Nikos Kazancakis- Aleksi Zorba

Okurken dinlemek için

zorba

“Gözlerimi yumarak mırıldadım: ‘Eee Zorba, diri diri Cennet’e girdin; iyi burası kıpırdama!”

Sana başka zaman da söyledim patron, her insanın bir Cennet’i vardır; senin Cennet’in kitaplar ve büyük mürekkep damacanalariyle dolu olacak; bir başkasının ki konyak, uzo ve şarap varilleriyle dolu olsa gerek; bir diğerininki yığınla İngiliz lirası; benim Cennet’im ise şu: Alacalı entarileri, kokulu sabunları, iki kişilik sustalı karyolası olan kokulu küçük bir oda ve yanımda dişilik…

İtiraf edilen günah günah sayılmaz; bütün gün burnumu dışarı çıkarmadım. Nereye gideyim? Ne yapayım? Boşver; burada iyi idim. En iyi lokantaya emir verdim, bize bir tepsi dolusu, hepsi de kuvvet verici olan yemekler getirdiler: Siyah havyar, pirzola, balık, bol meyva, kadayıf. Yine elimizin körünü yaptık, yine uyuduk; akşam üzeri uyandık, giyindik, onu koluma taktım ve çalışacağı kafeşantaya gittik.

Benim sıfatım için de asla tasalanmayasın; heyecanlar beni besler, birkaç gün içinde yirmi yaşımı buldum. Öyle kuvvetim var ki, yeni diş çıkaracağım gibime geliyor; hatırlarsın belim ağrıyordu, şimdi keklik oldum; her sabah aynaya bakıp saçlarımın nasıl olup da hâlâ kara vernik olmadıklarına hayret ediyorum.” (s. 152)

 

Kazancakis, Nikos (1970). Aleksi Zorba, (çev. Ahmet Angın), Ataç Kitabevi, İstanbul.

 

zorba the greek

 

Yorum bırakın

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑