Marcus Aurelius – Düşünceler

marcus aurelius - düşünceler

 

“Hiçbir zaman istemine karşı, bencilce, düşüncesizce ya da gönülsüzce davranma; birbirine karşıt nedenler sürüklemesin seni; düşünceni allayıp pullayarak güzelleştirmeye çalışma. Fazla konuşmaktan, gereğinden fazla işe kalkışmaktan kaçın. İçindeki tanrı; olgun, saygın, gerçek bir insana, bir yurttaşa, bir Roma’lıya ve bir magistratus’a* yol göstersin, onu yaşamdan geri çağıracak işareti bekleyen biri gibi, yemine ya da başka bir insanın tanıklığına gereksinim duymaksızın yaşamdan ayrılmaya hazır biri olarak yerinde sağlam duran bir insana yol göstersin. İçin huzur dolu olsun, başkalarının sağlayabileceği yardıma ya da dinginliğe gereksinimin olmasın. Kısaca dimdik durmalısın, başkaları ayakta tutmamalı seni” (s. 51).

“Doğaya uyan her sözcüğün, her düşüncenin sana layık olduğunu düşün ve bunun ardından gelebilecek kınamalardan ve laflardan etkilenme: eğer söyleyeceğin ya da yapacağın şey doğruysa, bundan daha azını hakettiğini düşünme. Başkalarının onları yönlendiren kendi ilkeleri vardır ve kendi dürtülerine boyun eğerler; onlara dönüp bakma, kendi bireysel doğanı ve evrensel doğayı izleyerek yolunda dosdoğru yürü; çünkü ikisinin yolu da birdir” (s. 72).

“Tıpkı tiyatroda ve benzeri yerlerde, hep aynı sahnelerin yinelendiğini göre göre sıkılman, tekdüzeliğin oyunu sıkıcı kılması gibi, yaşamın bütünü için de aynı şey sözkonusudur. Çünkü her şey, tepeden tırnağa her zaman aynıdır, her zaman aynı nedenlerden doğar. Ne zamana dek sürecek bu böyle?” (s. 91).

“İnsana yaraşır şeyleri yapmakta bulur insan sevincini. İnsana yaraşır şeyler nelerdir? Kendi türünden olanlara nazik davranmak, duyulara güvenmemek, doğru düşünceleri yanlış düşüncelerden ayırt etmek, evrensel doğa ve onun kurallarına göre olup biten şeyler üstünde düşünmek” (s. 113).

“Evrensel neden, her şeyi önüne katarak hızla akan bir seldir. Öyleyse ne yapmalı dostum? Doğanın şu anda senden istediğini yap; işe koyul gücün yetiyorsa, kimse bunun farkında mı diye çevrene bakınma. Platon’un cumhuriyeti gibi bir devlet umma, en küçük bir iyileşmeden memnunluk duy, ne denli küçük olursa olsun bir sonucu elde etmenin az şey olmadığını düşün. Devlet adamcılığı oynayan ve kendilerine filozof süsü veren o küçük adamlar ne aşağılıktır! Salyaları akan çocuklar gibi tümü de! Ama kim değiştirebilir onların fikirlerini? Değiştirmazlerse, boyun eğiyormuş gibi yaparken sızlanıp duran insanların köleliğinden başka ne kalır geriye? Sen gene de İskender’den, Philip’ten ve Demetrius’tan sözet bana. Evrensel doğanın ne istediğini görüp kendilerini ona göre eğitselerdi, ardından giderdim onların; ama yalnızca sahnede kasıla kasıla rol yapan oyun kişileri gibi rol yaptılarsa, hiç kimse onları taklit etmeye yargılı kılmadı beni. Felsefenin işi yalın ve onurludur; boş böbürlenmelere kışkırtmayın beni” (s. 128).

*Roma’nın çeşitli dönemlerin üst düzey memur.

 

Aurelius, Marcus (2004). Düşünceler, (çev. Şadan Karadeniz), YKY, İstanbul.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: