Andrey Voznesenski – Oza (Harun’a)

DSCF2943

 

“Selam Oza, evde, geceleyin

Ya da uzakta bir yerde, neresi olursa olsun,

Havlarken köpekler, yalarken kendi gözyaşlarını

Senin soluğundur duyduğum ses.

Selam Oza!

 

Nasıl bilebilirdim, sinik ve gülünç,

Bir kişi gibi, ürkerek giren bir göle,

Gerçekten korku olduğunu aşkın, söyle?

Selam Oza!

 

Ne korkunç, bir başına düşünmek şimdi seni?

Daha da korkunç, bir başına değilsen oysa:

Şeytan öylesine doyumsuz bir güzellik vermiş ki sana.

Selam Oza!

 

Ey-İnsanlar, lokomotifler, mikroplar

Gerin kanatlarınızı elinizden geldiğince ona.

Harcatmam onu, dokundurtmam kılına.

Selam Oza!

 

Yaşam bir bitki değilse aslında,

Neden dilimliyor, parçalıyor insanlar onu

Selam Oza!

 

Ne acı bu denli geç rastlamak sana

Ve böylesine erken ayrı kalmak sonunda.

 

Karşıtlıklar getiriliyor bir araya

Bırak çekeyim kahrını ve acını kendime

Çünkü acılı kutbuyum mıknatısın ben,

Sense sevinçli. Dilerim sonuna dek kalırsın öyle.

 

Dilerim hiç bilmezsin ne denli hüzünlüyüm.

İnan, kendimle üzmeyeceğim seni.

İnan, dert olmayacak sana ölümüm.

İnan, yük olmayacağım sana yaşamımla.

 

Selam Oza, dilerim ışıl-ışıl kalırsın hep

Bir sokak fenerinden sızan bir ışık gibi.

Suçlayamam bırakıp gittiğin için beni,

Şükür ki girdin yaşamıma.

Selam Oza!…” (s. 50-51)

 

Voznesenski, Andrey (1992). Oza, (çev. Mehmet H. Doğan, Turgay Gönenç), İleri Kitabevi, İzmir.

Yorum bırakın

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑