdı. Petunia Teyze'nin korkudan nefesi tıkandı. 'Ne halt ederseniz edin, ikiniz de,' dedi Hagrid. 'Harry sen bir büyücüsün.' Kulübeye... Okumaya Devam et →

J. K. Rowling – Ozan Beedle’ın Hikayeleri

Albus Dumbledore'un 'Üç Kardeşin Hikayesi' Üzerine Notları "Bu hikayenin küçük bir erkek çocukken benim üzerinde çok derin bir etkisi oldu. Önce annemden dinlemiştim ve çok geçmeden yatma vaktinde diğerlerinin hepsinden daha sık anlatılmasını istediğim hikaye halini aldı. Bu da sık sık, en sevdiği hikaye 'Kirli Keçi Homurdak' olan erkek kardeşim Aberforth'la aramızda tartışmaya yol açtı.... Okumaya Devam et →

T. Adorno, G. Lukacs, W. Benjamin, B. Brecht – Estetik ve Politika

ANGAJMAN THEODOR ADORNO "Bugün, çoktandır yozlaşıp fikir teatilerine dönüşmüş olan o metafiziğin taraftarları, 1933'ten önce yaptıkları gibi hayatın çirkinleştirilmesine, biçimsizleştirilmesine ve sanatsal olarak sapkınlaştırılmasına ateş püskürüyorlar -sanki yazarlar, yazdıkları şey dehşeti yansıttığı için, isyan ettikleri o sınır durumuyla eşitlenip ondan sorumlu oluyorlarmış gibi. Almanya'daki sessiz yüzeyin altında hala içten içe serpilen bu tutumun en iyi... Okumaya Devam et →

Sait Faik – Bütün Eserleri (Tüneldeki Çocuk)

"Öyle sanıyorum ki bugün <d> grubu diye bir şey yoktur. Türk ressamları vardır. Bir aralık birkaç tanesi birleşmek, o gün için önlerine çıkan pek orta halli yaşlıları alaşağı etmek, hem de resmi bid'at değilse bile, lüzumsuz sayanlara, olmazsa gençliğe, münevver kısma sevdirmek gayesiyle sırt sırta vermek lüzumunu duymuşlar. Sonra, bu artık anane halini almış... Başka... Okumaya Devam et →

Orhan Veli – Denize Doğru

"RAHATI KAÇAN AĞAÇ İnsan, sevdiği birini tükenmiş görmek istemez. Onda, her zaman, yeni şeyler bulmak, o ana kadar keşfedilmemiş cepheler keşfetmek ister. Hem de çok sevdiğim Melih Cevdet'te son günlerde böyle yeni taraflar bulup sevindim. Onun aşağı yukarı bütün şiirlerini yazıldıkları günden beri bilir, o günden beri seve seve okurum. Ama, buna rağmen, o şiirlerin... Okumaya Devam et →

Annie Pralong – Bizans Yapılar, Meydanlar, Yaşamlar

"...Ayasofya, İmparator İustinianos tarafından 532 Nika ayaklanmasında yanan ve arkeolojik kazılarda birkaç kalıntısı ortaya çıkarılan bazilikanın yerine yapılmıştı. Kilise, benzeri olmayan genişlikte bir alanı kaplayan 30 metre çapındaki kubbesi ile 537'de açıldı. İkinci açılışı yine İustinianos döneminde 562'nin İsa'nın doğum gününe denk gelir, zira kubbenin bir kısmı, doğu kemeri ve doğu kesimindeki yarım kubbe 553-557... Okumaya Devam et →

René Magritte 1898-1967

René Magritte, The Treachery of Images, 1929, Los Angeles County Museum of Art   "Magritte, adlandırılması gerekmeyen bir şeye, o şeyin gerçekteki varlığını yadsıyan saçma bir ad vererek gerçeklikle çatışma yaratır. Bir pipo resminin altına 'Bu bir pipo değildir' yazarak nesnenin imgesinin gerçek ve dokunulabilir bir şeyle karşılaştırılmaması gerektiğini belirtir.  Magritte'in en ünlü imgelerinden biri... Okumaya Devam et →

Prokopios – Bizans’ın Gizli Tarihi

  "... bu imparator, huyları bakımından gerçek düşüncelerini saklayan, düzenci, yüze gülücü, ağzı sıkı bir insandı. Gerçek görüşlerini örtmeyi çok iyi beceren ikiyüzlü bir kimseydi. Sevinç ya da üzüntü nedeniyle değil de, durumlar gerektirdiği zaman hemen gözyaşı dökebilirdi. Her zaman yalan söylerdi. Bu konuda dikkatsiz davranmaz, uyruklarıyla uğraşırken bile yalanlarını hem imzasıyla, hem de en... Okumaya Devam et →

George Orwell – Hayvan Çiftliği

"Artık bütün emirler Squealer ya da öteki domuzlardan biri tarafından iletiliyordu. Napoléon ancak on beş günde bir halkın arasına çıkıyor, çıktığı zaman da yanında yalnızca köpeklerden oluşan maiyeti değil, siyah bir horoz da bulunuyordu. Horoz önden yürüyor ve Napoléon konuşmasına başlayacağı zaman bir borazancı gibi, avazı çıktığı kadar, 'Ü-ürü-üüü!' diye ötüyordu. Napoléon'un, çiftlik evinde bile ötekilerden ayrı... Okumaya Devam et →

Vincent van Gogh – Patates Yiyenler ve İlk Dönem Eserlerinden Örnekler

The Potato Eaters (1885) by Vincent van Gogh (1853- 1890)   "Modern sanatın oluşmasında önemli etkileri olan ARD-İZLENİMCİLİK akımının en önemli temsilcilerindendir. Bir Protestan papazın oğlu olan Van Gogh, Zevenbergen ve Tilburg'daki yatılı okullarda okumuş, 1869'da sanat yapıtları alıp satan Goupil firmasına girerek işten çıkarıldığı 1876'ya değin firmanın Lahey, Brüksel ve Londra şubelerinde çalışmıştır. Bir... Okumaya Devam et →

Mihail Bahtin – Sanat ve Sorumluluk İlk Felsefi Denemeler

"Bir hayata dışarıdan beden kazandıran veya onu bedenselleştiren tüm güçler, özsel olmayan ve tesadüfi güçler olarak görülür ve her türlü dışarıdalığa derin bir güvensizlik doğar (dinde bu, Tanrı'nın "içkinleştirilmesi" ile, hem Tanrı'nın hem de dinin "psikolojikleştirilmesi" ile, kiliseyi dışsal bir kurum olarak anlayamama ile ve içeride-içsel-olan her şeyin genel bir yeniden değerlendirilmesiyle ilişkilendirilir). Yaşanmış hayat,... Okumaya Devam et →

Carl Sagan – Kozmos

"Yerküremizin küçük bir dünya olduğunun anlaşılması, birçok önemli keşfin yapıldığı Ortadoğu'da aydınlığa kavuşmuştur. Bu keşif Milattan Önce üçüncü yüzyıl olarak belirlenen bir zamanda, o dönemin en büyük metropolü sayılan Mısır'ın İskenderiye kentinde oldu. Bu kentte Eratostenes adında biri yaşıyordu. Çağdaşları arasından kıskanç biri, ona «Beta» lakabım takmış. Beta, Yunan alfabesinin ikinci harfidir. Eratostenes dünyada her... Okumaya Devam et →

Peter Burke – Kültür Tarihi

"Temsil-etmeler tarihinden bir başka örnek-olay incelemesi görmek için müzikolojiye bakabiliriz: bu da, uygulayıcılarından bazılarının kendilerini kültür tarihçisi diye gördükleri bir disiplindir. Kimi müzikologların, bir edebiyat eleştirmeni tarafından yapılmış ve bir filozof tarafından esinlendirilmiş bir inceleme olan Said'in Orientalism'ine verdikleri karşılıklar, geniş kültür tarihi şemsiyesi altında yer alan disiplinler-arası ilişkilerin ya da "alışverişler"in canlı bir tablosunu... Okumaya Devam et →

Jean-Paul Roux – Eski Türk Mitolojisi

"(Ay-Kamerî ay da denmektedir.) Ay kültüne, güneş ve diğer gezegenlere ilişkin kültle bir arada sıkça rastlanmaktadır, özellikle de 10. yüzyıldan bu yana. Ancak taşıdığı sembolik anlam, Çinli muhabirlerce çok daha öncesinden, Doğu Türklerinden itibaren bilinmektedir. İlginçtir ki, Türkler neredeyse sadece doğum, gelişim, olgunluk, çöküş, ölüm ve yeniden dirilmeye ilişkin tasarımlara yer verirler. Ay büyüdüğü sürece... Okumaya Devam et →

Sanatçı Babalar ve Sanatçı Oğullar

The Painter's Father, Albrecht Dürer (1497)   Portrait of Clara Serena Rubens, Peter Paul Rubens (1616)   Portrait of the Artist with his Family, Cornelis de Vos (1621)   Family Portrait, Cornelis de Vos (1631)   The Artist's Son Titus at His Desk, Rembrandt (1655)   The Painter's Father, Louis-Auguste Cézanne (1865)   The Artist's... Okumaya Devam et →

Bedrettin Cömert – Giotto’nun Sanatı

"Kimi yapıtlar vardır. Üzerinde, yüzyıllar boyunca, pek çok söz edilmiştir. Her gelen kuşak, yeni bir görüş, yeni bir duyarlıkla, yeni bir şey eklemiştir bu yapıtların anlamına. Görüş ve duyarlıkların ayrı olmasına karşılık, her yorumda ortak bir taban belirtmiştir. O yapıt, birbirini izleyen kuşaklarca, değişik yollar ve gerekçelerle de olsa, aynı derinlikle yaşanmıştır. İşte Giotto'nun Ölü... Okumaya Devam et →

Jeannie Labno – Rönesans Ayrıntıda Sanat

"Raffaello, Raffaello Sanzio ya da Santi olarak doğdu, Yüksek Rönesans'ın üslubunu oluşturan üç büyük sanatçının en genciydi. Raffaello, Dük Guidobaldo da Montefeltro'nun bu sanat yüzyılı boyunca İtalya çapında ressam olarak çalışan babasının yaşadığı Urbino'da doğmuştu. Zarif ve nazik üslubu üzerinde derin etkiler bırakan Perugino'dan eğitim aldı. 1504'te, yeni Floransa üslubuyla, özellikle de Leonardo da Vinci'nin... Okumaya Devam et →

Umberto Eco – Gülün Adı

"Siz gerçekten gece kitaplığına mı girmek istiyorsunuz? diye sordum korkuyla. Ölmüş rahiplerin, yılanların, gizemli ışıkların bulunduğu yere girmek mi, sevgili Adso? Hayır, oğlum. Bugün düşünüyordum bunu, ama meraktan değil, çünkü Adelmo'nun nasıl öldüğü sorunu takılmıştı aklıma. Şimdi, sana söylediğim gibi, daha mantıklı bir açıklamaya varmak üzereyim; ne olursa olsun, buranın alışkanlıklarına saygı göstermek istiyorum. Öyleyse... Okumaya Devam et →

Ursula K. Le Guin – Dünyaya Orman Denir

"...Ama, sadece uykuda düşgörüyorlar dedin; uyanık düşgörmek istediklerinde düşlerin kontrolden çıkması için zehirler aldıklarını söyledin! Bir millet nasıl daha çılgın olabilir? düş-zamanla dünya-zamanı bir bebekten daha iyi ayırt edemiyorlar. Belki de bir ağacı öldürdüklerinde tekrar canlanacağını düşünüyorlardır.!' Server başını salladı. Başkadın'la ikisi hâlâ huş korusunda yalnızlarmış gibi hayli tereddütlü bir sesle, neredeyse uyuyacaklarmış gibi konuşuyordu.... Okumaya Devam et →

Umberto Eco – Günlük Yaşamdan Sanata

"...Kitaplıklar, belli bir eğitimden geçmemiş kimselere açık olmasaydı; tıpkı sürücü ehliyeti almak için gidilen kurslar gibi, kitaba saygı ve kitaptan gerektiği gibi yararlanma becerilerini kazandıracak kurslar açmak gerekecekti. Çok ince bir sanat, bu nedenle okulun ve yetişkinlerin eğitimini üstlenmiş kurumların bu konuda yardımcı olmaları gerekecektir, çünkü bildiğimiz üzere kitaplık okulun, belediyenin ve devletin yükümlülük alanı... Okumaya Devam et →

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑